|
Kafa Gettolarından
Çıkabilmek
Dünyada sorunlar
öylesine baş döndürücü bir hızla üst üste yığılıyor, katmerleşiyor
ki; çağından, çevresinden sorumlu kişioğlu ve kızları bunları izlemekte
zorlanıyor.
Ya da bir kesimimiz
en kolaya kaçıp bize çok kanallı tek ses olarak sunulan, şişirilmiş
gündemler içinde kendimizi yitiriyor, onların ardını deşmek yerine,
yüzeysel yorumlarda bulunuyor, sonra da fanatizmin girdabında devinip
duruyoruz.
Geçende taksi
şoförünün biri gazeteci olduğumu öğrenince, bana 'Gazeteci her istediğini
yazabiliyor mu?' diye sordu. Eğer güdümlü değil de dürüst gazeteciyse
yazar elbette dedim; ancak onu yayınlatabilir mi, orası kuşkulu.
Ona ayrıca şunu
da söyledim: Özellikle büyük basın-yayında size sunulanları hemen
kabul etmeyin. Bir anda ortaya atılmış bir konu varsa, bunun neden
şimdi gündeme getirildiğini, onu getirerek kamuoyundan nelerin saklanmakta
olduğunu sorgulamaya bakın. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
Önemli olan resimlere kilitli kalmadan, olayların ardını sorgulayabilmektir.
***
Toronto Bölgesi
Okul Yüksek Yönetimi önümüzdeki öğretim döneminde 1915 yıllarında
Anadolu'da yaşanan savaşı, kaosu, acıları bir kesimin üstüne yığıp
'soykırım' savıyla yargısız infazda bulunup bebelere ders diye
okutma kararı almış. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır hesabı…
Emperyalizmin
üzerine çullandığı, yurdunu savunan Türklerin Kurtuluş Savaşı'nı
bile 'soykırım' sayan zihniyet, yakında Birinci, İkinci Paylaşım
Savaşlarını, Alman-Fransız savaşlarını, Amerika İç Savaşı'nı bile
yükleyip 'Türkler Maya uygarlıklarını, Kızılderilileri de soykırıma
uğrattılar' diyebilirler.
Dilin kemiği
yok.
Türk toplumunun
itirazı üzerine yetkililer oturup biraz düşünecekler ama, daha başta
eşit davranmamayı ilke edinmişler. Radyolarda Türk toplumu temsilcileri
yok; kendileri çalıp kendileri oynuyor; toplum, yokluğunda yargılanıp
mahkûm ediliyor. Forumlarda söz hakkı kısıtlanıyor, temelsiz intikamcılara
bol bol konuşma süresi altın tepsi içinde sunuluyor.
Hükümetin toplumsal
barış gibi bir kaygısı yok. Vurdur toplumları birbirine, kendi gettoları
içinde yaşasınlar ve Kanada toplumuna karışmasınlar. Asıl amaç bu.
Göçmenleri Kanada toplumundan dışlamak için her türlü aracı kullanmak
geçer akçe.
Peki toplumlar
bu oyunlara gelecek mi?
Gelir elbette.
Hınç varsa, intikam varsa gelir elbette. 200 yıl boyunca boş vaatlerle
kandırılmak, sonradan yüz üstü bırakılmak, her dönemde emperyalizmin
oyuncağı olmak küçük toplumların onulmaz yazgısı.
Ah, keşke şu
gettolardan, hele hele kafa gettolarından bir kurtulabilsek...
Bunlardan kurtulabilmek
için pek öyle bir kaç üniversite bitirip profesör olmak bile yetmiyor.
Ne demişti profesörün
biri, bir konferansta?: "Türkiye hâlâ güçlü bir ülke, 'soykırım'ı
kabul ettiremeyiz".
Ah, şu kafa
gettolarından bir çıkabilsek; sevgiyi, hoşgörüyü, birlikte barış
içinde yaşamayı baş tacı edebilsek.... Çok zor değil mi?
Şubat 2008
Yazarın önceki
yazıları:
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|