|
2009'a Girerken
14 Aralık Pazar
günü, Türk Film Derneği'nin düzenlemesiyle gerçekleşen, arkadaşımız
Cüneyt Birol'un yönetmenliğini yaptığı Nefes (Breath)
adlı belgeseli tekrar seyredebilmek için Northern District
Kütüphanesi'ne gittim. Filmi ikinci defa seyrediyor olmam, ustalıkla
yapılan bu belgeseli zevkle seyretmemi engellemedi.
Belgeselin sonunda
bir kaç kere daha seyredebileceğimi kavradım. Özenle işlenmiş, titizlikle
kurgulanmıştı. Sahnelerin birbirine bağlanmasında dramatik kıvrak
bir usa baş vuruş vardı. Cüneyt Birol'un fotoğraf merakı
tüm belgeselde bir fuar gibi usuma işleniyordu. Kare kare görsem,
sanırım filmdeki yüzlerce kareyi evimin duvarlarında her gün görmek
ve dostlarıma göstermek isterdim diye düşündüm, tüm izlence boyunca.
Bizler bu gurbet ellerde ne kadar şanslıyız diye düşündüm bir ara;
ve dalıp gidiverdim sanat ve kültür kervanımıza.
Sevim Önen'in
resimleri aklıma geldi. Motiflerindeki renklerin coşkusunu hatırladım.
Sara Bilge Çağlar'ın yaşamınıza giren resimleri ve Hitit
Galerisi'ni usuma düşürdüm. Necati Onat'ın Kilim Sergilerini
hatırladım, Bahadır Çıtak'ın İznik Çinilerini anımsadım.
Haysam Hayta'nın figür ve resim çalışmalarını, Atanur
ve Asuman Doğan'ın suluboyaları, Mustafa Çetin, Vlademir
Topal, Nuriye Kılınç ve Ege Can'ın resimleri geçiverdi
gözümün önünden. Ruhi Tuna Carassauga Festivali'ne
yaptığı ATATÜRK Rölyefinin ardından, Ata'nın heykelini
yapıyordu Toronto Belediyesi'ne. Büyük belgesel ustası İshak
Işıtan, Eylem Kaftan, Sibel Güvenç ve Kaan Akalın'ın
kısa filmleri ve belgesellerine selam verdim. Gökçe Erkan'ın
fotoğraflarını seyrettim. Lynette'e Ayşegül Birol'un
el yapımı takılarını aldım. Haberi Ustam büyük gazeteci ve Engin
Aşkın'la yazdım.
Gazeteci Güney
Menteş ile de Hürriyet Gazetesi'nde haber yaptım. Esin Akalın
ile tiyatro oyunları yazıp yönettim. Irene Markoff, Kâzım
Boran, Ali Ekber Kaybaki, Aydın Aydoğan, Sidar Demirer, Kadir Yılmaz
saz ve bağlama çalarken, Brenna McCrimmon türküler söyledi
Anadolu Halk Oyuncuları Ezgi Türkü Grubuyla. Aydın
Sencan'ın gitarı, Agâh Ecevit'in neyi eşliğinde
Boğaziçi Müzik Grubu'nun faslından, Klasik Türk Sanat
Müziği Koromuzdan Dikran İstanbul yönetiminde şarkılar
dinledim. Anadolu Halk Oyuncularıyla halaylar çekerken,
Nişaniko ile taverna müzikleri dinledim. İsmail Hakkı
Fencioğlu ustanın uduyla kendimden geçtim. Aslı Yumuştutan'ın
arp nameleri, İbrahim Gürel saz virtüözünün notalarına karışıyordu
kulaklarımda. İlyas Halil'in öykülerine daldım; Ankara
Kitaplığı'nda, şiirlerinde her zaman ne kadar genç kalabileceğimi
ve sevdasız yaşayamayacağımı anımsadım. 15 yıldır kalemiyle topluluk
olmamızın resmini gazetemizde yılmadan, usanmadan çizerken Ömer
Özen'i düşündüm. Başarının abideleri haline gelmiş Dr. Atilla
Turgay gibi isimler gözümün önünden geçiverdi.
Kanada'da nicel
olarak az sayıda bir topluluk olmamıza rağmen, böyle bir oturuşta
usuma düşemeyecek kadar sayısal çoklukta ki, yetenek ve ustalık
dolu bu insan kitlesine sahip olduğumuz için ne kadar şanslıyız
diye düşündüm.
2009 yılına
girerken sanatçı ve kültür adamlarımızla, yıllarca güçlü bir Türk
toplumunun oluşmasında fedakârca çalışmış ve hâlâ gönüllü çalışan
toplum liderlerimizle, bilim adamlarımız ve akademisyenlerimizle
yeni yılda güneşli ve sıcacık dostluk ve beraberlik günleri diliyorum.
Nice Yıllara.....
Aralık 2008
Yazarın Önceki
Yazıları:
Atatürk ve Türkiye Ayrılmaz Bir Bütündür
Amerikan Kovboy Kapitalizminin Düşüşü!...
Genç Cumhuriyet 85 Yaşına Basıyor
Bu Yıl da Yaz Bitti!
|