|
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Bilmeden konuşmak, belgeleri ters yüz etmek ya da olmayan bir şeyi
siyasi amaçlara alet edip kamuoyu yaratmak için asılsız belgeler
düzenlemek insanlık ahlakında herhalde uygun olmasa gerek. Türkler
en az iki yüzyıldan beri yanlış yönetimler yüzünden, sürülmüşler,
katledilmişler, hep sindirilmeye uğramışlar.
Toplum olarak
tüm değişik ırk ve uluslarla büyük bir hoşgörü içinde yaşamayı felsefe
edinmiş ve ötekine kem gözle bakmamış. Hep başka uluslarla birlikte
uyum içinde yaşamayı sürdürmüş. Binlerce yıldan gelen devlet olma,
yönetme geleneğinde bile, 'Türk' deyimini kullanmamaya özen göstermiş
Türkler; kaldı ki, 'Türk' deyimi, herhangi bir ırk adı değil, bir
dil ve kültür birlikteliğinin adı olmasına karşın...
Fazla geriye
gitmeye gerek yok, daha iki yüzyıldan beri emperyalizme karşı duran
Türkler, ne yazık ki hep haksızlıklara uğradılar. Bugün olduğu gibi,
o gün de BOP'lar vardı; bölgenin varsıllıklarını sömürmek, denetlemek
için her türlü oyunlar oynanıyordu. Batıdaki Osmanlı topraklarında
Hıristiyan toplulukları kışkırtarak amaçlarına ulaşan emperyalistler,
doğuda da ne yazık ki Ermeni eylemcileri buldular. Ermeni toplumu
önce bunlara yüz vermiyordu. Dahası Rusya'da yaşayan çoğu Ermeni
bile barış içinde bir yaşam için Osmanlı topraklarını seçiyordu.
Ancak eylemciler
durmadılar; bir ütopya ardına düşmüşlerdi; çoğunluğu oluşturmadıkları
topraklarda kendilerine yurt istiyorlardı. Toplumlarını kendilerine
çekebilmek için her türlü zorbalığı kullandılar. Din adamlarını,
toplum önderlerini ortadan kaldırdılar; biraz varsıl olanlardan
haraç almaya başladılar; şimdilerde olduğu gibi.
Emperyalist
devletlerin memurları bile, göndermiş oldukları raporlarda buralarda
Türklere karşı büyük haksızlıkların döndüğünü bildiriyorlardı. Ama
sıcak evlerinde oturan emperyalist güçler, bunlara aldırış etmiyorlardı.
Sahte belgeler düzenlediler, dindaşlarını kandırmak için her türlü
yola başvurdular. Savaş durumlarında her türlü yalan mubahtı. Olaylar
çıkarıp öbürünün üzerine atıyorlar, batı toplumları da dindaş oldukları
için, çoğunlukta olan Müslüman ölülerini göz ardı edip dindaşlarını
haklı görüyorlardı.
Türk toplumu
Osmanlı'yı tarihe gömüp yeni bir toplum düzenine geçtiğinde, en
az iki yüzyıldır yaşamış olduğu bir zulüm dönemini artık anımsamak
istemiyordu. 'Evet, acımasız bir savaştı. Ama artık ileriye bakalım'
iletisi verilmişti topluma. Ülke tam bir yangın yeriydi. Ürün yoktu
ekecek, sanayi yoktu işletecek... Hiç kimseyle düşmanlık da gütmüyordu.
İnanılmaz bir imece örneği vererek, ülkeyi ayağa kaldırmak gerekecekti,
öyle de yaptılar. O nedenle saldırılara aldırmadılar. Çünkü ta zamanında
bunların birer savaş propagandası olduğunu herkes biliyordu. Savaş
olmuştu, birileri yenilmiş, birileri kazanmış ya da kurtarabildikleriyle
ayakta durmaya çalışıyordu. Ama sustukça üzerlerine geliyorlardı.
Şimdilerde
ardı ardına kitapların yayınlanması bundandır. İnsanlar artık bu
haksızlığa bir dur demenin zamanı geldiğini görüyorlar. Şunu insan
olanın kabul etmesi gerekir ki; bir insanın tırnağının bile incinmesi
yüreklerimizi dağlamalı. Ama eskilerin deyişiyle, 'el insaf!' Bir
kesimin kayıplarına ağlayacaksınız, dövüneceksiniz, dahası abartacaksınız,
ama öbürünün acılarını, kayıplarını paylaşmayacaksınız.... Peki
bu insanlık mı?
Türk sözcüğünü
kullandığınızda şoven olacaksınız, ırkçı, milliyetçi olacaksınız...
Kürt, Ermeni, Pontus, Rum dediğinizde, haktan hukuktan söz edeceksiniz.
Peki bu hak, hukuk mu? Benim demem odur ki, n'olur aklımızı başımıza
devşirelim. Gelin tüm haksızlıklara karşı olalım. Hele hele emperyalizme
uşaklık etmeden onurlu bir biçimde, hep birlikte hoşgörü içinde
yaşayalım.
Çok mu zor?
Hrant Dink
ne demişti? Ermeni'yi Türk'ten, Türk'ü de Ermeni'den daha iyi anlayacak
başka kimse yoktur. Bunu Kürtler ve diğer Anadolu toplumları için
de söyleyebiliriz. Çünkü Anadolu bir değerler toplamıdır. Bizi ayırmaya,
düşman etmeye kalkanlara dur dememiz gerekir.
Ne güzel demiş
Ahmed Arif; Beşikler vermişim Nuh'a / Salıncaklar, hamaklar
/ Havva Anan dünkü çocuk sayılır / Anadolu'yum ben / Tanıyor musun?
Ben tanıyorum,
ya sen?
Nisan 2007
Yazarın önceki yazıları:
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|