|
Güz Gelince Bir
Haller Oluyor Bana
Güz gelince
bana bir haller olur.
İlkyaz neyse
de, güzün gelişi bir başkadır.
Hele Montreal'deyseniz
daha bir başka olursunuz.
Ağaçlar allı
yeşilli, kırmızı mor giysilere bürünürler. Altın sarısı yapraklar
kente ayrı bir cümbüş katar.
Gözlerinizin
gerisinde bir Boğaz görüntüsü ya da İzmir kıyılarından bir imbat
esintisi yalar teninizi...
Dudağınızda
bir İstanbul türküsü: 'Adalardan bir yar gelir bizlere...'
Ya da
'Ada sahillerinde bekliyorum....'
Ya da, ya da
'Kız sen İstanbul'un neresindensin...'
Ama 'Kadifeden
Kesesi'nin yeri ayrıdır... Alır götürür sizi; sadece sizin
döneminizi değil, eski dönemleri de yaşatır...
Bir özlemdir
geçmişe gözlerimizin gerisindeki... Bir özlemdir ama, geçmişin dallarında,
bir güz sonu kalan tek bir yaprak gibi takılı kalmadan...
Geçmişi yaşarken ya da sürekli geleceği düşünüp bugünü ıskalamadan....
Günler bir anda
yaz günlerinden güzü duyumsatan konuma geçti.
Halbuki hüznü
coşkuya, sevince çevirmek sizin elinizde.
Çevirseniz başınızı
o yana, dostunuzun yanınızda olduğunu göreceksiniz.
Görmeseniz de duyumsayacaksınız.
Ama olmaz ki!...
Hani, ozanın
dediği gibi, 'Böyle de yatılmaz ki...' demeyeceğim.
Benim diyeceğim;
devinime geçmek, uğraşı vermek.
Olumsuzlukları
olumluya çevirmek...
Olguları, olumsuz
konumdan alıp değerlendirmeye başlarsanız; yoksunluklar, eksiklikler,
kara kara düşenceler, gelip çöreklenir, oturur yüreğinizin başına.
Yönteminizi
değiştirmelisiniz.
Bir de o yandan
almaya başlayın.
Bakın nasıl
sizi coşkulandıracak, umudunuzu yenileyecek, hem günü, anı yaşayacak,
hem de yarına güvenle bakacak ve o yarını bugünden yaşayacaksınız.
Çünkü yarın
bugündür...
Pembe bir dünya
mı çizdiğim? Hayır, ben herşeyin insanla başladığı, insanla bittiğine
gönülden inananlardanım.
Kendi gücüne,
kaynaklarına, yeteneklerine ve bu yeteneklerle yapabileceklerine
bakıp devinime geçilirse, kişioğlu ya da kızının, daha sonra hayal
kırıklığına uğramayacağına inanırım.
Herhangi bir
savda bulunmuyorum.
Sürekli savlamalarda
bulunanların, herşeyi en iyi kendilerinin bildiğini sananların,
ne çok yanılgıyla düştüklerini bilirim.
Benim demem
o ki.....
Sahi ben ne
diyordum?...
.....
Dedim ya size,
güz gelince bir haller oluyor bana...
EKİM 2003
|