Şevket ÇORBACIOĞLU
Teknopolitika

 

Torba Yasası mı Zorba Kasası mı?

Cumhurbaşkanlığı Seçimleri öncesi çalışmaları hızlandırılan Torba Yasa Tasarısı, seçim sonrası yeniden görüşülmeye başlanarak 10 Eylül 2014'te Karara bağlandı.

Biliyorsunuz; yasaları torbalamaya 2009'da başladılar.

03 Şubat '11'de yazdığım "Torba Yasası Sanki Yeşil Sermayenin Kasası" başlıklı yazımda şu ifadeyi kullanmışım: "Bu ikinci torbalama (Birincisi 2009 Eylül). Belli ki tutku haline getirdiler; önce kıyılardan başlayıp, içerlere doğru akın ederek". Aynı ifadeyi bu son torbalama için de kullanabiliriz.

Cumhuriyet tarihinin en büyük "borç kolaylığı"nı içeren Torba Yasası Şubat 2011'de çıkarılmıştı. 10 Eylül 2014'te kabul edilen bu yasa da bana göre Cumhuriyet tarihimizin en keyfi ve zorba yasası. Daha doğrusu 'Yeni Türkiye'nin karmaşık torbalanmış haklar yasası. Öyle ki, yeni Torba yasası, tombalacının torbası kadar net değil. İçinde ne ararsan var.

Sakın ola ki; gecikmiş ya da ödenmemiş vergi ve SGK borçlarının faizlerin silinmesinden milyonlar faydalanacak diye düşünme, bundan daha çok yandaş ve yeşil sermaye yararlanacak. Düşün, onların vergi ve SGK borç faizlerini ve de seninkileri. Seninki devede kulak, onunkisi devenin ta kendisi..

Yasada bütünlük yok.

Dedim ya; yasa, tombalacının torbası kadar net değil. İçinde ne ararsan var!
Eğitimden sağlığa, spordan bankacılığa, vergiden trafiğe, Soma'daki katliam dikkate alınarak madenciliğe kadar her şey var. Yağma var, yandaşa kayık dolusu kıyak var, talan var ve de göstermelik cezalar var.

Yasada bütünlük yok dedim. Haklıyım, çünkü yasa yeni bir yasa değil, eski yasaların siyasi ve ekonomik rant adına onarımı, pardon restorasyonu var. Örneğin, eski yasa maddelerinin bendine yeni tanımlat eklenmesi, bilmem kaçıncı maddenin herhangi fıkrasına bir yaptırım eklenmesi v.s, v.s..

Ne sayarsanız sayın, fakat 148 maddelik bu yasa, ideolojik keyfilikle bütün, kayırmacılığı ve zorbalığı pekiştiren yaptırımlar getiriyor.

Aslında getirmiyor, birileri adına götürüyor.

Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Öncesi Çalışmaları hızlandırılan Torba Yasa Tasarısı, seçim sonrası yeniden görüşülmeye başlanarak 10 Eylül 2014'te Karara bağlandı. Biliyorsunuz; yasaları torbalamaya 2009'da başladılar. 03 Şubat '11 de yazdığım "Torba Yasası Sanki Yeşil Sermayenin Kasası" başlıklı yazımda şu ifadeyi kullanmışım. Bu ikinci torbalama (Birincisi 2009 Eylül). Belli ki tutku haline getirdiler; önce kıyılardan başlayıp, içerlere doğru akın ederek. Aynı ifadeyi bu son torbalama için de kullanabiliriz. Cumhuriyet tarihinin en büyük "borç kolaylığı"nı içeren Torba Yasası Şubat 2011'de çıkarılmıştı. 10 Eylül 2014'te kabul edilen bu yasa da bana göre Cumhuriyet tarihimizin en keyfi ve zorba yasası. Daha doğrusu 'Yeni Türkiye'nin karmaşık torbalanmış haklar yasası. Öyle ki, yeni Torba yasası, tombalacının torbası kadar net değil. İçinde ne ararsan var. Sakın ola ki; gecikmiş ya da ödenmemiş vergi ve SGK borçlarının faizlerin silinmesinden milyonlar faydalanacak diye düşünme, bundan daha çok yandaş ve yeşil sermaye yararlanacak. Düşün, onların vergi ve SGK borç faizlerini ve de seninkileri. Seninki devede kulak, onunkisi devenin ta kendisi... Yasada bütünlük yok. Dedim ya yasa; tombalacının torbası kadar net değil. İçinde ne ararsan var! Eğitimden, sağlığa, spordan, bankacılığa, vergiden trafiğe, Soma'daki katliam dikkate alınarak madenciliğe kadar her şey var. Yağma var, yandaşa kayık dolusu kıyak var, talan var ve de göstermelik cezalar var. Yasada bütünlük yok dedim. Haklıyım, çünkü yasa yeni bir yasa değil, eski yasaların siyasi ve ekonomik rant adına onarımı, pardon restorasyonu var. Örneğin eski yasa maddelerinin bendine yeni tanımlat eklenmesi, bilmem kaçıncı maddenin her hangi fıkrasına bir yaptırım eklenmesi v.s, v.s… Ne sayarsanız sayın, fakat 148 maddelik bu yasa, ideolojik keyfilikle bütün, kayırmacılığı ve zorbalığı pekiştiren yaptırımlar getiriyor. Aslında getirmiyor, birileri adına götürüyor. Örneğin; Anayasa Mahkemesi Kararıyla tartışmalı hale gelen Seydişehir Eti Alüminyum, Kuşadası ve Çeşme Limanları, SEKA Balıkesir'in özelleştirilmesi ile TÜPRAŞ'ın % 14.76 hissesinin satılması işlemlerinde yargı kararı uygulanmaması -Üst düzey bürokratlar, denetim elemanları ve Emniyet'te çalışanlar görevden alınsa ve göreve iade hakkını mahkemede kazansa dahi, kamuya 2 yıl boyunca kararı uygulamama hakkı getirmesi, bürokratın aynı göreve atanması zorunluluğunun kalkması, 120 bin belediye çalışanının görev yerinin değiştirilmesi - Belediyelerin kamulaştırma bedeli ödemeden vatandaşların evlerinin üstünden teleferik, altından metro veya köprü geçirebilmesine olanak sağlaması, belediyelerin bir evin altından veya üstünden ulaştırma sistemleri yapabilmesi için ev sahipleri açısından can ve mal güvenliği açısından risk olmaması şartının kaldırılması-- Meraların kentsel dönüşüm ve gelişime açılması yönündeki madde de, tasarıya komisyon aşamasında eklenen maddeler arasında yer aldı ve "o belediye sınırları içinde alternatif olmaması" şartının kaldırılması-- Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB)'na; "Milli Güvenlik" ve "Kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle mahkeme kararı olmaksızın 4 saat içinde İnternet'e erişimin engellenmesini sağlayacak yetki verilmesi - Hükümete, Risale-i Nur basınına olanak verilmesi-- İstanbul Finans Merkezi (İFM) proje alanının bulunduğu alan Ak Partili Ümraniye Belediyesi'ne bağlanması (Bilindiği gibi, Ataşehir ilçe olurken sınırları içerisinde olan İFM proje alanının bulunduğu Barbaros mahallesine ait bölge Ataşehir ilçesinden alınarak Ümraniye ilçesine bağlanmıştı. Konu yargıya taşınırken, açılan dava sonucu Ataşehir Belediyesi İFM'nin sınırları içinde kalmasını sağlamıştı. Bu durumun, Ağaoğlu ismindeki bir işadamı kılıklı şebek isteğiyle olduğu söyleniyor) -- Tahsisli orman alanlarında 3. kişilere gerçekleşen kiralamalarda, ormanlık alana isabet eden kira bedelinin % 50'sinin Orman Genel Müdürlüğü'ne aktarılmasına ait hüküm, liman izinlerinde 2023 yılın? kadar uygulanmaması - Aday memurken aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memurun görevine son verilecek olması--- Orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na itiraz davası açılamayacak olması. Bunun yerine davalarda muhatap Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü'nün alınması. Ve, Orman Genel Müdürlüğü'nün dava açma hakkı da sınırlandırılması--Milli Parklar Kanunu'nun uygulandığı alanlarda, alanın sit statüsü özelliğinin korunması kaydıyla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun diğer hükümleri uygulamadan kaldırılması--Ödenmemiş gümrük vergileri, para cezaları, SGK prim, vergi borçları elektrik ve su faturaları gibi borçlar için faiz ve cezaların silinmesi, Torba yasanın zorba yasası olduğunun kanıtları. En çok merak ettiğim konu HES'ler idi. Bununla ilgili bir şey bulamadım. Biliyorsunuz Temmuz 2014'te TBMM'ye sunulan ve 60 madde iken, verilen önergelerle 148 maddeye çıkan torba yasa ile özelleştirme, HES projeleri, doğanın talanına karşı kazanılan davalar yok sayılacak yaptırımın getirileceği savlanıyordu. Böylesi bir yaptırıma rastlamadım. Neden acaba? Anayasa ihlal edilmesi korkusu mu? Yoksa; aşağıdaki Hasankeyf yetkisini, HES yetkisine mi çevirmeyi düşünüyorlar?: "Kabul edilen bir önergeyle de, HES projesi kapsamında yapımı devam eden baraj inşası nedeniyle sular altında kalacak Batman İli Hasankeyf ilçesinde, ilçe merkezinde yaşayan vatandaşların yeni Hasankeyf Yerleşim Alanı'na nakilleri, hak sahiplikleri ve borçlandırılmalarına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Bakanlar Kurulu'na verildi." Yoksa; Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Denetim ve Yaptırımlar" başlıklı 15. maddesinin "su kullanım hakkı anlaşması çerçevesinde elektrik enerjisi üretmek maksadıyla yapılacak olan üretim tesislerinin su yapısıyla ilgili kısımları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak baraj, gölet ve regülatör gibi su yapılarının inşasının inceleme ve denetimi DSİ tarafından yapılır" fıkrası yürürlükten kaldırılmasını mı HES yapımında etkin kılmak istiyorlar? Torba yasası değil, çorba yasası bütününde zorba yasası. Torba yasasına, karnı doymayanlar için korba* (Lazca'da; Karın) yasası da diyebiliriz. Gerçekten doymak nedir bilmiyorlar. Varsa yoksa torba yasa ve de arsa, borsa.

