VANCOUVER'DE BAHAR
 


Şeker Bayramı Vancouver'de kutlandı

Bahar Çınarlı
Vancouver Turkish Canadian Society bu yıl Şeker Bayramını değişik bir şekilde kutladı. Yönetim Kurulu üyesi Ercan Selek bu yıl işletmesini aldığı Waves Coffee'yi bayramlaşmaya mekân olarak açtı. Kendisi ve eşi Brezilya asıllı Jamuna Selek bayramlaşmanın güzel olması için ellerinden geleni yaptılar..

Şeker Bayramı belki de ilk kez kent merkezinde son derece güzel bezenmiş bir kafe'de kutlanmış oldu. Bayramda kafe'ye özel yiyecek ve içecekler bulunurken evden getirilen ev yapımı baklavalar da bizzat Dernek Yönetim Kurulu üyesi Verda Kocabaş tarafından ikram edildi. Yönetim Kurulu üyelerinden Sezer Tezcan, Dernek Başkanı Demet Sesli ve Başkan Yardımcısı Bekircan Tahberer de Selek çiftine ev sahipliğinde yardımcı oldular. 3-4 saat süren bayramlaşmada misafirler farklı zaman birimlerinde gelip gittiler. Bayrama toplam 50 kişinin katılmış olduğu tahmin ediliyor.

Misafirler arasında şair Osman Hakan Arslan ve eşi; Semra Yalkın, kızları ve torunları; Murat Madazlı; Yönetim Kurulu eski başkanlarından Tamer Alev; Azeri üyelerden Rovshan Mahharamli ve eşi Lala Mammedova ve 23 Nisan Bay-ramlarında çok güzel şiirler okuyan kızları da vardı. Bayramlaşma yaz sonu herkesin birbirini görüp hal hatır sorduğu güzel bir ortam oldu.

Vancouver'de bayramlaşmaların tarihine bakacak olursak şunları görüyoruz: Her yıl Halk Merkezleri'nden büyük toplantı odası kiralanıp "potluck" şeklinde düzenlenen bayramlara (derneğin kendine ait büyük salonu olmadığı için) çok kişi evinde pişirdiği börek, çörek ve pastasıyla gelirdi.. Mekânlar büyük olurdu. 50 kişi rahatlıkla 3 saat oturup sohbet ederdi. Bu uygulamanın bazı olumsuz yanları da vardı. Salon kirası, süslemesi, açması, kapaması, temiz bırakması, üyelerden bir şeyler pişirip getirmelerini istemeleri, hep dernek yönetim kurullarına kalırdı. Bu büyük buluşma odaları bezemesiz ve sevimsiz olurdu -ne kadar bayrak, süs, balon vs asılsa da. Son yıllardaki en önemli olgulardan biri ise, derneğin üye demografiklerinin değişmiş olmasıdır. Eskiden daha çok yakın yörelerde oturan orta yaşlı, evli çocuklu üyeler çoğunluktayken, son 5 yılda Türkiye'den çok sayıda 30 yaşın altında bekâr yahut yeni evli Türk gelmiş ve kent merkezi gibi, merkezi yerlerde oturmayı tercih etmişlerdir. Tutulan yan yerleşim birimlerindeki salonlara gelmede güçlük çekmektedirler. Dernek etkinliklerine ise son yıllarda bu grubun katlımı artmıştır.

Maalesef Türkiye'yi bölen klikleşme son 5 yılda Vancouver'e de ulaşmıştır. Eskiden tüm bayramlara - ulusal ya da dinsel- başı açık veya başörtülü hep birlikte gelinir kaynaşılır, güle oynaya yenilip içilirdi. Son beş yılda başörtülü veya içki içmeyen vatandaşlarımız dernek etkinliklerine gelmez oldular. Ben bunu üzüntüyle karşılıyorum. Çünkü bu Türk toplumunu bölen, zayıflatan bir olgudur. Yine son yıllarda açılan bazı dernek ve benzeri kurumlar bu vatandaşlarımızı başka çatılar altına çekmiştir. Buradan bu vatandaşlarımıza sesleniyorum; siz itilmediniz, başkaları sizi çekti. Gerçek İslam dini hoşgörü dinidir. Açığı, kapalısı, içki içeni, içmeyeni birbirine hoşgörüyle bakmalıdır. Türkler bunu asırlardır başarmışken, son 5-10 yılda iyice artan, "dindar" demiyorum, "dinci"lerden gelen bu hoşgörü eksikliği gerçek İslam dinine yakışmaz. Herkes sadece kendi inancından sorumlu olmalı ve başkalarını "zorla cennete yollamaya" çalışmamalıdır.

Hepimizin bayramı mübarek olsun.

Fotoğraflar: Hasan Burak Cavka

Ekim 2008

Yazarın Önceki Yazıları:
Vancouver'liler Yaza Doyamadı
Vankuver'de Türk Sinema Günleri Başladı
Bu Vancouver'den Latif Geçti!
1. Vancouver Türk Şiir Günü

l