Celal UÇAR
Perdeci


Dört Dörtlük Bir Sanatçı, Ozan, İnsanı Ezgileyen Zülfü Livaneli!...

Yıllarca belleklerimizden silinmeyecek, kuşaktan kuşağa anlatılacak bir tarih yaşadık, Kanada Türk Göçmenliği tarihinde.

21 Ocak 2012 Cumartesi akşamı The Meeting House'da 1100 kişiye yakın katılımla gerçekleşen Marché İstanbul'un düzenlediği Zülfü Livaneli Konseri'nde bir tarih yaşanıyor, toplumsallık çıtası yükseltiliyordu.

Zülfü Livaneli Kanada'ya ilk defa geliyordu... O gece Zülfü Livaneli'yi anlatan sunum konuşmamı köşemde sizlerle paylaşıyorum:

'O, binlerce yıldan bu yana imbikten süzülürcesine gelen Anadolu'nun sesi olmuştur.

O, Yunus Emre olmuştur, Karacaoğlan olmuştur; O, Erzurumlu Emrah, Pir Sultan olmuştur...

Yunus olmuş çağıldamış, Karacaoğlan olmuş ela gözlünün ardına düşmüş, Pir Sultan olmuş, hakkın, direnmenin sesi olmuştur...

1970'li yıllarda umudun, hak aramanın, direnmenin yılmaz savunucusu ve çığlığı olurken, 80'li yılların karanlığında aydınlığın, zulme başkaldırmanın, ayakta dimdik durmanın simgesi olmuştur...

Dünya kültür mirasının en önemli ozanlarına, Ulu Nazım'a, Lorca'ya, Aragon'a ses vermiş, Ahmed Arif'i, Sabahattin Ali'yi dünyanın tüm halklarına tanıtmıştır...

O, sadece bir yorumcu değil; elbette ulusaldan evrensele tüm insanlığın sesi olup, insanı yorumlamıştır ama… O sadece taşıyıcı değil, aynı zamanda yaratıcı olmuş, insanın güzelliğini besteleriyle ortaya çıkarmış, emperyalizmin sürekli bölmeye uğraştığı halkları müziğiyle, eylemleriyle birleştirmeye çalışmış, buna da Ege'nin iki yakasından başlayarak, iki yakayı ünlü Yunan sanatçı Mikis Theodorakis'le birlikte dostluk bağlarıyla bağlamıştır...

İspanya'dan tutun, Yunanistan'a, Almanya, Fransa, Rusya'ya; İngiltere'den İran'a, Arap ülkelerine, Japonya'ya, Kuzey Amerika'ya halklar onun sesiyle, onun besteleriyle dirençlerini, sevdalarını, umutlarını dile getirmişler, dile getirmekteler...

Gün gelmiş şarkıları, türküleri gizli gizli dinlenmek zorunda kalmış. Ama işte o zor karanlık dönemlerde bile aydınlığın, ışığın, direnmenin, umudun yoldaşı olmuştur...

O, sanatçı kimliğiyle, yorumcu, besteci, yazar, sinemacı olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün açtığı yolda çağcıllığı yakalamış, halkının sesi olup ürünler verirken, acaba siyasette de halkıma hizmet edebilir miyim diyerek denemede de bulunmuştur.

Ama bitakım ilahlar böyle dört dörtlük, gönlü insan sevgisiyle dolu insandan yararlanmak yerine türlü engeller koymuşlar...

O yılmamış, küsmemiş, biraz önce de söylediğimiz gibi, ulusaldan evrensele insanın yanında olmayı sürdürmüş ve sürdürüyor...

Yazılarıyla, müziğiyle halkının yanında olmayı yeğliyor...'


Ocak 2012


Yazarın Önceki Yazıları:
Kanada Türk Toplumu Nasıl Örgütlenmeli?
Ekim Ayı Eylem Ayı
Türkiye Kaybetti
Umut İnsanda! Yürek Yine İnsanda!
Seçimleri Kim Kazanacak?
ANKARA'nın TAŞINA BAK!..

Oylar Cumhuriyet'e!..
Kalemi Bir Kere Bırakırsan, Kalem Seni On Kere Bırakır!..

Ne Yapmalı
Kızım Derya Evleniyor!

Mississauga da yapılan Çokkültürlü Festival: CARASSAUGA!
En Katil Devletler, En Merhametli Ulusa Soykırım Damgası Vuruyor!..
Yenilikçi Nezihe Araz!
Yaş Kemale Erince!..
Yavaş Yavaş Gençleşirler
Kutlamaların ve Anmaların Ardından
Cumhuriyeti Kutlamak!..
Örgütlenelim, Güçlenelim!..
Toplumsal Özlemlerimizin Sömürülmesine Dikkat!..
'İstikbal Göklerdedir!'
Bir Festivalin Ardından
Ali Mahzuni Şerif Carassauga Festivali'nde
"Atatürk'ün Gerçek Ölüm Nedeni"
Bizim Anadolu Gazetemiz 15 Yaşını Kutluyor
Yaşasın Tiyatro
Toplumsal Örgütlenmeye Bir Bakış
2009'a Girerken
Atatürk ve Türkiye Ayrılmaz Bir Bütündür
Amerikan Kovboy Kapitalizminin Düşüşü!...
Genç Cumhuriyet 85 Yaşına Basıyor
Bu Yıl da Yaz Bitti!