Ömer F. ÖZEN
Gözleyi, Gözleyi...


Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?

Önceki sayıda söz etmiştim; Türkiye'de seçimler yapıldı ancak, ülkemizin düze çıkması beklenirken, daha çok karanlığa gömüldüğünü vurgulamıştım.

Bu karanlık her geçen gün daha da koyulaşıyor.

Seçimlerin hemen ardından yeni bir Anayasa hazırlanması, seçimlerin şaibeli olması, AB'den, ABD'den başka dayatmaların yanında 'Ermeni Sorunu' baskısı, yurtta terörün yeniden, ben 'hortlaması' diyeyim, siz 'hortlatılması'; belirli bir takım tasarıların çoktan yürürlüğe sokulduğunun kanıtlarıdır.

Ve bizim anlı - şanlı basın-yayınımızın küçük oyunlarla hâlâ halkı uyutmaya çalışmasına bakın.

Bazan bize, bırakın yurtta olanları irdelemeyi, buraya bakın diyorlar. Biz de onlara diyoruz ki, bizim buradaki sağlıklı yaşamımız yurdumuzla yakından ilgilidir. Yurtta olanlara kayıtsız kalamayız, çünkü bizim kalıcılığımız, buradaki görünürlüğümüz ve esenliğimiz doğrudan ülkemizle doğru orantılıdır.

Çünkü zaten orada yaşananların, yaşanmışlıkların yansıması doğrudan buradaki yaşamımızı etkilemektedir.

Burada olması gereken sağlıklı örgütlenmemiz de, sorunlarımızı sağlıklı olarak masanın üstüne koyup, dile getirip bunlara çözüm aramakla olmalarıdır.

Yoksa birileri tarikat der, birileri küçük tecimsel çıkarlar der; birilerinin adına bireysel özgürlük deyip asıl olayı gözden kaçırmaları işten bile değildir.

Kafa bulanıklığı burada başlıyor işte.

Bu, ağacı görüp de arkasındaki ormanı görmemeye benzer.

İşte, sağlıklı örgütlenme de buradan geçiyor. Yıllardır bağırıp çağırıyoruz; önümüzde ders almamız gereken, bir kaç kuşağın yitip gittiği Almanya örneği var. Bunları yinelemeyelim.

Çocuklarımızın burada yitip gitmesini istemiyorsak, onları bağrımıza basabileceğimiz, sağlıklı bir örgütlenmeye gitmemizde ivedi biçimde yarar var.

Onları hem Kuzey Amerika bağlamında ve gerçekleri içinde yetiştireceğiz, hem dünyadan soyutlamayacağız hem de kendi ekinsel gelişimini göz ardı etmeden Anadolu'nun o kendine özgü sevecen gelişimi içinde hoşgörüyle yoğuracağız.

Ama tüm haklarımıza sahip çıkarak, kendimize, geçmişimize hakaret ettirmeyerek.

Dinsel gereksinimlerimizi Tanrıyla aramızda sağlıklı kurarken, kendilerini Tanrı ya da onun elçisi yerine koyan, dini ve geleneği bağnaz bir biçimde yorumlayan bir takım tarikatlara kendimizi kaptırmayacak, bilimin ışığında bebelerimizi yetiştireceğiz.

Hele hele, öbürünü kökeninden ötürü dışlamayacağız. Şimdilerde yaşanan terör olaylarına tepki gösterirken, bizi bölmeye çabalayan keskin dişli emperyalizmin oyununa gelip kendi kardeşimize terörist gözüyle bakmayacağız. Aman ha!..

 

Ekim 2007

Yazarın önceki yazıları:
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana

 
 Pardus... Özgürlük İçin...