TOPLUMSAL HABERLER

 

KTDF yeni Yönetim Kurulu görevine başladı.

Federasyon'dan daha çok etkin olma sözü


ÖMER F. ÖZEN

Yıllardan beri değişik eleştirilerin odağı haline gelen Kanada Türk Dernekleri Federasyonu geçtiğimiz ay Olağan Genel Kurulu'nu yaparak seçimlere gitti ve yeni Yönetim Kurulu'nu belirledi.

Önceki yönetimde yer alan İsmail Vataner, Mehmet Bor ve Hüseyin Nurgel yeniden seçilerek yerlerini korurken, kapalı bir kutuya benzeyen önceki Yönetim Kurulu'na göre yeni Yönetim Kurulu daha açık olup toplumla kucaklaşma iletileri veriyor.

Başkan Mehmet Bor.

Bu çerçevede yeni Yönetim Kurulu'nun kendi arasında yaptığı seçim sonucu Başkanlığa gelen Mehmet Bor'dan yeni yönetimin tasarıları hakkında bilgi edinmek ve toplumla yeniden barışmayı nasıl kuracaklarını sorduk. Başkan Mehmet Bor'a sorduğumuz sorular ve aldığımız yanıtlar şöyle oldu:

- Sayın Mehmet Bor, bu yeni dönemde siz neler yapmak istiyorsunuz? Herhangi bir tasarınız, programınız var mı? Varsa bunları bize anlatır mısınız?
- Yeni YK ile henüz iki toplantı yaptık. Geçmişten devam eden ve yeni bazı projeler var. Bunların başında yeni alınmış olan Federasyon Merkezi'nin tam kapasite ile kullanımı için gereken son düzenlemeler yapılacak ve tüm derneklerin kullanımına açılacak. Derneklerimizle olan ilişkileri güçlendirmek için bazı faaliyetler yapılıyor. Federasyon'un toplum nezdinde güçlü olabilmesi için bazı adımlar atıyoruz. Üye sayısını daha da artırmak için girişimlerimiz devam ediyor. Bu arada Türk toplumunun karşı karşıya kalmış olduğu haksız saldırılara karşı mücadele hiç durmadan sürüyor. Federal Göçmenlik ve Yurttaşlık Bakanı Jason Kenney ile 18 Kasım'da gerçekleşecek olan ikinci toplantımıza hazırlanıyoruz mesela.

- "Derneklerle ilişkileri güçlendirmek için bazı faaliyet" dediniz. Bunu nasıl yapacaksınız? Bu ilişkileri iyileştirmek için ne gibi bir girişimde bulunacaksınız?
- Hepsiyle tek tek ve gruplar halinde çeşitli vesilelerle Federasyon Merkezi'nde (FM) toplantılar yapıp, süregiden etkinliklerimize daha etkin katılmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Artık bir yerimizin olması, onlarla sürekli belli bir adreste buluşmayı kolaylaştıracak. Derneklerin tüm etkinliklerini bu merkezde yapmalarını teşvik ediyoruz.

- Federasyon Merkezi derken, genelde bu Toronto'daki dernekleri akla getiriyor. Örneğin değişik bölgelere gidip oradaki derneklerle bölge toplantıları yapmayı düşünüyor musunuz?
- Tüm bölgelerde temsilciler atayacağız. Dış ilişkilerimizden Yalçın bey (Diker) ve iç ilişkilerden İsmail bey (Vataner) sorumlu. İsmail bey derneklerle Federasyon'un ilişkilerini canlı tutmaya çalışırken, Yalçın bey bu birlikte gücü, toplumsal faaliyetlerimizde (lobicilik ve siyasal) nasıl etkin kullanabileceğimiz konusunda çalışmalar yapacak; ve tüm diğer YK üyeleri olarak kendilerine gerekli desteği vermeye çalışacağız. Zaman zaman bölge toplantıları da olacak tabii.

