Ömer F. ÖZEN
Gözleyi, Gözleyi...

 

Evrene Seçenekli Bakabilmek

Kendilerini dünyanın ağaları olarak belirleyip evrenin değişik yörelerinde borularını öttürmeye çalışan, sömürü düzenlerini sürdürmek için çabalayan emperyalist güçler, türlü oyunlarına karşın direnenleri gördükçe, tasarılarının nasıl oluyor da yürümediğini algılamaya çalışıyorlar.

Ne güzel deyimler vardır bizim Türkçemizde: 'Evdeki hesap çarşıya uymuyor bi türlü'.

Yüzyıllardır oynanan oyun tüm hızıyla, Binbir Surat gibi sürekli yüz değiştirerek sürüyor.

Birinci Paylaşım Savaşı'yla bir düzen getirmeye çalıştılar, önlerinde en büyük engel Osmanlı'ydı. Budunsal (etnik) farklılıkları körüklediler, dindaşları birbirine vurdurdular; yüzyıllardır barış içinde, iç içe kaynaşmış toplumları ayrıştırarak birbirlerine düşman ettiler, Osmanlı'yı yıktılar; ama kurmak istedikleri düzeni istedikleri gibi düzenleyemediler, çünkü tam o sırada Rusya'da Bolşevik Devrimi, Anadolu'daysa Kemalist Devrim arabalarının tekerine çomak soktu.

İkinci Paylaşım Savaşı'nda oyunun ikinci perdesini sahneye koydular. Ama Birinci Paylaşım Savaşı'nda mazlum uluslara önderlik eden Kemalist Devrim halkları uyandırdı.

Demek ki kendilerini dünyanın ağaları sanan güçlere başkaldırıp başarı da kazanılabiliyordu.

Oyun sürüyor. Bi yandan BOP'larla, ki, birileri ulusal ve bölgesel çıkarları düşünmeden, yağlı ipe boyunlarını uzatırcasına kendilerini eşbaşkan ilan edenler, öte yandan başka birileri emperyalistlerin kucağında oturup müritlerini gözü yaşlı söylevlerle uşaklık etmek için yetiştiriyorlar; kuşkusuz bu arada gözleri ve mideleri doymayan emperyalistler de bu işbirlikçilerle yollarına devam etmeye çalışıyorlar.

Ekonomik çöküntüye düşen emperyalistler, örneğin yeni bir ekonomik güç olmaya başlayan, ama ondan daha önemlisi, kendilerinin denetleyemeyeceği yeni ekonomik işbirliklerine önderlik eden Çin'e karşı kamuoyu oluşturmak için türlü oyunlar oynamaya bayılıyor (Çin'den gelen oyuncakların maddelerinin zararlı olduğunu işleyen dünya basın-yayınını anımsayın). Halbuki o oyuncakları yine batılı şirketlerin her türlü maddelerini sağlayıp Çin'de yaptırdıklarını dünya kamuoyunun gözünden ustaca saklarlar.

Çin'in büyümesini önlemek için çeşitli oyunlar sergileyen batı dünyası, gerçekte ucuz işgücü sağlamak için fabrikalarını oralara taşıdıklarını, kârlarının üzerine kâr kattıklarını nedense yine kamuoyundan saklamaya çalışırlar.

Batı dünyasının yaldızlı yaşamı bizi öylesine köreltmiştir ki, biz artık kendi ulusal, bölgesel çıkarlarımızı görmez, savunamaz olmuş, onun ağzıyla konuşur, onu savunur olmuşuz.

Öte yandan olumsuzluklar öylesine bizi yıldırmış ki, kendimizce dev güçler yaratmış, bu güçlere karşı çıkmanın yararsız olduğunu kabullenmişizdir: 'Dünyanın süper güçlerine karşı gelinir miymiş?'

Yüzyıl önce de bu görüşler vardı: "Biz kendimizi yönetemeyiz, birileri gelsin'di de, bizi yönetsin"di...

Bunun böyle olmadığını, Mustafa Kemal gösterdi; o yenilmez denilen güçlerin yenilebileceğini dünyaya kanıtladı. Önemli olan, içimizdeki bu güce inanıp haklı kavgayı yürütebilmekti. Onun için sürekli devrim sürecine girildi laik Cumhuriyet'le; toptan kalkınmanın yolu bulunmuştu.

Ama ne yazık ki, su uyur düşman uyumazdı, oyunlar sürüyordu...

Bir yüzyıl sonra Sevr'i anımsatan haritalara tavır gösteremeyenler, ancak Banu Avar gibi Türkiye'den bakan, yurtsever gazetecilerin uyarıcı izlencelerini yayından kaldırırlar, emperyalistlerin dümen suyuna giderlerdi. Kemalistler dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, bu oyunları boşa çıkaracaktır.


Mayıs 2008


Yazarın önceki yazıları:

İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana

 
 Pardus... Özgürlük İçin...