|
İkinci
Kuzey Amerika Türk Önderlik Çalıştayı Ottava'da yapıldı

YALÇIN
DİKER / OTTAVA
Kanada
Türk Konseyi (CTC) tarafından düzenlenen Kuzey Amerika Türk
Önderlik Konferanslarının ikincisi 8 Haziran 2013 tarihinde
Ottava'da yapıldı. Kanada ve ABD çapında her yaş grubundan
katılımcılara açık olan Türk Önderlik Konferansı, toplumunun
gücünün artırılması amacıyla yine toplumunu ilgilendiren konu
ve sorunların tartışılacağı bir platform olarak gerçekleştirildi.

Profesör
Murat Saatçioğlu'nun açılış ve yöneticiliğini yaptığı konferansın
sabahki bölümü İngilizce olarak gerçekleşti ve bu bölümde
konuşmacıların odaklandığı konular Ermeni sorunu ve lobi çalışması
oldu.
Toplantıyı
düzenleyen CTC adına konuşan Başkan Zahide Sezerman katılanlara
teşekkür ettikten sonra Kanada'da yaşayan elli bin Türk'ün
politik bakımdan aktif olması gerektiğinin altını çizdi.
Daha sonra sırasıyla kürsüye gelen Kanada parlamenterleri
Jamie Nicholls (NDP) ve Mauril Bélanger (Liberal Parti) demokrasi
ve Kanada - Türkiye ilişkisinin önemine dikkat çektiler. Bélanger
yaptığı konuşmada Türkiye'nin büyümesini ve gelişmesini kendi
gözleriyle gördüğünü anlattıktan sonra, Türkiye'nin sanayi
kapasitesi ve Türklerin dünyadaki ve Afrika'daki büyüyen etkinliklerinden
övgü ile söz etti.

Sözlerine
gündemdeki Taksim gösterileriyle devam eden Bélanger, gösteri
ve fikir özgürlüklerinin önemine dikkat çektikten sonra kendisine
hediye edilen Atatürk kitabını göstererek Türkiye'yi ve elde
ettiği başarıları anlamak için bu kitabı okumak gerekir dedi.

