|
Yaşanılası
Montreal
2007 yılıyla
birlikte insanlık tarihinde ilk olarak şehirde yaşayanların sayısı
kırsal kesimde yaşayanlardan daha fazla olmaya başladı.
Başta ulaşım
ve taşımacılığın kolaylaşmasıyla gelişen bu durum yararları kadar
zorluklar da getiriyor yaşamımıza. Dünyada nüfusu 10 milyonu aşan
24 şehir var günümüzde. Bunca insanın gereksindiği gıda ürünlerini,
su ve enerjiyi elde etmek masraflı. Onları eğitim ve kültüre kavuşturmak
seferberlik gerektiriyor. Çöp ve atık suları temizlemek belediyeleri
zorluyor. Şehirlerin havası kirli mi kirli. Kısacası şehirlerde
yaşamı kaliteli kılmak zor mu zor.
Son
yıllarda Montreal'in yıpranan alt yapısı, bakımsız sokakları ve
yolları, eskisi gibi temiz olmadığı tartışılıyor medyada. Ama başka
şehirlerle karşılaştırılınca Montreal hep yaşanılası bir yer olarak
öne çıkıyor.
1991 yılında
türetilen küresel şehir (global city) kavramına göre algılanabilmesi
için bir şehrin bazı ölçütleri karşılaması gerek. Bunlardan biri
de uluslararası üne sahip olmak. Bu ünü elde ettiğini biliyoruz
Montrealimizin.
Mercer İnsan
Kaynakları Danışmanlık şirketinin yaptığı araştırmalarda Kuzey Amerika'da
her zaman ilk beş sıraya giren Montrealimizi birlikte yaşayalım
bu köşede.

McGill
College Avenue
McGill College
caddesi adını McGill Üniversitesi'ni kuran James McGill'den alıyor.
Üniversitenin Sherbrooke üzerindeki Roddick Kapılarından Place Ville
Marie binasına kadar uzanıyor. Topu topu üç sokak boyunda bir cadde.
Görünürde kısacık ama Montreallilerin kalbinde upuzun McGill College
caddesi 1801 yılında açılmış. Yaz aylarında yüzünüzü Mont Royal
dağına dönerseniz, solda kalan kaldırımında fotoğraf sergileri kuruluyor.
Caddenin ortasındaki tarhlara çiçekler ekiliyor. Noel zamanı ağaçlar
ışıklandırılıyor.
Şubat
ayında şehir kışı kutluyordu caddede. Küresel ısınma kışımızı alıp
götürdü endişeleri yatışmıştı. Hava -20 dereceydi. Bu havada caddenin
Ste. Catherine ucunda yürüyen 25-30 kadar Haitisever (fotoğrafı
yukarıda), Kanada'nın adadan çıkması gerektiğini haykırıyordu. Kaldırımlardan
geçenler soğuğa karşı sarınmış sarmalanmış, saygıyla onları izliyordu.
Caddenin Sherbrooke ucunda ise hemen sola dönünce Garçon adlı lokantanın
önündeki buzdan barda Sidonie Langlois votka ve sıcak şarap sunuyordu.
Buz ürünleri satan Arctic Glacier'in yaptırdığı barı Julien adlı
tasarımcı beş günde tamamlamış. Şimdi, bu buzdan sarayın yaşayabilmesi
için soğukların sürmesine bakıyorlar.
Fotoğraflar:
Beste Barki
|