|
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Önceki sayıda
söz etmiştim; Türkiye'de seçimler yapıldı ancak, ülkemizin düze
çıkması beklenirken, daha çok karanlığa gömüldüğünü vurgulamıştım.
Bu karanlık
her geçen gün daha da koyulaşıyor.
Seçimlerin hemen
ardından yeni bir Anayasa hazırlanması, seçimlerin şaibeli olması,
AB'den, ABD'den başka dayatmaların yanında 'Ermeni Sorunu' baskısı,
yurtta terörün yeniden, ben 'hortlaması' diyeyim, siz 'hortlatılması';
belirli bir takım tasarıların çoktan yürürlüğe sokulduğunun kanıtlarıdır.
Ve bizim anlı
- şanlı basın-yayınımızın küçük oyunlarla hâlâ halkı uyutmaya çalışmasına
bakın.
Bazan bize,
bırakın yurtta olanları irdelemeyi, buraya bakın diyorlar. Biz de
onlara diyoruz ki, bizim buradaki sağlıklı yaşamımız yurdumuzla
yakından ilgilidir. Yurtta olanlara kayıtsız kalamayız, çünkü bizim
kalıcılığımız, buradaki görünürlüğümüz ve esenliğimiz doğrudan ülkemizle
doğru orantılıdır.
Çünkü zaten
orada yaşananların, yaşanmışlıkların yansıması doğrudan buradaki
yaşamımızı etkilemektedir.
Burada olması
gereken sağlıklı örgütlenmemiz de, sorunlarımızı sağlıklı olarak
masanın üstüne koyup, dile getirip bunlara çözüm aramakla olmalarıdır.
Yoksa birileri
tarikat der, birileri küçük tecimsel çıkarlar der; birilerinin adına
bireysel özgürlük deyip asıl olayı gözden kaçırmaları işten bile
değildir.
Kafa bulanıklığı
burada başlıyor işte.
Bu, ağacı görüp
de arkasındaki ormanı görmemeye benzer.
İşte, sağlıklı
örgütlenme de buradan geçiyor. Yıllardır bağırıp çağırıyoruz; önümüzde
ders almamız gereken, bir kaç kuşağın yitip gittiği Almanya örneği
var. Bunları yinelemeyelim.
Çocuklarımızın
burada yitip gitmesini istemiyorsak, onları bağrımıza basabileceğimiz,
sağlıklı bir örgütlenmeye gitmemizde ivedi biçimde yarar var.
Onları hem Kuzey
Amerika bağlamında ve gerçekleri içinde yetiştireceğiz, hem dünyadan
soyutlamayacağız hem de kendi ekinsel gelişimini göz ardı etmeden
Anadolu'nun o kendine özgü sevecen gelişimi içinde hoşgörüyle yoğuracağız.
Ama tüm haklarımıza
sahip çıkarak, kendimize, geçmişimize hakaret ettirmeyerek.
Dinsel gereksinimlerimizi
Tanrıyla aramızda sağlıklı kurarken, kendilerini Tanrı ya da onun
elçisi yerine koyan, dini ve geleneği bağnaz bir biçimde yorumlayan
bir takım tarikatlara kendimizi kaptırmayacak, bilimin ışığında
bebelerimizi yetiştireceğiz.
Hele hele, öbürünü
kökeninden ötürü dışlamayacağız. Şimdilerde yaşanan terör olaylarına
tepki gösterirken, bizi bölmeye çabalayan keskin dişli emperyalizmin
oyununa gelip kendi kardeşimize terörist gözüyle bakmayacağız. Aman
ha!..
Ekim 2007
Yazarın önceki
yazıları:
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|