Torba-torba yazılarım; Torba Yasası Sanki Yeşil Sermayenin Kasası (Torba Yasası Yeni Burjuvazinin Kasası 3 Şubat 2011):
http://blog.milliyet.com.tr/torba-yasasi-kimlerin-torbasi-/Blog/?BlogNo=287839
http://evm.blogcu.com/torba-yasasi-sanki-yesil-sermayenin-kasasi/9586958 23.9.2009-Kıyılarımıza Torba yasası ile kıyılıyor mu?/ http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=204664

Radikal Gazetesi'ndeki yazım:
http://www.radikal.com.tr/1998/09/16/yorum/01yat.html
Dünya Gazetesi'ndeki yazım:
http://www.dunyagazetesi.com.tr/haberArsiv.asp?id=52832

En çok merak ettiğim konu HES'ler idi. Bununla ilgili bir şey bulamadım. Biliyorsunuz, Temmuz 2014'te TBMM'ye sunulan ve 60 madde iken, verilen önergelerle 148 maddeye çıkan torba yasa ile özelleştirme, HES projeleri, doğanın talanına karşı kazanılan davalar yok sayılacak yaptırımın getirileceği savlanıyordu. Böylesi bir yaptırıma rastlamadım.

Neden acaba? Anayasa ihlal edilmesi korkusu mu? Yoksa; aşağıdaki Hasankeyf yetkisini, HES yetkisine mi çevirmeyi düşünüyorlar?: "Kabul edilen bir önergeyle de, HES projesi kapsamında yapımı devam eden baraj inşası nedeniyle sular altında kalacak Batman İli Hasankeyf ilçesinde, ilçe merkezinde yaşayan vatandaşların yeni Hasankeyf Yerleşim Alanı'na nakilleri, hak sahiplikleri ve borçlandırılmalarına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Bakanlar Kurulu'na verildi."

Yoksa; Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Denetim ve Yaptırımlar" başlıklı 15. maddesinin "su kullanım hakkı anlaşması çerçevesinde elektrik enerjisi üretmek maksadıyla yapılacak olan üretim tesislerinin su yapısıyla ilgili kısımları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak baraj, gölet ve regülatör gibi su yapılarının inşasının inceleme ve denetimi DSİ tarafından yapılır" fıkrası yürürlükten kaldırılmasını mı HES yapımında etkin kılmak istiyorlar?

