Şevket ÇORBACIOĞLU
Teknopolitika

 

Temiz Kramponlar Operasyonu ve Futbol Endüstrisini Paylaşım Savaşı


Futbol; topun tam bir küre biçimini almasından (1841) bu yana başat spor oldu. Yani 'izlenirliği ve seyir zevki bağlamında' en baskın spor. Farklı düşünselliklerin, kültürlerin ve sınıfların ortak küresel coşkusu. Evrensel olmasa da barışın ve uzlaşının kısa erimli, kalıcı olmayan göreceli soluğu.

Günümüzde futbol, duyularla algılanan en büyük olgu (İng. Fenomen) haline geldi.

Futbol, egemen güçlerin özdeksel çıkarını besleyen olgu olmanın ötesinde, kitleleri etkilemesi bağlamında egemen ideolojilerin güçlü bir siyasal aygıtına dönüştürüldü.

Kapitalizmin özü olan tüketim kültürünün yeni adresi oldu futbol.

Futbol ideolojilerin bir çeşit yeni katkı maddesi... Dahası, partilerin kitleselleşmesinin ve karşıtlarının gücünü kıran örgütlenmedeki yeni onarıcısı. Kapitalizm için futbol, toplumu oluşturduğu sistemle bütünleştirecek olan tüketim kültürüne yeni bir soluk kazandıran aygıt. Böylesi üreten bir aygıt olmanın ötesinde, emek yanlısı karşıtların artmaması için, üretim süreci sonrası çalışanın kendisini eğitecek boş zamanını çalan bir aygıt. Kısacası topluma kendi sorunlarına çözüm getirecek olan boş zamanını bomboş hale getiren, seyir bütünündeki eğlenme aygıtı.

Göreceli olarak '19. yüzyılın ortalarından sonra' radikal ideolojilerin, 'İlle de Franko ve Salazar faşizminin' etkin aygıtı olan futbol, son yıllarda spor olmaktan çıkıp 'çekiciliği çok yüksek' yeni bir endüstriyel sektöre dönüştü.

Futbol bizde 1877'de oynanır oldu. 1959'da da profesyonel oynanmaya başlandı. 1980 sonrası T. Özal siyasi getirimini güçlendirmek adına, Anadolu'da profesyonel futbol yaygınlaştırıldı. İşin gerçeği; Profesyonelliğin altyapısı oluşturulmaksızın futbolun endüstriyel yeni yüzü abartılarak siyasi ve ekonomik getirim aracı haline dönüştürüldü. 2000'ler sonrası ise futbolumuz, özellikle yerel yönetimler aracılığıyla adeta 'siyasi ve ekonomik getirisi bütününde' ideolojiye eklemlenir oldu. Doğrusu; ideolojik amaca ulaşmanın yardımcı öğesi haline getirildi.

Özellikle ülkemde benim için futbol, bir spor oyunundan çıkarak, çıkar oyununa dönüşmüştür.

Peki öncesi ne idi? Futbolumuzun öncesi; kısa bölümceler halinde halkın ortak sevinci ve sözde kapitalistlerimizin endüstriyel yapılanması idi. 1970'ler sonrası futbolumuz organize suç örgütlerinin cirit attığı alanlardan biri oldu.

İşte organize suç örgütlerinin bu alanına 2000'ler sonrası, organize çıkar örgütleri diyebileceğimiz 'futboldan da geçinmeye başlayanlar' yavaş-yavaş girmeye başladı.

Birileri futbola egemen olmak için önce Galatasaray'da ıslık bahanesiyle egzersiz yaptılar, ardından FB'ye yöneldiler ve Aziz Yıldırım beyle birlikte 50'ye aşkın kişiyi gözaltına aldılar…

14 Mart 2010 tarihli yazımda 'sanki bugünler yaşanacağı içime doğmuş gibi' şunları yazmışım:

http://blog.milliyet.com.tr/Galatasaray_Bursa
_maci_sampiyonu_belirler/Blog/?BlogNo=233862

"…Bilmem, İtalya'da yaşanan Milan, Juventus benzeri olayların düğmesine basılarak, birileri gündem değiştirerek bazı yapay takımların önünü açar mı? Sorusu da akla gelmiyor değil…"
Sonunda oldu da. Ve adına da "Temiz kramponlar operasyonu" dediler.

Şamil bey, hiç zaman kaybetmeksizin olayı daha farklı taraflara taşıdı:
"Bu olayın peşi bırakılmayacaktır... Ergenekonun finansal ayağı da bulunabilir…"

Şamil o'nu derse Kâmil durur mu? O da:
Ergenekon'da olduğu gibi; birileri yanlışların üzerine kendi yanlışları meşrulaştırmak için mi gidiyor?

Amaç Türk futbolunu mu temizlemek, yoksa birileri için Fener'i mi?
FB'yi tesisler bağlamında kurumsallaştıran, varsıllaştıran sayın A.Yıldırım'ı bir şekilde uzaklaştırıp takımı birilerine, doğrusu takımı futbolun yeni güçlerine teslim mi amaç?

