Meziyet YÜCEL
SAĞLIKLI BESLENME


Tabağımızdaki Yiyecekler Birbirleriyle Uyumlu mu?


Yediklerimizi iyi sindirebilmek için tabağımıza koyduğumuz yiyeceklerin miktarı kadar onların birbiriyle uyumlu olup olmadıklarına da dikkat etmemiz gerekir. Araştırmacı ve sağlık uzmanlarının yüzyılı aşkın süreden beri "beraber yenildiğinde sindirim güçlüğü yaratan yiyecek grupları" üzerinde yaptıkları araştırmalardan kurallara dikkat edilmemesi halinde, sadece aşırı şişmanlığa değil, aynı zamanda sindirim sisteminin iyi çalışmamasından kaynaklanan hastalıklara da ortam hazırlanacağını önemle vurgulamaktalar.

Yiyeceklerin sindirilmesinde birbirine uyumlu olmayan bir öğünün arkasından hissettiğimiz veya gördüğümüz, fiziksel veya psikolojik değişikliklerin, alınan besinlerden elde edilen enerjinin sindirimimizle ilgili olarak nasıl kullanıldığı hakkında bilgiler vereceğini söyleyebiliriz..

Bu uyumlu gıda maddelerini tabağımıza nasıl koyacağımızı izah etmeden önce her yemekten sonra kendi vücudumuzu dinleyerek veya zaman zaman kendimize sorular sorarak bu konuda tabağımızı yanlış donatıp donatmadığımızı anlayabiliriz.

Günüme nasıl başlıyorum? Sabah uyandığım zaman enerji seviyem nasıl? Yataktan dinlenmiş olarak kalkıyor muyum? O günkü yapacağım işlerden dolayı gereğinden fazla endişe duyuyor muyum? Kahve içmeden güne başlayamıyor muyum? Güne başlarken olumlu ve mutlu bir davranış içinde miyim? Eve yorgun argın döndükten, akşam yemeğinden sonra TV'nin karşısında hemen uyuya mı kalıyorum? Gibi soruların cevabını genellikle hazmı güç olan yemeklerin bir arada yenmesinden dolayı ortaya çıkan enerji yetersizliği olarak isimlendirebiliriz. Sindirim sistemimiz vücudumuzda en fazla enerjiyi kullanan sistemlerden biridir. Enerji sarfı ölçüldüğünde ve karşılaşması yapıldığında sindirim sırasında sarf edilen enerjinin, aynı zaman zarfında yüzme, koşma ve bisiklet kullanmadan daha fazla olduğu görülmüştür.

Ne kadar çok istenmeyen veya kötü kombine olmuş yemekleri bir arada yerseniz sisteminiz onları öğütmek, emilir hale getirmek ve dışarı atmak için o kadar çok enerji kullanacak demektir. Çünkü beyin yemekten sonra, acil olarak yapılacak görevin yemekleri sindirme olduğu iletisini gönderince, vücutta depolanan enerjinin çoğu bu işin yerine getirilmesi için harcanır. Bütün bunların yanında sindirim sistemimiz normal şartlarda bile en fazla enerjiyi tüketen bir sistemken, yanlış seçimli yiyeceklerden kaynaklanan güçlü hazımsızlıkla vücudumuzu bu iş için daha çok zorlamış oluruz.

Kısaca: Birbirleriyle uyumlu olmayan yiyecekler sindirilmeleri sırasında daha fazla enerji harcayacaklarından, yemeklerden sonra hissedilen yorgunluk, isteksizlik enerji yetmezliğinden kaynakla-nan nedenler olarak açığa çıkar. Peki sindirim sistemimize fazladan yük vermemek, yediklerimizi daha iyi sindirebilmek için sağlıklı beslenmeye temel alınacak birbirleri ile uyumlu yiyecekler neler olmalıdır?

Birincisi: İki farklı protein içeren yiyecekleri birlikte yemekten kaçınmalıyız.. Çünkü sistemimiz bir sefer de sadece bir çeşit proteinli gıda maddesini öğütmeye yeterlidir. Örneğin: Peynirli et (cheese burger), kıymalı yumurta, yumurtalı sucuk gibi yiyecekler.

İkincisi: Nişastalı yiyecekleri (pilav, ekmek, makarna, patates...) protein içeren yiyeceklerle (et, tavuk, balık, süt ve sütten yapılmış yiyecekler...) birlikte yemekten kaçınmalıyız. Çünkü nişastalı gıdaların parçalanma ve emilme işlemleri midede olmaz, ince bağırsaklar tarafından yapılır. Bu böyle olunca hazım olayının büyük bir bölümü midede olan proteinler, nişastalı maddelerin ince bağırsağa geçmesini önler. Bu gecikme yiyeceklerin bu süre içinde proteinli yiyeceklerle birlikte kokuşmasına, ekşimesine neden olur. Ne zaman ki, proteinlerin hazım işi biter, (ki bu olay nişastalı yiyeceklerin karışmasıyla iki misli zorlaşır), midenin sonundaki kapakçık açılır ve yarı hazmedilmiş fakat kokuşmuş, ekşimiş yiyecekler ince bağırsağa gönderilir. Besin değerleri düşük bu karışım bakteriler için çok güzel besin kaynağı oluşturur. Enerji eksiliğinin yanı sıra gaz ve şişkinlik hissi, kabızlık ve daha başka sindirim sorunları da eklenmiş olur. Bu nedenle en ideal yeme şekli et, tavuk, balık veya sütlü, peynirli yemeklerle ve nişastalı yiyecekler olan pilav, patates ve ekmek yiyeceklerin birlikte yenmeyerek, sadece salata ve buharda dirilikleri alınmış sebzelerle birlikte yenmesi en uygunudur. Kültürümüzde yerleş-miş olan bazı yanlış yeme alışkanlıklarımızı düzeltebilmek zaman alsa bile, sağlığımız, söz konusu bu uyumlu yeme alışkanlığını edinmeye gerekli özeni göstermeliyiz.

Yine etli, sütlü, kısaca protein içeren yemeklerin hemen arkasından tatlı ve meyve yenmesi ekşime ve kokuşmaya neden olacağından yemeklerden en azından 2-3 saat sonra yenmelerine dikkat etmek gerekir. Su ise yemeklerden önce ve sonra içilmelidir, mide asidinin sulandırılmaması için. Yemek araları ise en uygun zamanlardır.

"Sağlığımız, ne yediğimizden çok, nasıl sindirebildiğimizle anlaşılır." Bernard Jensen

Gelecek sayımızda bir başka konuda beraber olmak üzere sağlıcakla kalın değerli okuyucular.


Mart 2007


YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Vitaminlerle Olan İlişkilerimiz