Şevket ÇORBACIOĞLU
Teknopolitika

 

Depremi Depremlerde mi Anımsayacağız?!

Deprem kendisini anımsatınca yine deprem duyarlılığımız depreşti

Depremi biliyorsunuz. Aslında bilmeyenler bile öğrendi, çünkü ülkemiz adeta Avrupa ve Asya arasında 'faylarla örülü' salınan bir hamak gibi. Bu hamak sıklıkla salındığı için sıklıkla depremi anlatırız. Tehlike geçer geçmez gaflet içinde depremin koynuna girer uyuruz.

Peki "Depreşme" nedir biliyor musunuz? Depreşme: "Bir olguyu tam unutmuşken o olguyla ilgili bir materyal görüldüğünde girilen ruh hali". İşte biz depremi belli zaman aralıklarda, artçı şoklar halinde depreştiren duyarsızlarız.

Depremle ilgili depreşmelerimiz:

Deprem panelleri ve programları yaparız.

'Depremle yaşamayı öğrenmeliyiz' nutukları atarız.

İstanbul başta olmak üzere, deprem kuşağındaki yapıları güçlendirmemiz gerektiğinden söz ederiz.

Yapı malzemeleri ve yapı elemanlarının deprem mukavemetlerinin artırılmasından söz ederiz.

İhale Yasası, Deprem Yönetmeliği, Yapı Denetim Yasası ve İmar Yasası'nın yetersizliğinden ve Afet Planı'ndan söz ederiz.

Fakat;

1999'daki büyük felaket Marmara-Bolu depremi sonrası, Bülent Ecevit hükümetince oluşturan 'Deprem Fonu' paralarının '2002 sonrası' nerelere harcandığını sormaz ve sorgulamayız.

Evet, TOKİ öncülüğünde yaşama geçirilen 'Kentsel Dönüşüm' yalanıyla, bu paraları söğüşlediğimizi sorgulamayız.

Yine Bülent Ecevit hükümetince kurulan 'İl Afet Merkezi' tarafından İstanbul'da deprem anı için belirlenen 480 noktadaki çadır kurma alanlarının 2002 iktidarı sonrasınca büyük kısmının imara açıldığını ve bu alanlarda İstanbul'un siluetini de yok eden devasa yapılar inşa edenleri sorgulamayız.

En önemlisi 24 Mayıs 2004 günü Gökçeada merkezli Ege depremi sonrası, 2002 sonrası özelleştirilen Türk telekomünikasyon'nun altyapısı'sının çökmesi nedeniyle telefonların çalışmamasını sorgulamayız.

İşin gerçeği şu: Marmara'da olası bir depremde, özellikle İstanbul'da yaşanacak felaketlere, Soma'daki katliamlar da olduğu gibi, "Bu bir kaderdir, fıtratında var" mı diyeceğiz?

Siz eğer, İstanbul'da kentsel dönüşüm projesini yaşama geçirirken, olası deprem nedeniyle, geleneksel yapı teknolojiyle inşa edilen binaların güçlendirilmesine öncelik vermez, yeni yüksel yapılara ve de Osmanlı yapılarının yenilenmesine öncelik vermek akıllarda soru işaretleri yaratmaktadır. Ne ilgisi var demeyin, sizin kentsel dönüşüm diyerek kendi ideolojinizi dönüştürmeniz, İstanbul ve Türkiye için deprem riskini hiç dikkate almıyorsunuz demektir.

'Laisizme ve demokrasiye karşı değiliz; İslamiyet bu evrensel değerlerle örtüşüyor, bunun için milli gömleği çıkardık' diyeceksin, yapıları güçlendirmek yerine ideolojini güçlendirircesine, 'Laisizm ve çoğulcu demokrasi İslami değerlerle bağdaşmaz' diyerek ülkeyi İslami kurallarla yönetecek rejim dönüşüne gideceksin.

Hayır, sen tehlikeyi sezinleyip var olan yapıları güçlendirerek Kentsel Dönüşümü gerçekleştirmen gerekirken, rejim dönüştürme peşindesin..