Mehmet Bor: "Toplumumuz etkin siyasete katılma konusunda yetersiz"

Ottava ve yakın bölgeler Yalçın bey ve Kevser hanıma emanet. Diğer bölgelerdeki dernek başkanları ve temsilcileri tüm YK toplantılarına telefon ya da internet aracılığıyla katılacaklar. Bunun için gerekli altyapıyı oluşturmaya başladık ve Cüneyt beyi (Birol) bu konuda görevlendirdik.

- Bildiğiniz gibi bir kaç zamandır, Federasyon toplumun sayısıyla orantılı olarak gereken gücü göstermiyor, herhangi bir şey yapmıyor gibi bir yakınma var. Bu görüntüyü nasıl iyileştirmeyi düşünüyorsunuz?
- Federasyon, doğrusu çok küçük bir bütçe ile (bir kaç bin dolar) etkinlikleri yürütmeye çalışmaktaydı ve hâlâ da durum öyle. Toplantılar evlerde yapılıyordu ve tamgün çalışan bir yazman olmadığından alınan kararların icrası da aynı 5-6 kişinin ayırdığı zamana bakıyordu. Şimdilik hâlâ durum aynı. Sabit bir yer ve her an ulaşılabilecek bir iletişim merkeziniz yoksa, olaylardaki sürekliliği sağlamak çok zor. Bu sorunların çoğu kısa zamanda azalacak. Ayrıca tüm derneklerin aktif katılımını sağlamak için bazı formüller geliştirdik ve uygulamaya koyacağız. YK üye sayısını artırdık. Dernek başkanları YK toplantılarına gözlemci olarak alınacak.

- Toplumun bir özlemi var. O da yerel, eyalet ve federal boyutta toplumun sesini duyuracak temsilciler görmek istiyor bir yerlerde. Bunun için çok mu erken, geç mi kalındı, yoksa hâlâ yapılacak bir şeyler var mı? Örneğin bölge okul yönetimlerine toplum temsilcisi göndermek için bir şeyler düşünülebilir mi? Biliyorsunuz bunlar her yıl seçimle gelir ve o bölge okullarında eğitimden sorumlu olur.
- Doğrusu toplumumuz etkin siyasete katılma konusunda yetersiz. Önce bunu tersine dönüştürecek özendirici yöntemler bulup uygulamak gerek. Gençlerimizin ve tecrübelilerimizin etkin siyaset içinde yer alması için herkes elinden geleni yapmalı. Biz Türkler diğer etnik gruplar gibi "Getto" yaratmaya yatkın olmadığımızdan, ayrıca sayı olarak bir "Turkish Town" yaratacak düzeye ulaşmadığımızdan kendi seçmenimizle kendi siyasetçimizi seçtirmemiz hâlâ olası görünmüyor. Ancak bu şart değil. Bir parti içinde gidip emek verirseniz ve yararlı olursanız, bir süre sonra sizi bir bölgede aday gösterebiliyorlar. Kanada'daki Musevi asıllı seçilen kişilerin büyük çoğunluğu Musevi oylarının yüzde bir bile olmadığı yerlerden seçiliyor.

- Herkes elinden geleni yapmalı diyorsunuz. Ancak böyle bir ortamı sağlamak için Federasyon gibi bir çatı kuruluşunun öncü olması gerekmez mi?
- Bu konu uzun vadeli ve büyük bir eşgüdüm altında yürütülürse meyveleri alınabilir. Tüm toplum dernek ve temsilcileriyle bu konuda neler ve nasıl yapılabileceği konusunda çalışma yapılmalı. Sadece bu konuda kafa yoran bir ekip sürekli bu konuyu takip etmeli ve Federasyon kendilerine gerekli desteği vermeye hazır. Ayrıca Türk toplumunun sorunlarına duyarlı olan politikacıları belirleyip onların seçilmesine katkıda bulunarak da büyük bir destek kazanılabilir. Ermenilerin yaptığı zaten bu. Hiç bir dönemde birden fazla temsilcileri yok, ancak bir çok destekçileri var. Politikacılar seçilmeden önce size oy ve destek karşılığı vaat ettikleri konularda sizi destekler. Burada usul bu.

