|
Boynumuzun
Borcu
Çeviri başlı
başına bir iş, bir olaydır.
Çeviri yaparken,
özellikle çeviri yapmakta olduğunuz dilleri çok iyi bilmelisiniz.
Bir deyimi bir
dilden başka bir dile getirdiğinizde, o deyimin yerine oturup oturmadığını
iyi bilmelisiniz.
Kuzey Amerika
özekini içinde herhangi bir ayrıştırma, çözümleme yapmadan Türkçeye
çarpık söylemler getiriyoruz. Bu belki o anda günü kurtarmaya yönelik
bir yöntem olur ama, önemsenmezse, hiçbir dilde kendinizi anlatacak
bir konuma ulaşamayacağınızı da bilmelisiniz.
Bir de basın
- yayın araçlarındaki çevirileri düşünün. Onların sorumlulukları
daha da ağır. Kendi diline yeterince egemen olmayanların elinde
haber, film gibi bazı iletişim ürünleri iletilerini gerektiği gibi
veremiyor, çarpık, sakat kalıyor.
Çok kısa olarak
bir kaç filmden aktardığım bir kaç çeviri yanlışından söz edeyim.
Bay Başkan
Bir filmde şöyle
bir söz söyleniyor:
"Kızınızı geri getireceğiz Bay Başkan!"
Söz konusu olan
ABD Başkanı'nın kızıdır ve dedektifler Başkanın kızını bulup getirme
sözü veriyorlar.
Batı dillerinde
Mister, Monsieur gibi deyimler bir saygı sözü olarak
her yerde kullanılırlar.
Mister
President, Monsieur President, Mister Speaker... vb deyimler
Türkçede 'Bay' ile karşılanmaz.
Türkçe'de karşınızdaki
kişinin konumu gereği saygı deyimi olarak 'Sayın' sözcüğü
kullanılır. Dolayısıyla bu 'Bay Başkan' değil, 'Sayın Başkan'
biçiminde olmalı.
Ancak bu sözcük
kurumlara karşı da kullanılmaz, kişilere yönelik olarak kullanılırlar.
Örneğin, 'Sayın
Radyo Kanada' diye bir söylem sakat bir söylemdir.
Eğer yetkilinin
adı bilinmiyorsa, şöyle bir söylem daha uygundur:
'Sayın
Radyo Kanada yetkililerine...' vb..
İkinci bir konu,
yine batı dillerinden sorgulamadan aktarılan 'Sevgili ...'
deyimi.
İngilizcede
'Dear', Fransızca'da 'Cher, chère'
sözcükleri Türkçeye güzel bir deyimle 'Sevgili' olarak
çevriliyor.
Ancak bunlar
o dillerde bizim kullandığımız anlamda kullanılmıyor.
Bir zamanlar
Türk basınında at nalı puntolarla İngiltere Başbakanı'nın dönemin
Başbakanı Sayın Ecevit'e 'Sevgili Bülent' diye hitap
ettiğini, o basın organının bundan ne denli gurur duyduğuna tanık
olmuştuk.
Tabii o basın
organının niyeti okurları da bu gurur duymaya ortak etmekti.
Bunlar bir takıntının,
aşağılık duygusunun ürünleri.
Bu tür sözcükler
Batı'da resmi niteliktedirler ve Türkçede daha çok 'Değerli...'
söylemiyle karşılanırlar.
Her dil kendi
içinde güzel.
Tarihte hep
karşılıklı alışverişler olmuştur.
Ama bugün özellikle
bir dilin hegemonyası, öbür dillerin yozlaşmasına neden oluyor.
Bizim konumuz
Türkçe.
Onu korumak,
yeni kuşaklara varsıl bir dil bırakmak boynumuzun borcu..
Bu bilinçle...
EKİM 2003
Önceki Yazılar:
Eşanlamlı Sözcükleri Kullanmak
Dilin Varsıllığı mı?
Hoş Geldin Türkçe!
Dilde Yanlış Kullanım Örnekleri
Türkçesi varken
Ulusaldan Evrensele
Dog-Shop...
'Dilini Değiştirmelisin'
Dilin Varsıllaşması Kullanmakla Olur
Bırakmak, Dökmek
70. Dil Bayramı Buruk
İnternetin Dilimize Ettikleri
Türkçe Düşünebilmek
Dil Bir İletişim Aracı
|