Torba yasası değil, çorba yasası, bütününde zorba yasası. Torba yasasına, karnı doymayanlar için korba* (Lazca'da; Karın) yasası da diyebiliriz.

Gerçekten doymak nedir bilmiyorlar. Varsa yoksa torba yasa ve de arsa, borsa.


Temmuz- Ağustos 2014

ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
evesbere@mynet.com
GSM: 0506 609 00 32
sevket-che@hotmail.com

Yazarın önceki yazıları:
Gezi Eyleminin Fikri Vardı ve Dikili Ağacı da Oldu
Şampiyon Adayım Uruguay Plasem Hollanda, ABD ve İran'a Dikkat!
Cumhurbaşkanı Harvard Üniversitesi'nde Ne Demek İstedi?
Depremi Depremlerde mi Anımsayacağız?!
Her Düzlemde Onlar Varolmaya Çalıştığı İçin Kaybettik
Atatürk ve CHP Bir Şey Yapmadı Diyenlere
Olimpiyatları Kazanmak İçin Değil Kaybetmek İçin Savaş Verdik
Şafak Sezer Olayı
Taksim Derken Bor Madenini de Taksim Ettiler
Halk Sokağa Neden İndi?
Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'ya Gelişi ve Ankara'nın İstanbul'a Gidişi
Her Şeyin Fazlası Zarardır
Öğretmenler Günü ve Çamlıca Tepesine 72 Buçukluk Cami
Çocuklar Yarın(larda) Kime Emanet Edilmek İsteniyor?
Samsun'da TOKİ'nin Neden Olduğu Facia ve Afet Yasası
19 Mayıs Atatürk'ü Anmayı ve İnterneti Sınırlayan Otoritarist Yaklaşım
Kadın, Nedir Senin Adın?
Devletçiliğe Dönüş Yapan Türkiye
Yükselen Türkiye'de Halk mı Yoksa Birileri mi Yükseliyor?
İçeride Antilaik Dışarıda Laik
Eski Coşkulu Seçimlere Ne Oldu?
Türkiye'de Alternatif Tarih mi Yazılıyor?
Temiz Kramponlar Operasyonu ve Futbol Endüstrisini Paylaşım Savaşı
19 Mayıs'ta Atatürk ile Değişen Ülkemin Yazgısı 12 Haziran'da Tekrar Değişir mi?
CHP'yi Eleştirmenin Dayanılmaz Zamansızlığı ve Zeminsizliği
Y-azarlar Tutuklanmalıdır ve Salınmamalıdır
Demokrasi Şehidi Uğur Mumcu ve Aciz Ölü Tasnifçileri
Haydarpaşa Yıkıldı Garı
Türban ve First Leydi Wulff
Başbakan'ın Çılgın İstanbul Projeleri
Evet; % 58, Hayır; % 42
Askeri ve Sivil Darbelere Hayır Demek İçin
Hayır Demenin 12 Eylül'ü

30 Ağustos 1923 ve 12 Eylül 2010 Emperyalizme
"Hayır!" Demenin Amentüsüdür

Sıvas-Madımak ve Auschwitz-Reishtag
Birkaç İnsan ve 23 Nisan
Elazığ Depreminde Suçlu Kerpiç Evler(miş)
Kürt Otonomisi ve Ermeni Haritası
Haiti Depreminin Çağrıştırdıkları
Gripin ve Domuz Gribi
Türkiye İslam Cumhuriyeti
2013'te 1. Yılını Kutlayacak
G-8'i Besleyecek 11'ler ve Pasif Laiklik
ve de Taksim'deki İMF Meydan Savaşı

Çatalca, Trakya, Marmara Afetinin Uyarısı
Ben Dinlencede Balbay İçeride - 2
Ben Dinlencede Balbay İçeride - 1
Çin İ-Çin Cin Diyebilir miyiz?
Cumhuriyet(imizin) Faşistleri
(1 Mayıs'ta Taksim Edenler) ve Cumhuriyet Meydanı
Obama Bor'a mı Geldi, Ankara'ya mı?
Nöbetçi Anketçi Tahran Erdem
Balbay'a Saldırmak
Eee-Recebim Nedir Bu Ekonomik Paritesizlikler?
Yeni Yıl, Yeni Umutlar
Postemperyalistlerin ve Benim Ermeni Özürüm
29 E-KİM?
Kendimizle Savaşmak