- Böyle bir kurul Federasyon bünyesinde oluşturulamaz mı? Ya da dediğiniz gibi sağlam bir eşgüdümle Kanada sivil toplum örgütleriyle, siyasi örgütlerle, eğitim örgütleriyle iyi ilişkiler kurulamaz mı?
- Burada yapılacak çok şey var. Hiç bir formül tek başına sonuç yaratamaz. Burada bizimle siyasal işbirliğine girebilecek tüm topluluklarla dayanışma gerekli. Bunların başında tüm Türk dostları, Müslüman kuruluşların çoğunluğu, ayrıca tüm Türkçe konuşan topluluklar ve kuruluşlar geliyor. Türkçe konuşan kardeş topluluklarla dayanışma bağlamında Federasyon'a 6 dernek kazandırmış durumdayız. Bu dernek ve Türkçe konuşan toplum temsilcilerini Bakan Jason Kenney ile olan görüşmelerimize de götürüyoruz ve Tuna'dan Mançurya'ya kadar 300 milyonluk bir Türk dünyasının kader ve tasada birlik içinde hareket edebileceğini ve herkesin seçimlerini ona göre yapmasında kendileri için yarar olduğu mesajını veriyoruz. Bu çalışmalarımız artarak devam edecektir

Mehmet Bor.

- Türkçe konuşan toplulukların sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğinde bulunup bazı ortamlarda birlikte hareket etmek güzel. Ancak Federasyon çatısı altına almak ne denli doğru? Federasyon bir 'pantürkist' kuruluşa yöneliyor görüşleri olduğunda nasıl bir görünüm ortaya çıkacak? Federasyon'a ırkçılık ve şovenistlik bağlamında eleştiri gelirse ne olacak?
- Bunun ırkçılıkla ilişkisi yok. Bu topluluklar yaşadıkları ülkelerde zorluk ve baskı altında olan soydaşlarımız ve bizim desteğimize ihtiyaçları var. Onlarla yürüttüğümüz tüm faaliyetler insan hakları ve BM kuralları çerçevesindeki konular ve Ermenilerin farklı ülkelerdeki topluluklarının işlevi neyse onlar da Türk toplumunun farklı ülkelerdeki bağlantıları olarak algılanabilir.

Mesela Uygurlar şu anda Çin'de baskı altında. Kerkük'te Türkmenler haklarını alamıyorlar. Azeriler Ermenilerin işgal ettikleri topraklardan sürülmüş ve mülteci olarak yaşıyor. Bulgaristan'da ırkçı bir parti Türkleri Bulgaristan'dan çıkarmak için kampanya başlatmış. Bu insanlarımız bizden hiç değilse sözel olarak moral desteği istiyor ve bir temsilcimizin bir yerde seçilmesi söz konusu olduğunda can-ı gönülden yardım etmeye hazırlar. Federasyon'a bu dernekleri üye yapmakla sürekli Türk toplumu ve birbirleriyle iletişim ve yardımlaşma içinde olmalarına yardım etmiş oluyoruz. Bir bakıma politik işbirliği için sağlam bir zemin oluşturma yani.

- Birlikte hareket etmek, ortak sorunlarda dayanışma kuşkusuz güzel ve olmalı. Ancak Federasyon çatısı altına alınması gerekiyor mu tüm bunları yapmak için?
- Sadece yılda bir kaç yüz dolar aidat ödemek ve bizim yerimizi faaliyetleri için kullanmak dışında hiçbir iç işlerine karışmıyoruz biz. Federasyon dışında olmaları ya da içinde olmaları pek fark etmiyor aslında. Ancak kendileri talep etti ve biz de kabul ettik.

