Beste BARKİ
İlk Defa


Bout de l'Île

Güzel bir sonbahar gününü değerlendirmek üzere daha önce hiç gitmediğimiz Montreal adasının doğu ucuna, Bout de l'Île'e gitmeye karar verdik. Burada bir park olduğunu biliyorduk ama bu kadar güzel olacağını beklemiyorduk.

Anayoldan değil de Notre Dame caddesi boyunca gittik. Yol boyunca sürüp giden petrol siloları, gemi yükleme rıhtımları, sıra sıra üst üste dizilmiş yük konteynerları sona erdiğinde bakımlı mahalleler, güzel nehir görüntüleri ve her şeyin sonunda, adanın en ucunda güzel bir parka ulaştık.

Pointe-aux-Trembles mahallesindeki görüntü noktası, adanın en ucunda, Bout de L'Île denen yerde göreceğimiz güzelliğin habercisi oldu. Notre Dame ile 3. Sokağın kesiştiği köşedeki Eski Değirmen (Parc du Vieux-Moulin) parkından nehir görüntüsü Jacques Cartier ya da Samuel de Champlain'in görmüş olacağı manzaradan farklı değildi. Sonbahar renkleri bu manzaraya görkem katıyordu.

Parktaki 1719 yılından kalma üç katlı rüzgâr değirmeni Quebec'te yıkılmadan günümüze gelebilen en yüksek değirmen niteliğinde.

Pointe-aux-Trembles 1670'lere uzanan eski bir yerleşim yeri. Eskiden 'trembles', yani yaprakları pek oynaşan bir tür kavak ağacıyla örtülü bir kara uzantısından alıyor adını. 1982 yılına kadar Montreal'den bağımsız bir kasaba olarak kalabilmeyi başarmış.

Notre Dame ile Sherbrook caddelerinin birleşip adayı aşan le Gardeur köprüsüne bağlandıkları noktaya gelmeden önce, yan sokaklara sapınca Bureau ile 100'üncü sokağın kesiştiği noktada Montreal adasının en doğu ucundaki parka ulaşılıyor. Yüksek yüksek karaağaçların (ulmus minor/elm/orme) gölgelediği Bout de l'Île parkı burası.

İki tarafından nehir akıyor. Karşılarda Le Gardeur köprüsü ile gizemli adalar görünüyor. Bizim de yarım saat dolaşıp karşı kıyıları seyrettiğimiz bu özel parka mahallenin sakinleri yürüyüş yapmaya ve hava almaya geliyorlar. Kuşkusuz kendilerini çok şanslı hissediyorlar bu park sayesinde, doğaya bu kadar yakın olabildikleri için.

1700'lerden beri bu yörede yerleşim olmuş. Bout de l'Île Parkı ise son 15-20 yıldır var. Montreal civarındaki çayır, sulak alan ve korulukların her geçen yıl yavaş yavaş yok olduğu belli. Bu duruma bir çare olmak üzere şehrin çevresinde bir yeşil alan oluşturulmaya çalışılıyor. Adanın en doğusundaki Bout de l'Île Parkı sanki bu görüşün öncülüğünü yapıyor.

Kasım-Aralık 2011


Yazarın önceki yazıları:
Haiku
Lavanta Tarlaları
Yabancıl Meyveler
Türkiye'de Aile Hekimliği ve Bir Aile Hekimi Dr. Meriç Uçar
Tükiye'de Aile Hekimliği Uygulaması
Arkadaş Yazarlar
Avrupa Kültür Başkenti İstanbul
Montreal'in Kısacık Görkemli Caddesi
Quebec'te Yemek Kültürü
Magnan Lokantası
Montreal'in Suyu
Place d'armes
Gizli Bahçe
Montreal'de Film
Küçük İtalya
Montreal'in Harikası
Montreal'de Paris'ten Bir Köşe
Yeniden Varoluş…
Montreal'e Adını Veren Dağ
Sokakların Çekiciliği
En Büyük Festival
Tasarım Şehri Montreal
Montreal'de Spor
Montreal'de Çukulata yemek
Yaşanılası Montreal