|
Eşanlamlı
Sözcükleri Kullanmak
Dilin Varsıllığı mı?
Söyleyegeldiğimiz
gibi, diller birbirlerinden sözcük alışverişinde bulunurlar. Değişik
kökenli ve dilli toplumların birbirlerinden gelenek görenek alışverişlerinde
olduğu gibi, bu olgu da doğaldır. Bu kaçınılmaz bir olgudur ve dünyanın
özekinsel varsıllığının da bir gereğidir. Ancak bu bilimsel gerçek,
başıbozukluğu, öykünmeyi hiçbir biçimde haklı gösteremez.
Bu
köşede söz konusu ettiğimiz, kendi dilimizde, ekinsel gelişimimize
koşut olarak anlatım olanaklarımızı genişletmek ve kendi kaynaklarımızdan
yararlanmak konusudur.
Her
dil kendi özekini içinde değerlenir, yeni açılımlara ulaşır; işlenirse
o dil varsıllaşır.
Yine
biz burada yazılarımıza Türkiye Türkçesini konu ediniyoruz. Anadolu'nun
değişik yörelerinde, değişik ağızlarda değişik söylemler vardır;
bulunabilir, doğaldır. Bu olgular her dilde vardır. Çünkü dil devingendir,
sürekli bir gelişme gösterir. Ama bilinçli bir gelişmeden yana olunursa,
o dil gelişir ve daha da varsıl olur.
Dil
kişinin yurdudur, bayrağıdır, kimliğidir. Bunun önemine varmamış
bir kişi, kendi kendine yabancılaşmaya başlar.
Bazan
başka dillerden alınmış -özenti olsun, zorlama ya da doğal olsun-
deyimlerle, sözcüklerle, dilinin varsıllaştığını öne sürenler de
bulunabiliyor.
Örneğin,
'sözcük'le 'kelime'yi bir tümcede ya da bir sonraki tümcede kullanarak,
bunun da 'dilimizin bir zenginliği' olduğunu savunan iyi niyetli
insanlarımız oluyor.
Hayır
efendim, bu, dilimizin bir varsıllığı değildir! Bu bazı alışkanlıklardan
kopamamaktır. Eğer o değilse, dilde özleşmeye karşı olanların sırtını
sıvazlamak, onlara hoş görünmektir.
Bu
tür düşüncelerle hiçbir yere varılamaz. Ne kadar iyi niyetli olunursa
olunsun, 'Hangi Türkçe' gibi bazı sorular sormak, dilde gericilere
ödün vermek anlamına gelmektedir.
Harf
Devrimi ve ona bağlı olarak Dil Devrimi de Türkiye Cumhuriyeti'nin
kazanımlarından biridir. Bunda zayıflık göstermek, karşı devrimcilerin
ekmeğine yağ sürmek anlamına gelir.
Atatürk'ün
kalıtı Türk Dil Derneği'ni devletleştirip işlemez bir kurum durumuna
getiren hukuk tanımaz 12 Eylül faşizminin kurmuş olduğu yeni Türk
Dil Derneği, yayınlamış olduğu sözlüklerle ve 'îmla' kılavuzlarıyla
sorunları çoktan çözülmüş olan yazımda kargaşaya neden oldular.
Örneğin yerine oturmuş birleşik 'ilkokul, ortaokul, kuşburnu' gibi
ilk anlamarından çok daha değişik anlam ve anlatımlara kaynaklık
eden nice sözcükleri ayrı yazmaya başladılar.
Dilin
gelişmesi ve varsıllaşması, o dilde yazsınsal ve uygulayımsal yaratımlarla
olur. Başka bir özekinden öykünmeyle ya da kolaya kaçarak ödünç
alınan sözcükler, dilimizin kısırlaşmasına, giderek yok olmasına
neden olur.
Biz
diyoruz ki, dil devrimine inananlar, bu kaygıyı içlerinde duyanlar,
daha duyarlı olmalı, dilde özleşme karşıtlarına ödün verecek konuma
düşmemeliler.
TEMMUZ
2003
Önceki
Yazılar:
Hoş Geldin Türkçe!
Dilde Yanlış Kullanım Örnekleri
Türkçesi varken
Ulusaldan Evrensele
Dog-Shop...
'Dilini Değiştirmelisin'
Dilin Varsıllaşması Kullanmakla Olur
Bırakmak, Dökmek
70. Dil Bayramı Buruk
İnternetin Dilimize Ettikleri
Türkçe Düşünebilmek
Dil Bir İletişim Aracı
|