Ömer F. ÖZEN
Gözleyi, Gözleyi...


Emperyalizme Uşaklık Etmeden...


Bilmeden konuşmak, belgeleri ters yüz etmek ya da olmayan bir şeyi siyasi amaçlara alet edip kamuoyu yaratmak için asılsız belgeler düzenlemek insanlık ahlakında herhalde uygun olmasa gerek. Türkler en az iki yüzyıldan beri yanlış yönetimler yüzünden, sürülmüşler, katledilmişler, hep sindirilmeye uğramışlar.

Toplum olarak tüm değişik ırk ve uluslarla büyük bir hoşgörü içinde yaşamayı felsefe edinmiş ve ötekine kem gözle bakmamış. Hep başka uluslarla birlikte uyum içinde yaşamayı sürdürmüş. Binlerce yıldan gelen devlet olma, yönetme geleneğinde bile, 'Türk' deyimini kullanmamaya özen göstermiş Türkler; kaldı ki, 'Türk' deyimi, herhangi bir ırk adı değil, bir dil ve kültür birlikteliğinin adı olmasına karşın...

Fazla geriye gitmeye gerek yok, daha iki yüzyıldan beri emperyalizme karşı duran Türkler, ne yazık ki hep haksızlıklara uğradılar. Bugün olduğu gibi, o gün de BOP'lar vardı; bölgenin varsıllıklarını sömürmek, denetlemek için her türlü oyunlar oynanıyordu. Batıdaki Osmanlı topraklarında Hıristiyan toplulukları kışkırtarak amaçlarına ulaşan emperyalistler, doğuda da ne yazık ki Ermeni eylemcileri buldular. Ermeni toplumu önce bunlara yüz vermiyordu. Dahası Rusya'da yaşayan çoğu Ermeni bile barış içinde bir yaşam için Osmanlı topraklarını seçiyordu.

Ancak eylemciler durmadılar; bir ütopya ardına düşmüşlerdi; çoğunluğu oluşturmadıkları topraklarda kendilerine yurt istiyorlardı. Toplumlarını kendilerine çekebilmek için her türlü zorbalığı kullandılar. Din adamlarını, toplum önderlerini ortadan kaldırdılar; biraz varsıl olanlardan haraç almaya başladılar; şimdilerde olduğu gibi.

Emperyalist devletlerin memurları bile, göndermiş oldukları raporlarda buralarda Türklere karşı büyük haksızlıkların döndüğünü bildiriyorlardı. Ama sıcak evlerinde oturan emperyalist güçler, bunlara aldırış etmiyorlardı. Sahte belgeler düzenlediler, dindaşlarını kandırmak için her türlü yola başvurdular. Savaş durumlarında her türlü yalan mubahtı. Olaylar çıkarıp öbürünün üzerine atıyorlar, batı toplumları da dindaş oldukları için, çoğunlukta olan Müslüman ölülerini göz ardı edip dindaşlarını haklı görüyorlardı.

Türk toplumu Osmanlı'yı tarihe gömüp yeni bir toplum düzenine geçtiğinde, en az iki yüzyıldır yaşamış olduğu bir zulüm dönemini artık anımsamak istemiyordu. 'Evet, acımasız bir savaştı. Ama artık ileriye bakalım' iletisi verilmişti topluma. Ülke tam bir yangın yeriydi. Ürün yoktu ekecek, sanayi yoktu işletecek... Hiç kimseyle düşmanlık da gütmüyordu. İnanılmaz bir imece örneği vererek, ülkeyi ayağa kaldırmak gerekecekti, öyle de yaptılar. O nedenle saldırılara aldırmadılar. Çünkü ta zamanında bunların birer savaş propagandası olduğunu herkes biliyordu. Savaş olmuştu, birileri yenilmiş, birileri kazanmış ya da kurtarabildikleriyle ayakta durmaya çalışıyordu. Ama sustukça üzerlerine geliyorlardı.

Şimdilerde ardı ardına kitapların yayınlanması bundandır. İnsanlar artık bu haksızlığa bir dur demenin zamanı geldiğini görüyorlar. Şunu insan olanın kabul etmesi gerekir ki; bir insanın tırnağının bile incinmesi yüreklerimizi dağlamalı. Ama eskilerin deyişiyle, 'el insaf!' Bir kesimin kayıplarına ağlayacaksınız, dövüneceksiniz, dahası abartacaksınız, ama öbürünün acılarını, kayıplarını paylaşmayacaksınız.... Peki bu insanlık mı?

Türk sözcüğünü kullandığınızda şoven olacaksınız, ırkçı, milliyetçi olacaksınız... Kürt, Ermeni, Pontus, Rum dediğinizde, haktan hukuktan söz edeceksiniz. Peki bu hak, hukuk mu? Benim demem odur ki, n'olur aklımızı başımıza devşirelim. Gelin tüm haksızlıklara karşı olalım. Hele hele emperyalizme uşaklık etmeden onurlu bir biçimde, hep birlikte hoşgörü içinde yaşayalım.

Çok mu zor?

Hrant Dink ne demişti? Ermeni'yi Türk'ten, Türk'ü de Ermeni'den daha iyi anlayacak başka kimse yoktur. Bunu Kürtler ve diğer Anadolu toplumları için de söyleyebiliriz. Çünkü Anadolu bir değerler toplamıdır. Bizi ayırmaya, düşman etmeye kalkanlara dur dememiz gerekir.

Ne güzel demiş Ahmed Arif; Beşikler vermişim Nuh'a / Salıncaklar, hamaklar / Havva Anan dünkü çocuk sayılır / Anadolu'yum ben / Tanıyor musun?

Ben tanıyorum, ya sen?

Nisan 2007


Yazarın önceki yazıları:
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana

 
 Pardus... Özgürlük İçin...