Beste BARKİ
YAŞANILASI MONTREAL


Avrupa Kültür Başkenti İstanbul

"İstanbul, 2010 yılının başlamasıyla birlikte sahip olduğu Avrupa Kültür Başkenti unvanını, 16 Ocak 2010, Cumartesi günü, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından 7 farklı merkezde gerçekleştirilen etkinliklerle ve görkemli bir kutlamayla karşıladı.'' Güzel haber İstanbul medyasında bu cümleyle duyuldu.

Durumdan hoşnut olmayanlar da, İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti olmasına gelinene kadar ve sonrasında da süreceğine inandığımız bir karamsarlıkla, karşıtlıklarını dile getirdiler.

Nedir kültür başkenti olmak? Bunu istemeyenlerin meramı ne ola? Bu unvan İstanbul'a ne kazandırır?

Her yıl bir Avrupa Kültür Başkenti atamayı 1985 yılında Yunanistan Kültür Bakanı Melina Merkuri önerdi. Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi bu öneriyi benimsedi ve AB'ye üye olan ülkelerin kültüre değer katan şehirlerine verilmeye başlanan bu unvana ilk kez 1985'te Atina sahip oldu. 2000 yılına gelindiğinde, yeni bin yıla girilmesiyle, Avrupa Kültür Başkenti unvanı hem birden fazla şehre, hem de AB adayı olan ülkelerin şehirlerine de verilmeye başlandı.


Geçmiş Yıllardaki Avrupa Kültür Başkentleri
* 1985: Atina (Yunanistan)
* 1986: Floransa (İtalya)
* 1987: Amsterdam (Hollanda)
* 1988: Batı Berlin (Batı Almanya)
* 1989: Paris (Fransa)
* 1990: Glasgow (İskoçya)
* 1991: Dublin (İrlanda)
* 1992: Madrid (İspanya)
* 1993: Antwerp (Belçika)
* 1994: Lizbon (Portekiz)
* 1995: Lüksemburg (Lüksemburg)
* 1996: Kopenhag (Danimarka)
* 1997: Selanik (Yunanistan)
* 1998: Stokholm (İsveç)
* 1999: Weimar (Almanya)
* 2000: Reykjavík (İzlanda), Bergen (Norveç), Helsinki (Finlandiya),
Brüksel (Belçika), Prag (Çek Cumhuriyeti), Krakov (Polonya), Santiago
de Compostela (Galiçya, İspanya), Avignon (Fransa), Bologna (İtalya)
* 2001: Rotterdam (Hollanda), Porto (Portekiz)
* 2002: Brugge (Belçika), Salamanca (İspanya)
* 2003: Graz (Avusturya)
* 2004: Genova (İtalya), Lille (Fransa)
* 2005: Cork (İrlanda)
* 2006: Patras (Yunanistan)
* 2007: Lüksemburg (Lüksemburg) - Sibiu (Romanya)
* 2008: Liverpool (İngiltere) - Stavanger (Norveç)
* 2009: Linz (Avusturya) - Vilnüs (Litvanya)

Bu yılın Avrupa Kültür Başkentleri
* 2010: İstanbul (Türkiye) - Essen (Almanya) - Pécs (Macaristan)

Gelecekteki Avrupa Kültür Başkentleri
* 2011: Turku (Finlandiya) - Tallinn (Estonya)
* 2012: Guimarães (Portekiz) - Maribor (Slovenya)

İstanbul'un seçilmesi şöyle anlatılıyor: "1999 yılında, Avrupa Birliği'nin, Avrupa Kültür Başkenti projesini AB'nin tam üyesi olmayan ülkeleri de kapsayacak şekilde genişletme kararı almasının ardından, konuyla ilgilenen bir grup sivil toplum gönüllüsü 7 Temmuz 2000 tarihinde bir toplantı düzenleyerek, İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti adayı olması için gerekli adımları atacak Girişim Grubu'nu kurdu. İstanbul, Avrupa Kültür Başkenti seçilmesinde yeri olan bu sivil toplum hareketiyle bir ilki gerçekleştirdi.

Bugüne kadar Avrupa Kültür Başkenti programına katılan kentlerin arkasında her zaman ya yerel ya da ulusal bir yönetim bulundu. Girişim Grubu, İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti olması için yerel ve merkezi yönetimin desteğini aldıktan sonra, üniversiteler ve diğer sivil toplum örgütleriyle de temaslar kurdu.

Avrupa Birliği ve bağlı organlarıyla iletişime geçildi; geçmiş yıllarda Avrupa Kültür Başkenti olmuş kentlere ziyaretler düzenlendi. İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti Olması çalışmaları 2005 yılının Mart ayında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yayınladığı genelgeyle Girişim Grubu'na destek vermesi ve tüm kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını, süreci desteklemeye davet etmesiyle belirginleşti.