- Federasyon yeni Yönetim Kurulu ve / ya da başkanı olarak, seçildikten sonra belediye başkanlığına, milletvekilleri ve başbakanlara yazı yazıp Kanada toplumuna yararlı çalışmalarda bulunmak için işbirliği önerdiniz mi, önermeyi düşünüyor musunuz, onlardan randevu alıp onlarla görüşmeyi düşünüyor musunuz?
- Henüz iç örgütlenmemiz devam ettiği için kimseyi ziyarete gitmedik. Ancak 29 Ekim törenlerine davet ederek ilk adımı atıyoruz. Merkezimiz hâlâ politikacıların ağırlanması için gereken ölçülere ulaşmış değil. Son tamiratlar yakında bitiyor. Ondan sonra rahatlıkla herkesi davet edip Federasyon Merkezi'nde ağırlayabileceğiz.

- Bildiğiniz gibi uzun süre Federasyon çatısı altında başlayan bir bina alım kampanyası oldu ve yüklü bir bağış yapmak isteyen bir gönüllünün koşulu dolayısıyla bir vakıf kuruldu. Öncelikle bu söz konusu kişinin söz vermiş olduğu bağış bu vakıf kurulduktan sonra alındı mı, alınmadıysa alınması düşünülüyor mu?
- Bu konuda ben kişisel olarak fazla bilgi sahibi değilim. İsmail Vataner Federasyon vakfının başkanı ve başından beri her şeyden o sorumlu.

- Vakfın Federasyon'dan ayrı bir yapıya kavuştuğu, ayrı hareket etmekte olduğu duyumları var. Bu neden böyle oldu? Federasyon'da başlamış bir güzel hareket sanki Federasyon'a karşı bir hareketmiş gibi algılanmaya başladı. Bunun düzeltilmesi için bir çalışma düşünülüyor mu?
- Ayrıca yüklü bağıştan kastınız nedir? Hangi vakıf söz konusu burada? İki tane vakıf var benim bildiğim.

- Bir işveren 70 - 80 bin dolar civarında bir bağışta bulunmak istiyordu. Hatta biz bunun haberini de yapmıştık ancak, sonradan o koşul ortaya çıkmıştı. Dahası bizi yanlış haber yapmakla suçladılar. Bizi yanıltan da parayı toplayan kuruldu. Bize böyle bir açıklamada bulunuldu ve fotoğraflar bile çekilmişti.
- O konuda bilgim yok doğrusu. Parayı vermek isteyen şahısla bizim YK'den kimsenin teması olmuş değil. Bu konu Federasyon ya da Federasyon Ofisini yaşatmak için kurulan vakıf ile değil, bu üçüncü şahıs ile görüşen arkadaşlar ve ilgili diğer vakıf yönetimiyle tartışılsa daha doğru olur bence.

- Mehmet bey, bu yeni dönemde toplumdan herhangi bir dileğiniz ya da sizin topluma söylemek istediğiniz bir şey var mı?
- Eğer toplumsal birleşme 16 derneği bünyesinde toplayan ve demokratik yöntemlerle oluşturulan Federasyon çatısı altında yapılamazsa başka hiç bir grup ya da dernek altında yapılamaz sanıyorum. Bu bakımdan, eğer "birlikten kuvvet doğar"sa, bu kuvvetin oluşması için Federasyon'a maddi ve manevi desteği vermeliyiz. Hepimiz gelip geçiciyiz, ancak bu kurum toplum ile birlikte kalıcı burada. Özellikle medya ve gazetelerimizin aktif desteği çok gerekli. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek şartıyla yapıcı eleştiriye açığız ve herkesten destek yanında geribildirim de bekliyoruz.

- Mehmet Bey söyleşi için çok teşekkür ediyorum.
- Ben de size teşekkür ederim. Her zamanki gibi eleştiri ve desteklerinizi bekliyoruz.


Ekim 2009