|
‘Geri
çeviriyorum’, ‘bana dönün’, telefonunuzu çeviriyorum’, mesajınızı
geri çeviriyorum....
Türkiye’de
bu konuda sorunlar yaşanıyor mu, bilmiyorum; şu ‘yanıtlayıcılar’
yaşamımıza girdiğinden beri, telefonda da gerektiği gibi konuşamaz
olduk.
Evde
değilsiniz. Ancak olası telefon iletilerini kaçırmamak için, bir
‘yanıtlayıcı’nız var. O, siz olmadığınızda sizin yerinize
telefonlara yanıt verecek; telefon iletilerini koruyacak, siz de
eve geldiğinizde -ya da dışardan edinme olanağınız varsa dışarıdan-
o bırakılan iletileri edinecek, onlara yanıt vereceksiniz.
Şöyle
bir iletiyle karşılaşıyorsunuz örneğin: ‘Ben falancıyım, lütfen
bu mesajımı aldığınızda bana dönün, telefon numaram şu...’.
ya da ‘.... bey ya da hanım, bu sabahki mesajanızı çeviriyorum....’,
‘Kusura bakmayın, çok biziydim, telefonununuzu geri
çeviremedim’.vb, vb...
Sağa
dönüyorsunuz kimse yok, sola dönüyorsunuz kimse yok. İyi ki yok.
Siz de kendisine dönemiyorsunuz. Bir de telefonunuzu çeviremeyen
var. ‘İyi ki çevirememiş, ya çevirseydi, ben şimdi ne tür bir
telefonla karşılaşırdım’ diye kendi kendinize soruyorsunuz.
Başınızı bir oy yana bir bu yana sallıyorsunuz. Hani şimde evire
çevire bir de... Neyse, neyse...
Kuzey
Amerika gibi bir ortamda yaşadığımızdan ve günlük yaşamımızda İngilizce
ya da Fransızcayı yoğun olarak kulandığımızdan, kendi dilimize o
dillerin kullanma biçimlerini de taşımaya kalkıyoruz. Ama görüyorsunuz,
olmuyor. Çok ayrı bir dil ailesinden geliyor bizim dilimiz.
Kendi
dilimizde konuştuğumuzda, kullandığımız sözcüklere biraz daha özen
gösterirsek bu tür yanlışlara düşmeyiz.
Türkçeye
aktarılan bu tür özensiz ve yanlış çeviriler, dilimizi çok kirletiyor.
Türkçe düşünerek konuşmaya başladığımızda sözcükler ve tümce yapıları
da kendiliğinden gelecektir.
Birazcık
dilimizi önemsesek diyorum.
Bir dosta telefon iletisi bırakırken, ne diyebiliriz örneğin?
Bir
deneme yapalım mı?
-
‘Merhaba .... Bey, .... Hanım. Bugün beni aramışsınız. ‘Evde değildim,
ancak şimdi arayabiliyorum sizi. Beni şu numaradan arayabalirsiniz,
görüşmek üzere, hoşçakalın! vb.’ (baaay yok!)
Ya da:
- 'Merhaba ben .... (Adınızı veriyorsunuz.) Beni şu numaradan
arayabilirseniz sevinirim'. (‘Bana geri dönün’ demeyin!)
Dilden dile, her zaman birebir sözcük çevirisi yapılamaz.
Bu, her dil için geçerlidir.
Dilinizi
Türkçeyle tatlandırın.
|