Ömer F. ÖZEN
Gözleyi, Gözleyi...

 

İçten miyiz Gerçekten?


Kebek, Kanada gündemimiz oldukça dolu olduğu için haber olarak bu sayımızda yer veremedik ama, ülkesinden çıkıp arkadaşıyla Filistin'e dek beyaz gelinlik içinde gitmeyi tasarlayan "Barış Gelini"İtalyan sanatçı Pippa Bacca'dan söz etmek istiyorum.

Pippa Bacca, "Barış Gelini" tasarısı için 8 Mart'ta sanatçı arkadaşı Silvia Moro ile Milano'dan yola çıkmıştı. Gelinlik giymişlerdi ve Slovenya'dan başlayıp Filistin'de sona erecek yolculuk otostopla yapılacaktı. Amaç insanların güvenilir olduğunu kanıtlamaktı. Tasarladığı gibi İtalya'dan Hırvatistan, Sırbistan, Bosna ve Bulgaristan'ı geçip 19 Mart'ta Türkiye sınırından girdiler. İki arkadaşın yolu burada ayrıldı; farklı yolları izleyerek Beyrut'ta buluşacaklardı. Picca'nın Türkiye turunu 29 Mart'ta tamamlaması, buradan Suriye, Lübnan, Filistin'e geçmesi gerekiyordu. Yolculuk boyunca çektikleri fotoğraflar ve günlükleri "Barış Gelinleri" internet sitesinde yayınlanıyordu. Ancak 31 Mart'ta Pippa ile iletişim kesildi. "İtalyan gelin kayıp" haberleri, 11 Nisan'da "Gebze'de ölü bulundu" haberiyle kesildi.

Konu üzerine sayfalarca yazılar yazıldı, radyo-televizyon izlencelerinde söz edildi. Kimi, Türkiye'nin dışarıda 'imaj'ının yara alacağından dem vurdu, kimi hangi ülkede olmuyor ki söylemlerinde bulundu. Kişioğlu ve kızlarının zayıf noktalarına vurarak 'medyalarda' izlenirlik, okunurluk uğruna en saçma soruları bile sormayı, önyargılarla hareket etmeyi alışkanlık haline getirmiş bir takım basın-yayın üyesi, kurbanın ailesine, 'bundan böyle Türklere bakışınız nasıl olacak' gibi sorular bile sorabildiler. Bu hep yapılagelen bir edim biçimi. Kurban sanatçının ailesi soğukkanlılığını koruyarak 'böyle bir olayın dünyanın her yanında olabileceğini, bunun Türkiye'de bir kişi tarafından kendi kızlarının başına getirilmiş olduğunu, ama Türklere yönelik herhangi kötü bir bakışlarının olamayacağını' dile getirmeye çalıştı.

Türkiye'de olması, kişinin sanatçı ve kutsal bir amaç için böyle bir yolculuğa girişmiş olması kuşkusuz yine Türkiye'yi dünya gündemine soktu. Türkler de üzüntülerini dünyayla üleşmeye çabaladılar.

Doğrudur, bu tür olaylar dünyanın her yanında oluyor, daha da kötüleri oluyor; örneğin sadece kadına değil, sık sık küçük çocuklara değin cinsel doyumlarını yerine getirdikten sonra öldürüp şurada burada ormanlığa attıkları batı basınında da yer alıyor.

Ama uygar toplumlarda bu tür olaylar Türkiye'de olduğu gibi 3. sayfalarda boy boy renkli resimlerle, televizyon izlencelerinde ballandırıla ballandırıla anlatılmazlar.

Basın - yayın organlarının topluma karşı büyük bir sorumluluğu vardır; bilgi vermesinin yanında eğitici, öğretici yanı da vardır. Ve en önemlisi budur.

Gazino kapılarında bilmem hangi sözüm ona sanatçının, bir kadını ayağından vurdurttuğu açık açık söylenebiliyorsa, bu kendine sanatçı denen kişiler hâlâ toplumda baş tacı edilebiliyorsa, siyasetçisi de içinde, vuranın, kıranın, çalanın yaptığı yanına kâr kalıyorsa, 'yanlışlıkla' içeriye düştüğünde paşalar gibi yaşayabiliyorsa, dizilerle, izlencelerle 32 kısım tekmili birden, eğitim, öğretim, iş, aş verilmeyen topluma bu hukuksuzluklar dayatılıyorsa, biz daha ne gelinler öldürür, ne ocaklar söndürürüz.

Siz alın kadını türbana, çarşafa sokun, toplumdan soyutlayın, çalışma ortamının dışına atın, sonra da efendim 'erkek kadına şu gözle bakıyor' ya da 'o kadın da aranıyormuş canııım...' deyiverin...

Hadi canım sen de!...

Kim inanır sizin içtenliğinize!....


Nisan 2008


Yazarın önceki yazıları:

Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana

 
 Pardus... Özgürlük İçin...