|
Umudumu
Koruyorum
Bizim Anadolu'nun
yerine getirmiş olduğu toplumsal görev pek o kadar kolay bir görev
değil. Ticaret değil, sansasyon değil, onurlu gazetecilik, sorumluluğu
da beraberinde getirir; yayınınızı, kaleminizi o doğrultuda kullanırsınız.
Dediğim gibi,
bu pek de kolay olmaz. Ne kadar titiz davransanız, ne kadar dikkat
gösterseniz, okur uyanıktır; gözü gibi baktığı, sesi olarak algıladığı
gazetesine sitemlerini de gönderir. Haklıdır da.
Altına imzasını
atarak, kimliğini, kişiliğini saklamadan tepki gösteren okurlarımızın
tüm tepkileri dikkatle değerlendirilmektedir. Hele söz konusu Ömer
Özen olursa, kendisine sövüp sayılsa da bunu onurlu gazeteciliğin
gereği sayarak yayınlamaktan çekinmeyiz.
Bir sevgili
okurum, kimliğini, iletişim bilgilerini gizleme gereğini duymadan
-gizlemiş olsaydı, kimliği belirsizlere karışır, değerlendirmeye
de alınmazdı; Frenkçesi 'anonim' tepkiler, 'Okuyucuya Çağrı' bölümümüzde
de belirtildiği gibi tepkiden sayılmıyor - kendini haklı gördüğü
bir tepkisini dile getirmiş, sizlerle paylaşmak istiyorum:
"Gazetenizin
Ekim 15 / 07 sayısını aldım, teşekkür ederim. Sadece sizlerden hiç
ümit etmediğim bir olayla karşılaştım. Gazetenizde her zaman belirtildiği
gibi gönderilen yazıların 300 kelimeyi lazımdı.
Syn. Dr.
Aydın Yurtçu'nun (Küresel Soykırım Önleme Konferansı) başlığı altında
yazmış olduğu yazı nasıl oluyor da 300 kelimeyi geçtiği halde tamamen
yayınlanıyor da, benim size gönderdiğim TTK Bşk. Syn Y. Halaçoğlu'na
açık sorgulama başlığı altında yazmış olduğum yazım sadece 150-160
kelimelik bir kısaltma ile yayınlanıyor? Benim bütün gayem topluluğa
anlatmak istediğim benim milli gururuma dokunan Syn. Y. Halaçoğlu'nun
Alevilerin Ermeni olduklarını, Kürtlerin Türkmen olduklarını hatta
hali hazırdaki Kürtlerin de Ermenidir diye Y. Halaçoğlu'na verdiğim
cevap bahis mevzuu idi. Zaten onun sınıfta kaldığını bundan evvelki
sayılarınızda yazmıştım ve yayınlandı da. Hali hazırdaki Türkiye
Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğu'nun enkazı üzerine kurulmuş bir
devlettir. Osmanlı İmparatorluğu'ndaki etnik gruplar Çerkez, Çeçen,
Laz, Arnavut, Pomak, Boşnak, Ermeni, Rum, Yahudi, Türk, Kürt vs...
Bunların hepsi buharlaşıp havaya uçmadılar ya! Hali hazırda hepsi
de Türkiye Cumhuriyeti içerisinde yaşıyorlar. Madem ki, kendisi
ırk araştırma uzmanı, aynı zamanda profesör, şimdiki Türkiye Cumhuriyeti'nde
saf kan kaç milyon Türk olacağını herhalde kolaylıkla çıkarabilir.
Niye çıkarmıyor da, kancasını sadece Ermenilere ve Kürtlere takmış?
Ben, Bizim
Anadolu gazetesinin bir taraf (tarafsız
demek istiyor)
bir gazete olduğuna inanıyordum. Demek ki, ayrılık yapmak, bu yazan
Türktür, bu yazan Ermenidir ayrımcılığı gazetenizin köşesine kadar
işlemiş, teessüf ederim.
Galiba
bundan sonra bir Ermeni olarak gazetenize yazı yazmak içir bir hayli
düşünmek lazım geliyor. Yazıklar olsun!