Parlamenterlerden
sonra Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği adına konuşan Gülcan
Akoğuz da sivil toplumun ve çok kültürlülüğün önemine dikkat
çekti.
Önderlik
konferansının bundan sonraki bölümünde kürsüye konularında
uzman konuşmacılar geldiler. İlk konuşmacı Dr. Edward J. Erickson
idi.
Erickson,
konuşmasını Osmanlı Ermenilerine ve tehcir olaylarına ayırdı.
Yaklaşık bir saat süren konferansı sırasında analitik bir
değerlendirme yapan konuşmacı, sunumunun başında Ermeni diyasporasının
çok iyi örgütlenmiş ve güçlü bir baskı grubu olduğunu, yaklaşan
2015 yılının Türkler için sorun olacağını, ancak bu tarihin
çok da abartılmaması gerektiğini söyledi. Tarihin, gerçeklerden
ziyade egemenler tarafından nasıl yazıldığıyla ilgili olduğunu
savunan Erickson, Kuzey Amerika ve Mısır tarih kitaplarını
karşılaştırarak devletlerin tarihi kendi amaçlarına göre nasıl
kullandıklarını anlattıktan sonra, tarihteki etki ve tepkilerin
de dikkate alınması gerektiğini bildirdi. Başbakan Erdoğan'ın
Kemalizm'e bir tepki olarak geldiğini savunan konuşmacı, daha
sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerindeki Ermeni
nüfusu, Balkanlarda, Arabistan'da ve Doğu Anadolu'da ayaklanan
çeteler arasındaki benzerliklere dikkat çektikten sonra tehcir
politikasının nedenlerini, politik kaynaklarını ve tehcirin
ayrıntılarını anlattı.
Tehcir
politikasının bir Türk icadı olmadığını ve Türklerden önce
bir çok ülkenin nüfus göçünü veya toplama kamplarını savaş
sırasında bir güvenlik politikası olarak uyguladığını örnekleriyle
konuşmasını sürdüren Erickson, İspanya'nın (1895), ABD'nin
(1899) İngiltere'nin (1899) de değişik adlarla benzeri politikalar
uyguladıklarını söyledi.
Ermeni
tehciri sırasında çok sayıda Ermeni'nin hayatını kaybettiğini,
ama bu kayıpların sayısı üzerinde uzmanların bir görüş birliği
bulunmadığını anımsatan Erickson, kendi tespitlerine göre
bu kayıpların iki yüz -üç yüz bin civarında olabileceğini
söyledi.
'Soykırımı
reddedenler kadar karşı görüşü savunan eserleri de okuyun
ve hazırlıklarınızı buna göre yapın' diyen konuşmacı, soru-yanıt
bölümünde Ermeni diyasporasının gücüne bir kere daha dikkat
çekti ve 'Türk diyasporası yeni olduğu için henüz yeterince
güçlü ve organize değil, bu yüzden de Ermeni diyasporası karşısında
çok fazla bir şansınız olmadığını bilmelisiniz' dedi.
Türklere,
Ermenileri ve Ermeni görüşlerini savunanları da davet etmelerini
ve iki tarafı bir araya getirip konuşturmalarını öneren Erickson,
konuşmasının sonunda "Lobi faaliyetlerini kesintisiz
sürdürmelisiniz, daha fazla dostluklar kurmalısınız"
dedi.
Konu ile
ilgili kitabının da yakında baskıya hazır olacağını söyleyen
Erickson halen Marine Cops Üniversitesi'nde askeri tarih profesörü.
Konferansa
Ankara'dan bilgisayar üzerinden bağlanan Maxime Gauin ise
Fransa'da Ermeni sorunu bağlamında aleyhine yapılan yayınlara
yönelik verdiği hukuk savaşını anlattı. Güçlü Fransız aksanı
ve çevirimiçi bağlantısı nedeniyle anlamakta güçlük çektiğimiz
Gauin, Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde doktora öğrencisi.
Son olarak
kürsüye gelen Nic Ruszkowski ve Stephen Taylor ise güçlü bir
Türk Lobisi'nin nasıl oluşturulabileceğini, etkin lobicilikle
ilgili bilimsel verilere ve profesyonel deneyimlerine dayanarak
anlattılar. Konuşmalarında sanal ortamın ve sosyal medyanın
önemine dikkat çeken konuşmacılar, ileri görüş ve lobiciliğin
temel ilkelerini, para, insan gücü ve zaman etmeninin nasıl
etkin ve verimli kullanılabileceğiyle ilgili bilgi verdiler.
Doğru zamanda, doğru kişilerle doğru yerde bulunmanın önemine
dikkat çeken konuşmacılar, sadece kendi toplumunuzla değil
başka toplumlarla da bir araya gelmenin güçlü bir lobi oluşturmadaki
önemini vurguladılar. Eğer kendi toplumunuzu harekete geçiremiyorsanız
zamanınızı boşa harcamak yerine katılanları nasıl daha etkin
kılabileceğinize kafa yormanız gerekir diye öneride bulundular.
Konferansın
öğleden sonraki bölümü Türkçe olarak yapıldı. Toronto'dan
oturuma katılan Ümit Eruysal ve Ahmet Gökgöz önce yaklaşık
bir yıl kadar önce başlattıkları "Ortak Akıl" projesini
ve gelinen noktayı anlattılar.
Bu bağlamda
öncelikle 2015 tarihinde Ermeni etkinliklerine karşı "ne
yapılmalı" sorusuna odaklandıklarını söyleyen konuşmacılar,
nasıl yapılacak ve kim yapacak sorularını daha ileriki aşamaya
bıraktıklarını söylediler. Yaklaşık bir yıl süren ve dört
ayrı toplantı sonunda "Ne yapılmalı" konusunda bir
yol haritasına nasıl sahip olduklarını anlatan konuşmacılar,
daha sonra toplantıya katılan katılımcıları dört ayrı çalışma
grubuna ayırarak projenin ikinci aşaması olan "Nasıl
Yapılmalı" sorusuna yönelik bir çalışma yaptırdılar.
Konferans
yapılan çalışmalarda elde edilen özelliklere ilişkin soru-yanıt
ve değerlendirmelerden sonra sona erdi.
Bizim
Anadolu / Notre Anatolie
Haziran
2013
|