Tehlikeli sulardasın...

http://www.radikal.com.tr/yorum/iyi_yasa_saglam_bina-601666
http://www.ivmedergisi.com/deprem-manifestosu-sevket-corbacioglu.html

26 Mayıs 2014


ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
evesbere@mynet.com
GSM: 0506 609 00 32
sevket-che@hotmail.com

Yazarın önceki yazıları:
Her Düzlemde Onlar Varolmaya Çalıştığı İçin Kaybettik
Atatürk ve CHP Bir Şey Yapmadı Diyenlere
Olimpiyatları Kazanmak İçin Değil Kaybetmek İçin Savaş Verdik
Şafak Sezer Olayı
Taksim Derken Bor Madenini de Taksim Ettiler
Halk Sokağa Neden İndi?
Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'ya Gelişi ve Ankara'nın İstanbul'a Gidişi
Her Şeyin Fazlası Zarardır
Öğretmenler Günü ve Çamlıca Tepesine 72 Buçukluk Cami
Çocuklar Yarın(larda) Kime Emanet Edilmek İsteniyor?
Samsun'da TOKİ'nin Neden Olduğu Facia ve Afet Yasası
19 Mayıs Atatürk'ü Anmayı ve İnterneti Sınırlayan Otoritarist Yaklaşım
Kadın, Nedir Senin Adın?
Devletçiliğe Dönüş Yapan Türkiye
Yükselen Türkiye'de Halk mı Yoksa Birileri mi Yükseliyor?
İçeride Antilaik Dışarıda Laik
Eski Coşkulu Seçimlere Ne Oldu?
Türkiye'de Alternatif Tarih mi Yazılıyor?
Temiz Kramponlar Operasyonu ve Futbol Endüstrisini Paylaşım Savaşı
19 Mayıs'ta Atatürk ile Değişen Ülkemin Yazgısı 12 Haziran'da Tekrar Değişir mi?
CHP'yi Eleştirmenin Dayanılmaz Zamansızlığı ve Zeminsizliği
Y-azarlar Tutuklanmalıdır ve Salınmamalıdır
Demokrasi Şehidi Uğur Mumcu ve Aciz Ölü Tasnifçileri
Haydarpaşa Yıkıldı Garı
Türban ve First Leydi Wulff
Başbakan'ın Çılgın İstanbul Projeleri
Evet; % 58, Hayır; % 42
Askeri ve Sivil Darbelere Hayır Demek İçin
Hayır Demenin 12 Eylül'ü

30 Ağustos 1923 ve 12 Eylül 2010 Emperyalizme
"Hayır!" Demenin Amentüsüdür

Sıvas-Madımak ve Auschwitz-Reishtag
Birkaç İnsan ve 23 Nisan
Elazığ Depreminde Suçlu Kerpiç Evler(miş)
Kürt Otonomisi ve Ermeni Haritası
Haiti Depreminin Çağrıştırdıkları
Gripin ve Domuz Gribi
Türkiye İslam Cumhuriyeti
2013'te 1. Yılını Kutlayacak
G-8'i Besleyecek 11'ler ve Pasif Laiklik
ve de Taksim'deki İMF Meydan Savaşı

Çatalca, Trakya, Marmara Afetinin Uyarısı
Ben Dinlencede Balbay İçeride - 2
Ben Dinlencede Balbay İçeride - 1
Çin İ-Çin Cin Diyebilir miyiz?
Cumhuriyet(imizin) Faşistleri
(1 Mayıs'ta Taksim Edenler) ve Cumhuriyet Meydanı
Obama Bor'a mı Geldi, Ankara'ya mı?
Nöbetçi Anketçi Tahran Erdem
Balbay'a Saldırmak
Eee-Recebim Nedir Bu Ekonomik Paritesizlikler?
Yeni Yıl, Yeni Umutlar
Postemperyalistlerin ve Benim Ermeni Özürüm
29 E-KİM?
Kendimizle Savaşmak