FB'nin dışarıdaki 5 yöneticisinin; "Başkan başka, Fenerbahçe başka... Bu olaydan şahıslar ceza alabilir ama 104 yıllık bir çınar olan FB cezalandırılamaz. Şampiyonluğumuza dokunmayın…" söylemi bu bağlamdaki bir teslimiyetin işareti mi?

Olgu üç büyükler üzerinden farklı taraflara yönlendirilebilir endişesi içindeyim.

Bugün yaşanan ve FB başkanı sayın Aziz Yıldırım'ın gözaltısıyla devasa operasyon özelliği kazanan "Temiz Kramponlar Operasyonu", 2000'ler sonrası, yerel yönetimleri aracılığıyla oluşan yeni organize güç ile, eski organize gücün savaşımı gibi geliyor bana.

İşin içinde, neden salt FB, Sivasspor ve yöneticileri, var? Karabükspor, Eskişehirspor, BJK, İBBS kulüpleri ve sadece topçular var? Hakemler niye yok? Medya ayağı niye yok? Yerel yönetimler tarafı niye yok? Özellikle, salt Ankara'nın futbol coğrafyasını değil, ülkenin futbol coğrafyasını bozan aile ve Ankaragücü yöneticileri, topçuları neden yok?

Futbolumuzun yeni efendileri, yani dinden ve yoksuldan geçinirken futboldan da geçinmek için doların yeşilini İslam'ın yeşiliyle harmanlayıp yeşil sahalara inenlerin önleri açılabilir. Çünkü futbol milyar dolarlık endüstri. Yani borsaya endeksli büyük bir ekonomik güç.

Bu ekonomik güçlerin en büyüklerinden biridir FB. Daha önce deplasmanlı ulusal ligden ihraç edilmiş (1937-38 sezonu) FB gibi devasa bir kaynak asla ligden ihraç edilmez. Sadece FB el değiştirir.

Böylelikle; "Temiz futbol adına Başbakan, taraftarı olduğu ve çok sevdiği FB'nin bile üzerine gidebiliyor" şeklinde beyinlerde yaratılan dürüstlük imajıyla siyasi rant da sağlanmış olur.

Eğer ne Şamil'in, ne de Kâmil'in dedikleri çıkmaz ve oluşturulan kirli kuleler, İtalyan deprem benzeri depremle yıkılır, yıkım takviye karşıt güç ile durdurulmaz ise, öncelikle ben bu süreci başlatanların elini öpeceğim, temiz toplumun öncüleri diye.


ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
Teknopolitikalar Platformu
İLET-Kİ
evesbere@mynet.com


Haziran 2011

Yazarın önceki yazıları:
19 Mayıs'ta Atatürk ile Değişen Ülkemin Yazgısı 12 Haziran'da Tekrar Değişir mi?
CHP'yi Eleştirmenin Dayanılmaz Zamansızlığı ve Zeminsizliği
Y-azarlar Tutuklanmalıdır ve Salınmamalıdır
Demokrasi Şehidi Uğur Mumcu ve Aciz Ölü Tasnifçileri

Haydarpaşa Yıkıldı Garı
Türban ve First Leydi Wulff
Başbakan'ın Çılgın İstanbul Projeleri
Evet; % 58, Hayır; % 42
Askeri ve Sivil Darbelere Hayır Demek İçin

Hayır Demenin 12 Eylül'ü

30 Ağustos 1923 ve 12 Eylül 2010 Emperyalizme
"Hayır!" Demenin Amentüsüdür

Sıvas-Madımak ve Auschwitz-Reishtag
Birkaç İnsan ve 23 Nisan
Elazığ Depreminde Suçlu Kerpiç Evler(miş)
Kürt Otonomisi ve Ermeni Haritası
Haiti Depreminin Çağrıştırdıkları
Gripin ve Domuz Gribi
Türkiye İslam Cumhuriyeti
2013'te 1. Yılını Kutlayacak
G-8'i Besleyecek 11'ler ve Pasif Laiklik
ve de Taksim'deki İMF Meydan Savaşı

Çatalca, Trakya, Marmara Afetinin Uyarısı
Ben Dinlencede Balbay İçeride - 2
Ben Dinlencede Balbay İçeride - 1
Çin İ-Çin Cin Diyebilir miyiz?
Cumhuriyet(imizin) Faşistleri
(1 Mayıs'ta Taksim Edenler) ve Cumhuriyet Meydanı
Obama Bor'a mı Geldi, Ankara'ya mı?
Nöbetçi Anketçi Tahran Erdem
Balbay'a Saldırmak
Eee-Recebim Nedir Bu Ekonomik Paritesizlikler?
Yeni Yıl, Yeni Umutlar
Postemperyalistlerin ve Benim Ermeni Özürüm
29 E-KİM?
Kendimizle Savaşmak