|
'Dilini Değiştirmelisin'
Bu
sayı yazı yazmak istemiyorum; Atlas Dergisi'nden Özcan Yüksek
yazıyor, kulak verelim.
"Müslüman
kalabilirsin ya da başka bir dinde, ama beni yakalamak için değişmelisin
dostum.
Dilini
değiştirmelisin önce. Yüksek ortamlarda benim dilimi kullanmalısın.
Benim
dilimi ikinci dil ya da yabancı dil olarak öğrenmen yetmez. Kendi
dilin yabancı kalmalı, hatta neredeyse etnik bir dil, benim dilim
ise yüksek ortamlarda anadil olmalı.
Nedir
bu yüksek ortamlar? En başta yüksekokullar. Sonra liseler, ortaokullar,
ilkokullar, hatta anaokulları. Kendi dilinle konuşmak sende aşağılık
duygusu yaratmalı.
Örneğin
marketing (pazarlamanın yüksek olanı) alanında benim sözcüklerimle
cümleler kurmalısın. Kendi dilinle ifade etmeye çalış bak, ne kadar
da bayağı kalıyor. Global dünyanın bir parçası olarak kendini hissetmek
istiyorsan, benim yaptığımı iyi yapmalısın.
Gazetelerinin,
televizyonlarının isimleri bile benim dilimde olacak (Eskiden beri
olanlar kalsın). Edirne' den Sibirya'ya kadar bütün Türkler, gökteki
yıldıza yıldız der, ya da "cıldız". Biliyorum binlerce
yıldır bu böyleydi.
Ama
artık star demelisin. Unut artık yıldızı. Senin yıldızın geçmişte
değil, Doğu'da hiç değil, bizim tarafta.
Zaten
bu konuları da sana ben öğretmiyor muyum? Hangi ülkede Orta Asya
ile ilgili daha çok araştırma yapılıyor sanıyorsun, sende mi bende
mi? Bırak sözcükleri, harfleri bile istediğim gibi okuyacaksın.
Kendi
harfini benim okuduğum gibi söyle. Entivi de mesela. Diğer türlü
söylemeyi dene, bak, sen de gördün, ne kadar da bayağı, köylü, doğulu
bir "sound" değil mi?
Hem
sen değil misin modern olmak isteyen? Kendini ve kültürünü, dilini,
geleneklerini, geçmişini aşağıda hissetmezsen (açıkça değil tabii,
içinde, sadece içinde) bu metamorfozu gerçekleştiremezsin dostum.
Paşa'ya
Pasha, Leyla'ya da Laila diyeceksin ve yazacaksın. Biraz oryantalist
ama, daha "Batılı gözüyle bir Doğulu şıklık!"
Sen
bakma köşk sözcüğüne, biz artık ona kiosk diyoruz, sen de öyle söyle.
Hah şöyle! Ne diyoruz, concept yaratmalıyız. Yaratıcı ol, kendine
creative de. Fabrikayı Ümraniye'de kur, markanı İtalyancadan al.
Yoksa malını satamazsın.
Türk
olduğu anlaşılırsa ya da Türk gibi gözükürse kimse evine sokmaz.
Sen
ona, Türk olmayan bir isim bul en iyisi. Kimse de sana kızamaz.
"Trend"
böyle. Tavuk bile satamazsın. Neden Mudurnu Chicken oldu sanıyorsun?
İnsanlar
tavuk değil "chicken" yemek istiyor.
Ne
zamandır, radyolar "Goooooood morning Türkiye!" diye sesleniyor.
Bizi uyandırmak için olsa gerek."
Aralık
2002
Önceki
Yazılar:
Dilin Varsıllaşması Kullanmakla Olur
Bırakmak, Dökmek
70. Dil Bayramı Buruk
İnternetin Dilimize Ettikleri
Türkçe Düşünebilmek
Dil Bir İletişim Aracı
|