Ben hakikatleri
yazmaktan zerre kadar çekinmem. Hele böyle bir demokrasi memlekette,
ama Türkiye'de olsam bu yazdıklarımı yazacak olursam ya Hrant Dink'in
darosuna (akibetine
demek istiyor)
uğratırlar ve yahut da hapishaneyi boylatırlar. Syn Dr. Aydın Yurtçu
doktor olduğu için galiba soykırım kelimesini incelemeye pek vakti
olmamış. Değil ki, Montreal'de McGill Üniversitesi'ndeki birkaç
tane profesörün konferansı, june/7/2005 Florida'da dünyadaki bütün
muhtelif devletlerden müteşekkil (126 tane) profesörlerin konferansında
( The İnternational Association of Genocide Scholars)'ın aldığı
kararları (Armenian Geocide) olarak kabul edilmiş, aynı zamanda
Syn Bşbk. R. T. Erdoğan'a da bir mektup halinde bildirilmiştir.
Şimdi
size bir gazeteci olarak gayet basit birkaç tane sual soracağım.
Eğer bu suallerimin cevabını vermek lütfunda bulunursanız şerefim
üzerine yemin ediyorum, Toronto'dan Montreal'e gelip elinizi öpeceğim.
Sorularım şu: 1 Türkiye'de bir Ermeni'ni sıfatı nedir? 2 Vatandaş
mıdır? 3 Vatandaşsa ne şekilde bir vatandaştır?"
Sevgili okurumuzun
adı Nişan Şişmanoğlu. Duyarlı bir toplum üyesi olarak gerekli
gördüğü yerde tepkisini yerine getirir, mektupları sık sık 'Forum'
sayfasında yayınlanır.
Mektubu daha
uzundu; hem birçok yerinde yinelemeler olduğu için, hem yer sorunumuz
olduğu için, hem de kişisel konular, yazışmalar bizim konumuz olmadığı
için köşemize alamadığımız bölümler oldu.
Ancak sevgili
okurum biraz haksızlık yapıyor. Başka bir mektubun uzun yayınlandığını,
kendi mektubunun 'Ermeni olduğu için' kesildiği kanısını
taşıyor ki, bunun doğru olmadığını herkesten önce kendisi çok iyi
bilir. Çünkü sevgili okurumuzun da zaman zaman 300 sözcüğün üzerinde
mektupları yayınlandığı olmuştur. Ayrıca 300 sözcük de teknik bir
ölçüttür, ille de her yazı 300 sözcük yayınlanacak demek değildir;
duruma, konuma, yer durumuna göre içeriği korunarak kısaltılabileceği
belirtilmektedir.
Elbetteki gözü
gibi baktığı gazetesi Bizim Anadolu, hiçbir ayrımcılığa
sapmadan, her türlü mektubu titizce inceleyip değerlendirmektedir.
Ama çeşitli teknik sorunlar nedeniyle yazılar kesilebiliyor; dahası,
en çok benim başıma geldiği gibi, bazı yazılar yayımlanamayabiliyor
da...
Bunda herhangi
bir ayrımcılık aramak haksızlık tabii.
Bizim Anadolu
okuru işte böyle duyarlıdır, tepkisini dile getirir, gazetesine
sahip çıkar.
Bu anlamda sevgili
okurumuz Nişan Şişmanoğlu'nu kutluyorum.
Bu arada sevgili
okurum bana birkaç soru yöneltmiş. Montreal'e kadar gelip elimi
öpmesine elbette ki gerek yok. Bu soruların muhatabı neden ben oluyorum,
pek bilmiyorum. Ben herhangi bir kamu görevlisi değilim, bu gazete
de resmi gazete değil. Yine de bildiğimce yanıt vermeye çalışayım.
Evet, Ermeni
kökenli yurttaş da tüm diğer yurttaşlar gibi Türkiye Cumhuriyeti
Yurttaşıdır.
Eğer yaşanan
zorluklardan söz ediliyorsa, tüm diğer yurttaşların yaşamış olduğu
zorlukları yaşamaktadır.
Yine bu arada,
bu soruların satır aralarına girmek gerekirse ve tarihten gelen
bazı zorluklar kast ediliyorsa, benim bir gazeteci gözlemiyle söyleyebileceğim;
tüm değişik renkleriyle muhteşem bir varsıllığı oluşturan Anadolu
halkını emperyalistler rahat bırakırsa, kendi sorunlarını yine kendi
içinde çözer. Anadolu halkı bu olgunluktadır.
Hâlâ umudumu
koruyorum; dünyanın kültür beşiğini, hoşgörü beşiğini oluşturan,
batıya uygarlık götüren Anadolu halkı, eminim emperyalist amaçların
oyununa gelmeyecek, yapay sorunları aşacak ve kendi geleceğini en
barışçıl biçimde çizecektir.
Aralık 2007
Yazarın önceki yazıları:
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|