|
Tabağımızdaki
Yiyecekler Birbirleriyle Uyumlu mu?
Yediklerimizi iyi sindirebilmek için tabağımıza koyduğumuz yiyeceklerin
miktarı kadar onların birbiriyle uyumlu olup olmadıklarına da dikkat
etmemiz gerekir. Araştırmacı ve sağlık uzmanlarının yüzyılı aşkın
süreden beri "beraber yenildiğinde sindirim güçlüğü yaratan
yiyecek grupları" üzerinde yaptıkları araştırmalardan kurallara
dikkat edilmemesi halinde, sadece aşırı şişmanlığa değil, aynı zamanda
sindirim sisteminin iyi çalışmamasından kaynaklanan hastalıklara
da ortam hazırlanacağını önemle vurgulamaktalar.
Yiyeceklerin
sindirilmesinde birbirine uyumlu olmayan bir öğünün arkasından hissettiğimiz
veya gördüğümüz, fiziksel veya psikolojik değişikliklerin, alınan
besinlerden elde edilen enerjinin sindirimimizle ilgili olarak nasıl
kullanıldığı hakkında bilgiler vereceğini söyleyebiliriz..
Bu uyumlu gıda
maddelerini tabağımıza nasıl koyacağımızı izah etmeden önce her
yemekten sonra kendi vücudumuzu dinleyerek veya zaman zaman kendimize
sorular sorarak bu konuda tabağımızı yanlış donatıp donatmadığımızı
anlayabiliriz.
Günüme nasıl
başlıyorum? Sabah uyandığım zaman enerji seviyem nasıl? Yataktan
dinlenmiş olarak kalkıyor muyum? O günkü yapacağım işlerden dolayı
gereğinden fazla endişe duyuyor muyum? Kahve içmeden güne başlayamıyor
muyum? Güne başlarken olumlu ve mutlu bir davranış içinde miyim?
Eve yorgun argın döndükten, akşam yemeğinden sonra TV'nin karşısında
hemen uyuya mı kalıyorum? Gibi soruların cevabını genellikle hazmı
güç olan yemeklerin bir arada yenmesinden dolayı ortaya çıkan enerji
yetersizliği olarak isimlendirebiliriz. Sindirim sistemimiz vücudumuzda
en fazla enerjiyi kullanan sistemlerden biridir. Enerji sarfı ölçüldüğünde
ve karşılaşması yapıldığında sindirim sırasında sarf edilen enerjinin,
aynı zaman zarfında yüzme, koşma ve bisiklet kullanmadan daha fazla
olduğu görülmüştür.
Ne kadar çok
istenmeyen veya kötü kombine olmuş yemekleri bir arada yerseniz
sisteminiz onları öğütmek, emilir hale getirmek ve dışarı atmak
için o kadar çok enerji kullanacak demektir. Çünkü beyin yemekten
sonra, acil olarak yapılacak görevin yemekleri sindirme olduğu iletisini
gönderince, vücutta depolanan enerjinin çoğu bu işin yerine getirilmesi
için harcanır. Bütün bunların yanında sindirim sistemimiz normal
şartlarda bile en fazla enerjiyi tüketen bir sistemken, yanlış seçimli
yiyeceklerden kaynaklanan güçlü hazımsızlıkla vücudumuzu bu iş için
daha çok zorlamış oluruz.
Kısaca: Birbirleriyle
uyumlu olmayan yiyecekler sindirilmeleri sırasında daha fazla enerji
harcayacaklarından, yemeklerden sonra hissedilen yorgunluk, isteksizlik
enerji yetmezliğinden kaynakla-nan nedenler olarak açığa çıkar.
Peki sindirim sistemimize fazladan yük vermemek, yediklerimizi daha
iyi sindirebilmek için sağlıklı beslenmeye temel alınacak birbirleri
ile uyumlu yiyecekler neler olmalıdır?
Birincisi: İki
farklı protein içeren yiyecekleri birlikte yemekten kaçınmalıyız..
Çünkü sistemimiz bir sefer de sadece bir çeşit proteinli gıda maddesini
öğütmeye yeterlidir. Örneğin: Peynirli et (cheese burger), kıymalı
yumurta, yumurtalı sucuk gibi yiyecekler.
İkincisi: Nişastalı
yiyecekleri (pilav, ekmek, makarna, patates...) protein içeren yiyeceklerle
(et, tavuk, balık, süt ve sütten yapılmış yiyecekler...) birlikte
yemekten kaçınmalıyız. Çünkü nişastalı gıdaların parçalanma ve emilme
işlemleri midede olmaz, ince bağırsaklar tarafından yapılır. Bu
böyle olunca hazım olayının büyük bir bölümü midede olan proteinler,
nişastalı maddelerin ince bağırsağa geçmesini önler. Bu gecikme
yiyeceklerin bu süre içinde proteinli yiyeceklerle birlikte kokuşmasına,
ekşimesine neden olur. Ne zaman ki, proteinlerin hazım işi biter,
(ki bu olay nişastalı yiyeceklerin karışmasıyla iki misli zorlaşır),
midenin sonundaki kapakçık açılır ve yarı hazmedilmiş fakat kokuşmuş,
ekşimiş yiyecekler ince bağırsağa gönderilir. Besin değerleri düşük
bu karışım bakteriler için çok güzel besin kaynağı oluşturur. Enerji
eksiliğinin yanı sıra gaz ve şişkinlik hissi, kabızlık ve daha başka
sindirim sorunları da eklenmiş olur. Bu nedenle en ideal yeme şekli
et, tavuk, balık veya sütlü, peynirli yemeklerle ve nişastalı yiyecekler
olan pilav, patates ve ekmek yiyeceklerin birlikte yenmeyerek, sadece
salata ve buharda dirilikleri alınmış sebzelerle birlikte yenmesi
en uygunudur. Kültürümüzde yerleş-miş olan bazı yanlış yeme alışkanlıklarımızı
düzeltebilmek zaman alsa bile, sağlığımız, söz konusu bu uyumlu
yeme alışkanlığını edinmeye gerekli özeni göstermeliyiz.
Yine etli, sütlü,
kısaca protein içeren yemeklerin hemen arkasından tatlı ve meyve
yenmesi ekşime ve kokuşmaya neden olacağından yemeklerden en azından
2-3 saat sonra yenmelerine dikkat etmek gerekir. Su ise yemeklerden
önce ve sonra içilmelidir, mide asidinin sulandırılmaması için.
Yemek araları ise en uygun zamanlardır.
"Sağlığımız,
ne yediğimizden çok, nasıl sindirebildiğimizle anlaşılır."
Bernard Jensen
Gelecek sayımızda
bir başka konuda beraber olmak üzere sağlıcakla kalın değerli okuyucular.
Mart 2007
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Vitaminlerle Olan İlişkilerimiz
|