EKİN / YAZIN / SANAT



Duygu Özmekik'ten Montrealli çocuklara Türkçe öykü

ÖMER F. ÖZEN

Barışa Kaç Var?

1980'lerin sonunda bir küçük Duygu vardı. Daha ilkokulun beşinci sınıfında boyundan büyük şeyler söylüyordu: "Herkese barış", "Barış, hemen şimdi!"...

Söylemekle kalmıyor, o küçücük yüreğiyle, öylesine inanmıştı ki barışa; dünyanın etkili ve yetkili kişilerine küçücük elleriyle resimlerini yapıp, bunları onlara gönderip "barış için siz de bir şeyler yapın" diye herkese çağrıda bulunuyordu.

Kimler yoktu ki aralarında; Mihail Gorbaçov'lar, Ronald Reagan'lar, Benazir Butto'lar, George Bush'lar, Kraliçe Elizabeth'ler, daha kimler kimler…

"Hepimiz barış için çalışalım" diyordu küçük Duygu...

1990'ların başında TRT radyo ve televizyonlarında yaşıtlarına masallar anlatıyordu Duygu... Masal Kraliçesi olmuştu. Çocuklar oyun oynamalı, masal dinlemeliydi; 'şeker de yiyebilmeli'ydiler...

Şimdilerde olduğu gibi kitlesel olarak ölümlere gönderilmemeliydiler...

Hele din, inanç sömürüsünden, dil, renk ayrımcılığından uzak olmalıydı çocuklar...

Mini mini çocuklar ne olduğunu bilmedikleri kalıplara sokulmamalıydı. Onlar barışa, müzikle, dansla, masalla ulaşmalı, yarınları sevgi içinde ilmek ilmek örmeliydiler...

23 Nisan'larda bitakım orunlara oturtulup isterlerse 'asıp, kesmemeli'ydiler örneğin...

Onlar daha çok oyun alanlarına, daha çok parklara, bahçelere layıktılar; beton yığını avm'lere değil...

***

Dünün o küçücük yürekli Duygu'su bugün Duygu Özmekik olarak Montreal'de otuzlarını sürüyor.

Ama o barış için pırpır eden yüreği, yine barış için çarpıyor.

Otuzlarında büyümemiş bir küçük çocuk o. Yine masallar okuyor çocuklara.

Yine gözleri ışıl ışıl, içindeki sevgiyi, barış dolu dileklerini onlara aktarıyor, değişik kökenli çocuklara çocukluklarını yaşaması için canla başla çalışıyor.

Böceklerin dünyasını anlattığı kitabı "İnsekta"da çocuklara, "Hadi gelin Selin'le hep birlikte Armoni'yi bulalım' diyor örneğin.

Okuma günleri düzenleyip Türkçe bilmeyen Montrealli çocuklara Türkçe ve Fransızca kitaplar okuyor, çocukların o sevecen gözlerinde kendi çocukluğunu görüyor...

Çocuklar da çok seviyorlar Duygu ablalarını; okuduklarını pür dikkat kesilip dinliyorlar...

Ancak geleceğini barış içinde düşünen dünün küçük Duygu'su, bu kadar yıldan ve evrende yaşananlardan sonra şu sonucu çıkardığını söylüyor: "Sanırım barışa ancak kendi içimizde ulaşabiliriz..."

Ben yine de yılgınlık, küskünlük lüksümüzün olmadığını düşünüyorum.

İçimizdeki umut ışığını söndürmeden yarını yine kendi ellerimizle kuracağız...

Ve kesinlikle o günler yakındır... Yeter ki barışa inancımızı yitirmeyelim...

Bizim Anadolu

Temmuz-Ağustos 2014