Beste BARKİ



İlk Defa

Yabancıl Meyveler

Çocukluk ve gençliğimizde her deneyim, her olgu yenidir ve ilk defa yaşanır. Yaşadıklarımızın her ayrıntısını ilk defa deneyip öğrendiğimizden olsa gerek zaman yavaş ama dopdolu geçer. Bu nedenle de çocukluk ve gençlik yıllarımızda yaşadıklarımız belleğimizde silinmeyen izler bırakır. Yaşımız ilerledikçe yaşamımız tekrarlarla dolmaya başlar ve giderek yeknesak yıllar birbiri ardına yuvarlanır olur. Böyle olmaması elimizdedir büyük ölçüde. Her yaşta ilk defa yapacağımız bir şeyler bulabilir ve günlerimize ve yıllarımıza seçkin anılar ekleyebiliriz. Bunu gerçekleştirmek üzere, kızım Deniz ve ben ilgimizi çeken ve daha önce hiç yapmadığımız şeyleri deneyip anlatmayı tasarladık.

Aklımıza gelen yeniliklerden biri hiç yemediğimiz yabancıl ya da egzotik denen meyveleri denemek oldu. Çarşı pazarda giderek daha sık rastladığımız pek çok meyveyi görmezden geldiğimizi düşündük ve bunların bazılarından kendimize bir tabak hazırladık.

Adları bilinen yabancıl meyvelerin sayısı iki yüzün üzerinde. Çocukluğumuzda muz Türkiye'de yabancıl bir meyveydi, az bulunurdu. Bizim Türkiye'de ender ya da sık yediğimiz bazı meyveler ise başka ülkelerin insanları ve Deniz için yabancıl. Örneğin, muşmula, alıç, hünnap, Trabzon hurması (persimmon) ve hatta dut ve nar.

Bugün çarşıda kolaylıkla alabildiğimiz değişik bazı meyveler ise yabancıl bile değil artık. Bunların bazıları ananas, kivi, papaya, mango, avokado, kumkuat.

Bizim tabağımızda bulunan daha önce yemediğimiz meyveleri birlikte yedik. Aldıklarımızın olgunlaşmış, en iyi haline gelmiş olup olmadıklarını anlayamadık. Aklımız hep bildik tatları aradı ve önümüzdeki meyvelerin tatlarından etkilenmedik. Karambol ya da yıldız meyvesi erik gibi miydi? Biraz hamdı galiba. Bir diğerinin adı tamarillo olsa gerek. Görüntüsü en ilginç ve renkli olan pitaya ya da ejder meyvesi (dragon fruit) alışık olmadığımızdan olsa gerek ne kadar da yavandı.

Meksika, Orta ve Güney Amerika'ya özgü olan pitaya bazı kaktüs türlerinin (Hylocereus) meyvesi. En çok yenen türü kırmızı olanı. Ayrıca sarı pitaya ve Kosta Rika pitayası da var. Meyvesinden meyve suyu ve şarap elde edilebiliyor, çiçekleri yenebiliyor ya da çay olarak içilebiliyor.

Meyveleri yerken çok hoş vakit geçirdik ama aynılarını bir daha yemek isteyeceğimizi düşünmedik. Gençlikte aklımıza taht kurmuş o derisi incecik zar gibi soyulan sulu şeftaliler, kütür kütür elmalar, salkım salkım üzümler, kırmızı, sarı kirazlar, dilimlenmiş portakallar varken başka meyvelere dönüp bakmak hala zor. Kırmaları da yapılsa, yeterince olgunlaşmadan da toplansalar, belki de dondurulmuş ve çözülmüş dahi olsalar gene bildik meyvelerin iyisini arıyoruz hep.


Temmuz 2011


Yazarın önceki yazıları:
Türkiye'de Aile Hekimliği ve Bir Aile Hekimi Dr. Meriç Uçar
Tükiye'de Aile Hekimliği Uygulaması
Arkadaş Yazarlar
Avrupa Kültür Başkenti İstanbul
Montreal'in Kısacık Görkemli Caddesi
Quebec'te Yemek Kültürü
Magnan Lokantası
Montreal'in Suyu
Place d'armes
Gizli Bahçe
Montreal'de Film
Küçük İtalya
Montreal'in Harikası
Montreal'de Paris'ten Bir Köşe
Yeniden Varoluş…
Montreal'e Adını Veren Dağ
Sokakların Çekiciliği
En Büyük Festival
Tasarım Şehri Montreal
Montreal'de Spor
Montreal'de Çukulata yemek
Yaşanılası Montreal