Celal UÇAR
Perdeci

 

Yenilikçi Nezihe Araz!

26 Temmuz 2009 tarihinde bir dağ devrildi. Bu dağın adı Nezihe Araz. Beş yılı aşkın bir süredir tutulduğu Alzheimer hastalığa yenik düşmüştü. Cenazesinde Türk Tiyatrosunun ve Edebiyatının tüm önde gelenleri vardı.

Gün ışığına çıkardığı yaşamını ve çalışmalarını Nezihe Araz'ın inceleme ve araştırma yazılarından bildiğimiz ilk Türk Tiyatro oyuncusu Afife Jale gibi cenazesi 8 kişi tarafından kaldırılmamıştı.

Anımsıyorum, İstanbul Devlet Tiyatrosu Taksim sahnesinin lobisindeki bir sohbetimizde, 'Celal, memlekete kültür ve sanat hizmeti verip ölünce 8 kişi ile kaldırılmak istemiyorsan, bu unutulan değerlerimizi bulup çıkarmamız gerek, önce onlara sahip çıkmamız gerek ki bir vefa borcu olan ve şefkat dolu bir yeni bir toplum yaratabilelim. Unuttuğu kendi değerlerini hatırlatalım' demişti.

Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde Ankara Milletvekili Rıfat Araz'ın kızı Nezihe Araz hep yeni olana baktı. Atatürk'ün açtığı Ankara Dil Tarih ve Edebiyat Üniversitesi'nin Atatürk ilkelerine bağlı kuşaklar mezunlarındandı.

Araştırmalarını ve yazılarını evde oturarak değil, tüm Anadolu'yu gezerek yapardı. Ülkesinin insanlarıyla tanışır, onlarla konuşur ve aydınlatmaya çalışırdı. Yurdunu, tarihini ve ulusunu çok severdi. Yaşamının her dakikasında cahil kalmış insanları eğitmeyi düşünürdü. Tüm yüreğini insan sevgisine adamış büyük bir öğretmendi. Hocamız olduğu için her tiyatrocu gibi ben de çok gurur duyardım. Nezihe Araz'a saygısızlık yapmaktansa ölmeyi tercih ederdik. Böyle bir şey kimsenin aklından geçemezdi. Bu saygıyı Nezihe Araz, onu tanıyan herkes üzerinde kurmayı beceren nadir lider kişilikti. Ayrıntılara boğulup kalmamayı, hedefe bir an önce varabilmeyi, her yeni ve güzel olan her şeyi art niyetsiz kabul etmeyi bizlere gösterebilmişti. Bizler Nezihe Araz'ı kişisel olarak tanıma şansına sahip olan meslektaşları olarak çok ama çok talihli kişileriz.

Tarihimizi bilmemizi isterdi. Geçmişi olmayanın geleceği olamaz derdi. Tarihten dersler çıkararak eskiden olmuş yanlışlara yeniden düşmememizi bize salık verirdi. Romanları, şiirleri, tiyatro oyunları, film senaryoları, çocuk oyunları, müzikaller, operalar yazdı. Biyografiler, lirikler ve nesirler yazdı. Gazetecilik yaptı, gazetelerde köşe yazarlıkları yaptı. Televizyon için dizi film senaryoları oluşturdu. Halk sohbetleri, seminerler ve konferanslar verdi, tartışmalara katıldı.

Hiç yerinde durmayan, sürekli hareketi seven bir kişilikti. Gezmeyi ve değişik insanları tanımayı çok severdi ve yapardı.

Nezihe Araz'ın yazdığı 'Mustafa Kemal'le 1000 Gün' ve 'Kuvay-ı Milliye Kadınları' romanlarını ve Afife Jale, Cahide ve Ballar Balını Buldum tiyatro oyunlarını okumanızı salık veririm. Nezihe Araz'ı tanımak için onu okumak yeterlidir. İnanılmaz bir yetenekle ve ustalıkla kendi yaşam deneyimlerini ve bir büyük ulusun tarihini onun sihirli kelimelerine ve cümlelerine sığdırabilmiştir.

Nezihe Araz'ın kız kardeşi Vecihe Büyükaksoy'un torunu Jeyda Elsasser, Ryerson Üniversitesi'nde ki Radyo ve Televizyon sanatları öğrenimine devam ederken, bu Büyük Öğretmen, Sanatçı, Yazar, Atatürk Devrimlerinin uygulayıcısı ve takipçisi Lider Türk Kadını Nezihe Araz için 24 dakikalık belgesel yaptı ve gösterime sundu. Nezihe Araz böylece yeniden genç kuşaklarda yaşam buluyor.

Atatürk'ün kızlarının ölümsüzlük sırrı da burada yatıyor.

Devrimler devam eder.

Şubat 2010

Yazarın Önceki Yazıları:
Yaş Kemale Erince!..
Yavaş Yavaş Gençleşirler
Kutlamaların ve Anmaların Ardından
Cumhuriyeti Kutlamak!..
Örgütlenelim, Güçlenelim!..
Toplumsal Özlemlerimizin Sömürülmesine Dikkat!..
'İstikbal Göklerdedir!'
Bir Festivalin Ardından
Ali Mahzuni Şerif Carassauga Festivali'nde
"Atatürk'ün Gerçek Ölüm Nedeni"
Bizim Anadolu Gazetemiz 15 Yaşını Kutluyor
Yaşasın Tiyatro
Toplumsal Örgütlenmeye Bir Bakış
2009'a Girerken
Atatürk ve Türkiye Ayrılmaz Bir Bütündür
Amerikan Kovboy Kapitalizminin Düşüşü!...
Genç Cumhuriyet 85 Yaşına Basıyor
Bu Yıl da Yaz Bitti!