13 Aralık 2005 günü, Danışma Kurulu Başkanı, İstanbul Valisi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Yürütme Kurulu Başkanı ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bir heyet, başvuru dosyasını Avrupa Komisyonu Eğitim ve Kültür Genel Müdürü'ne teslim etti.

14 Mart 2006 günü, Avrupa'da kültür ve sanat alanında uzman yedi kişiden oluşan seçici kurulun önünde başarılı bir sunum gerçekleştirildi. Kurul, 11 Nisan 2006'da, heyecanla beklenen kararı açıkladı. İstanbul, Macaristan'ın Peç ve Almanya'nın Essen kentleriyle birlikte 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmaya hazır bulundu."

Bu durumu olumsuz eleştirilerle karşılayanlar, İstanbul zaten bir kültür şehridir, Avrupa kültür şehri olmak da ne demek; hazırlıklar tamam değil ve yıllarca da olmaz; belediyeler, bakanlıklar, kuruluşlar, kurumlar birbiriyle çekişip duruyor; müzelerimiz çağdaş düzeyde değil, gibi görüşleri dile getiriyorlar. Kuşkusuz söylediklerinin çoğu doğrudur. Ama madalyonun öbür yüzüne baktığımızda da, yıllardır süren yapılaşması oturmuş, yeşermiş, kültürel mirasını tanımayı arzu eden, yaratıcılığını dünyaya sergileme gayretinde olan genç nüfuslu muhteşem bir İstanbul görüyoruz.

İstanbul, Avrupa Kültür Başkenti olarak 2010 yılında kendini daha tanıyacak, öğrenecek, iyileştirecek, bağrındaki güzellik ve zenginlikleri başka ülke insanlarının da görmesine ön ayak olacaktır. Adı seçkin şehirler arasında anılarak kentlilik geleneğini paylaşacaktır.

Müzelerden bir müze, Aşiyan Müzesi

"16 Ocak'a özel müzelerde gece yarısı mesaisi"

İstanbul Avrupa Kültür Başkenti unvanının resmi açılışı vesilesiyle, kamu ve özel müzelerle imzalanan protokoller sonucunda, 16 Ocak'a özel olarak şehrin kültür-sanat hayatı gece yarısına kadar devam etti. İstanbullular ve ziyaretçiler, aralarında Ayasofya Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı, İstanbul Modern, Rahmi Koç Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi, Aşiyan Müzesi ve Yerebatan Sarnıcı Müzesi'nin da bulunduğu İstanbul'un öne gelen kültür sanat merkezlerini ve müzeleri gecenin ilerleyen saatlerinde gezebilme fırsatına sahip oldu."

Emirgân'dan Aşiyan Müzesi'ne giden yokuşu tırmanıp, bahçe kapısından içeriye girdiğimizde bahçenin cıvıl cıvıl gençlerle dolu olduğunu gördük. Oysa burası eskiden beri bilinen ama adı üstünde, 'aşiyan-kuş yuvası' gibi gizli ve uğranılmayan bir yerdi.

Şair Tevfik Fikret'in bu boğaz manzaralı üç katlı evinin giriş katındaki salon Abdülhak Hamid'e, üst kat ise tamamen Tevfik Fikret'e ayrılmıştı. Duvarlarda şairin yaptığı tablolar asılıydı. Bir duvarda da eşi Nazime Hanımla evlendikleri yıl çekilen fotoğraf vardı.

Odalarda şairin eşyaları sergileniyor, hayatı anlatılıyordu.

Tevfik Fikret 24 Aralık 1867'de İstanbul'un Aksaray semtinde doğdu. 1888'de Galatasaray Lisesi'ni birincilikle bitirdi. Şiire lise öğrencilik yıllarında başladı ve ilk şiirini 1883'te yayımladı.

19 Ağustos 1915'te öldü ve Eyüp'te aile mezarlığına gömüldü. Vasiyetine uyulup tekrar sevgili aşiyanına taşınması 1961'deki doğum yıldönümünde gerçekleşti.

Müzenin giriş kapısının yanında Galatasaray Lisesi'nin müzede düzenleyeceği etkinliklerin bir ilanı asılıydı. Bizi uğurlayan görevli, bir yandan müze binasının ne kadar eskidiğini dikkatimize getirirken, bir yandan da onarım çalışmalarının yakında başlayacağını anlattı kıvançla.

İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti olması bunun gibi sayısız mutluluğu beraberinde getiriyordu.


Ocak 2010

Yazarın önceki yazıları:
Montreal'in Kısacık Görkemli Caddesi
Quebec'te Yemek Kültürü
Magnan Lokantası
Montreal'in Suyu
Place d'armes
Gizli Bahçe
Montreal'de Film
Küçük İtalya
Montreal'in Harikası
Montreal'de Paris'ten Bir Köşe
Yeniden Varoluş…
Montreal'e Adını Veren Dağ
Sokakların Çekiciliği
En Büyük Festival
Tasarım Şehri Montreal
Montreal'de Spor
Montreal'de Çukulata yemek
Yaşanılası Montreal