|
İlginç Bir Deyim

Kızım Deniz
ile ben okumayı çok seviyoruz. Okumak öyle bir tutku ki önümüze
gelen, elimize geçen her yazılı metine bir göz atıyoruz en azından.
Bu alışkanlığımızı kullanarak bir 'ilk defa' oyunu oynayalım ve
sonucu yazalım dedik. İlk defa öğreneceğimiz bir deyim ya da sözcüğün
anlamını ve bu deyim ya da sözcüğün bizim için ne demek olduğunu
araştıracağız.
Kararımızı aklımızın
bir köşesine yazdık ve günlük yaşama devam ettik.
Benim ilgimi
çeken deyim bundan iki hafta kadar önce gittiğim sağlık merkezinde
çağırılmayı beklerken baktığım Beautiful Homes dergisinde karşıma
çıktı. Deyim wabi-sabi.
Japon kültürü
deneyimim olmadığından derginin açıklamalarından yola çıkarak wabi-sabi'nin
anlamını öğrenmeye çalıştım. Deyimin ilgimi çekmesi, dekorasyon
dergisindeki makalenin eski, antika olanla ilgisinden kaynaklanıyordu.
Dergideki yoruma
göre, herkesin evinde bulunabilecek kusurlu, ilkel ya da eksik diyebileceğimiz
ama yine de güzel ve kullanışlı bulduğumuz nesneleri takdir etme
felsefesini ifade ediyordu wabi-sabi.
Wabi, insan
yapımı olsun doğal olsun, nesnenin sade, yalın ve gösterişsiz olmasını
tanımlıyor. Yapım sırasında ortaya çıkabilecek sıra dışılığın, yanlışın
nesneye özellik, hatta zarafet kazandırabileceğini anlatıyor. Sabi,
yılların getirdiği aşınma ve kullanılmışlığın güzellik ve dinginlik
kazandırdığını söylüyor.
Zamanla wabi
ve sabi birlikte kullanılmaya başlanmış ve başta toplumdan uzak
ve cansız kavramlarını çağrıştıran wabi-sabi deyimi 14. yüzyıldan
sonra daha az karamsar, daha ümit dolu bir anlam kazanmış.

Wabi-sabi Japon
yaşam felsefesinde geçiciliği kabul etmekle ilgili. Bütün sanatlarda
hakim olan bir görüş. Yaşamın yorumlanmasında da en önemli unsur.
Günlük yaşamı daha dikkatle yaşamayı gerektiriyor. Basit ve sıradan
olanda yaşamın geçiciliği göz önüne geliyor. Tomurcuk ya da solmuşluk
hali tam açmış bir çiçekten daha yakın wabi-sabi anlayışına çünkü
geçiciliği görüyoruz onlarda. Bir vazonun olabilecek çatlağı ya
da çentiği bizi farklı bir bilince yöneltiyor. Olmayı ve olmamayı
anlattığı için bakışımızı içe çevirerek yaşamı düşündürüyor, dolayısıyla
nesne güzel görünüyor gözümüze.
Kırılanı, incineni
hemen atmak, dışlamak yerine yaşamın gerçeği olarak kabullenmek
çoğu kere iyi bir şey.
Şubat -Mart 2012
Yazarın
önceki yazıları:
Buzlu Elma Şarabı
Bout de l'Île
Haiku
Lavanta Tarlaları
Yabancıl Meyveler
Türkiye'de Aile Hekimliği ve Bir Aile Hekimi
Dr. Meriç Uçar
Tükiye'de Aile Hekimliği Uygulaması
Arkadaş Yazarlar
Avrupa Kültür Başkenti İstanbul
Montreal'in Kısacık Görkemli Caddesi
Quebec'te Yemek Kültürü
Magnan Lokantası
Montreal'in Suyu
Place d'armes
Gizli Bahçe
Montreal'de Film
Küçük İtalya
Montreal'in Harikası
Montreal'de Paris'ten Bir Köşe
Yeniden Varoluş…
Montreal'e Adını Veren Dağ
Sokakların Çekiciliği
En Büyük Festival
Tasarım Şehri Montreal
Montreal'de Spor
Montreal'de Çukulata yemek
Yaşanılası Montreal
|