Ömer F. ÖZEN
Dil Yarası



Yazarken Yaptığımız Yanlışlar

Doğru, uzun bir süre oldu dil yazıları yazmayalı. Çevremizde gelişen olayları, yanlış kullanımları gördükçe Türkçe'miz nereye gidiyor diye düşünmeden edemiyor kişioğlu. Sağlıklı kaynaklara da ulaşmanın zorluğu nedeniyle özellikle yeni yetişen kuşaklar Türkçe yazım yanlışları kullanım yanlışları yapıyorlar. Ve görüyoruz, basın-yayında çalışanlar bile sağlıklı bir eğitimden geçmeden, çoğu kez umursamadan yazılarını yazıyorlar. Kuşkusuz, o hani çok olmayan okur kesimimiz de bu yanlış kullanımları yineleyerek yanlış kullanımları yaygınlaştırıyorlar.

Bir de şu internet listeleri, yüz binlerce kullanıcıya ulaşan elektronik iletilerde kullanılan Türkçe'nin zavallılıklarını düşünün!...

Bizim bir dostumuz var, Mersin'den yazar. Özel bir Türkçe duyarlısıdır; sağda solda yanlış kullanılan Türkçe'ye ilişkin eleştirilerini o kullananlara yöneltir, çoğu kez uyarı iletileri gönderir. Mehmet Ali Sulutaş'tır adı. Buradan o güzel dosta esenlik dileklerimi sunuyorum.

Yeniden başladığımız dil yazılarında çok yapılan bazı yanlış yazımları ve doğrularını anımsatalım.

Değerli eğitimci yazar ve ozan Osman Bolulu kendi köşesinde bir çoğuna değini-yor, bizi sürekli aydınlatıyor.

Biz de bir ucundan yeniden anımsatalım.

Mi eki

Örneğin, 'mi'.

'Mi' soru ekiyse ayrı yazılır.

Zeynep kitabı aldı mı? tümcesinde Zeynep'in kitabı alıp almadığı soruluyor ve bir 'mi' eki vardır; ayrı yazılır.

En çok yapılan yanlışlardan biri de 'de' eki.

Söz konusu 'de' bile (dahi) anlamını içeriyorsa, ayrı yazılır.

Örneğin, 'Ozan sinemaya da gitti'. Buradaki 'da', sözcüğe ses uyumu dolayısıyla kalın yazılmış ve ayrı yazılması gerekiyor. Buradan biz neyi anlıyoruz? Ozan'ın başka yere gittiğini, ama bu arada sinemaya 'da' gittiğini öğreniyoruz.

Ya da, 'kitabı ver, kalemi de ver!' tümcesinde, kişi karşısındakinden kitabı istemektedir, bu arada kalemi 'de' istemektedir.

Ama 'de' bir yer belirteciyse, sözcüğe bitişik yazılır.

Kalemtıraş çekmecede.

Özge Kitaplıkta.

Anımsatma; yer belirten 'de' sözcüğün yapısına göre emdirilir, bazan 'te' ye bazan 'ta'ya dönüşür. Halbuki ayrı yazılan 'de' kalın ya da ince ünlü uyumu dışında değişmez.

Ki bağlacı

Yine şu 'ki' bağlacı.
Burada da 'de' örneğinde olduğu gibi, yer ya da ilgi belirteciyse, sözcüğe bitişik yazılır; 'evdeki', 'oradaki' 'arkadaşımınki' vb..

Ancak bağlaç konumundaysa ayrı yazılır: 'Öyle bir konumdayız ki, anlatılır gibi değil...',

'çok açıktır ki, yakın dönem Türk öykücülüğünde bu anlamda anımsamama, kendi olanı okumama derinleşerek artmaktadır.' *

Son dönem yetişen kuşak temsilcilerinde yanlış bir yaklaşım var dile karşı. Değişik bilim dallarında ya da meslek dallarında eğitim gören ve konularında uzman olan bazı kesim temsilcileri, önemli olanın dil değil, yaptıkları iş olduğunu öne sürüyorlar. Ancak dil ve bağlantılı olarak yazım kargaşası içinde yapılan bilim ya da yerine getirilmek istenen iş sağlıklı olarak yerine getirilebilir mi? Bunu sorgulamak gereklidir.

Hele ki, yarım yamalak elin diliyle konuştuğumuzda, ne kendi dilimizde ne de o öykündüğümüz dilde kendimizi anlatabiliriz.

Dilinizi Türkçe'yle tatlandırın..
Şiir tadındaki güzel dilinize sahip çıkın.


* Kültür - Kimlik ekseninde Türk Edebiyatı / Metin Turan, sayfa 40.

Ocak 2008

Önceki Yazılar:
Boynumuzun Borcu
Eşanlamlı Sözcükleri Kullanmak
Dilin Varsıllığı mı?

Hoş Geldin Türkçe!
Dilde Yanlış Kullanım Örnekleri
Türkçesi varken
Ulusaldan Evrensele
Dog-Shop...
'Dilini Değiştirmelisin'
Dilin Varsıllaşması Kullanmakla Olur
Bırakmak, Dökmek
70. Dil Bayramı Buruk
İnternetin Dilimize Ettikleri
Türkçe Düşünebilmek
Dil Bir İletişim Aracı