Celal UÇAR
Perdeci



Toplumsal Örgütlenmeye Bir Bakış


Kanada Türk Toplumu Örgütlenme şeması git gide Anayurt Türkiye'de var olan örgütlenmeye veya başka bir deyişle örgütsüzlüğe benzemektedir. Modası geçmiş ya da zamanın gerisinde kalmış feodal özlü, ahbap-çavuş ilişkileri temelinde, localar ve küçük gruplaşmalar bazında, kafa kol ilişkileri merkezinde gelişiyor.

Proje temelinde, hedefleri olan örgütlenmelerin yerine; bunu da ben yaptım, onu da istersem ben yaparım; o, bu, şu benim arkadaşım, benim adamım beni dinler ve sayar; benim istediğim temellerde olmazsa ben yokum; ben veya bizim grup yapacak; biz alacağız, biz önderlik yapacağız, önce benim fikrimdi; en iyi ben ve benim grubum yapar; biz organize edeceğiz, isteyen katılsın; şartlarımızı kabul eden gelsin vb, vb.. yaklaşımları tercih ediliyor.

Sayın Büyükelçimiz Rafet Akgünay'ın Toronto'da Federasyonumuzun düzenlediği derneklerle tanışma toplantısında bahsettiği ve hepimizin yolunu açması gereken yol gösterici formülü, toplum liderlerimiz henüz anlamış değiller.

Laik olmak ve demokratik olmak 'Ortak paydalarında eylem birliği', daha güçlü bir Türk toplumu yaratabilmenin tek ve vazgeçilmez önkoşulu.

Ortak eylem birliği hem birlikte yaşadığımız Kanada toplumunu da bize karşı olumlu yönde etkileyecek, görünürlüğümüz artacak, sosyal, politik ve kültürel alanlarda var olmaya başlayacağız, hem hepimizi küçük dar grupçuklarda kalma sıkıntısından kurtaracak hem de Kanada toplumuyla entegrasyonu hızlandıracak.

Gelecek kuşaklarımız içinde gözle görünür bir sayıda toplumu yönlendiren ve belirleyen işlere doğru tırmanışı artıracaktır. Eğitimciler, öğretmenler, profesörler, doktor ve sağlık uzmanları, hukuk ve yargı organlarında yargıçlar, avukatlar, yasama ve yürütme sorumluları olan politikacılar, milletvekilleri, senatörler, polis şefleri, askerler ve kamu çalışanları olacak.

Türkiye ve Kanada'da yaşayan Türklerle ilgili kararlar alınırken bizlerin varlığını hesaplamak zorunda kalacaklar. Hiç kimse görmezden gelerek davranış rahatlığı içinde olamayacak. Kısacası ortak hareket etmek bu denli hatırı sayılır bir toplum yaratmanın olmazsa olmaz bir ilkesidir.

Yeni bir yıla başlarken gelin şu eski alışkanlıklarımızdan vazgeçelim. Her örgütlenme kendi kuruluş amaçlarını anımsayarak ve bir diğeri ile kardeşçe bir dayanışmaya girerek, burada yaşayan gerçekten eğitim düzeyi yüksek 'her biri on parmağında on marifet olan' bu değerli insan gücünü harekete geçirerek el ele olmayı başarmalı. Federasyon, dernekler, medya kuruluşları, vakıflar el ele tutuşursa inanılmaz bir güç birliği oluşur. Sayısal olarak on binleri bulan toplum üyelerimiz de bundan etkilenerek ekonomik ve sosyal olarak büyük bir birikim yaratabilir.

İlk hedef öncelikle toplumun bir yer sahibi olmasıdır. Etkinliklerimize kendi yerimizde misafirlerimizi davet etmek ister gönlümüz. Sanatımızı, geleneklerimizi, kültürümüzü ve düşüncelerimizi sergileyebildiğimiz, paneller yapabildiğimiz bir yer. Toplanabildiğimiz bir yer. Halktan toplanan paraları bir araya getirip bunu hemen sağlamalıyız. 2009 yılının tüm toplumumuza yeni umutlar getirmesini diliyorum.

Ocak 2009

Yazarın Önceki Yazıları:
2009'a Girerken
Atatürk ve Türkiye Ayrılmaz Bir Bütündür
Amerikan Kovboy Kapitalizminin Düşüşü!...
Genç Cumhuriyet 85 Yaşına Basıyor
Bu Yıl da Yaz Bitti!