Ömer F. ÖZEN
Gözleyi, Gözleyi...

 

Kronik Vak'a'yım Biliyor musunuz?


Dünyanın, emperyalizme karşı ilk savaşını kazanmış ve Lozan'la kendilerini dünyanın efendileri sanan 'düvel-i muazzama'ya bile bağımsızlığını kabul ettirmiş bir yurdun onurlu yurttaşıyım.

Dedelerim, atalarım, bu onurlu yaşamı bana bahşetmek için ne zorluklardan geçmiş, ne acılar yaşamış, gerektiğinde canını vermiş...

Ben onların yattıkları yerde kemiklerini sızlatırcasına, bu onurlu yaşamı bana sunanlara yatıp kalkar söver sayarım, Sevr'i hortlatır, dün olduğu gibi bugün de ümüğümü sıkıp posamı çıkarmaya çabalayan emperyalizme kendimi teslim ederim; kendimi de 'demokrasi'nin gereği olarak çarşaflara, türbanlara sarar, kapatır; ben şuramı, buramı, gözümü kapatınca, etrafımın güllük gülistanlık olduğunu sanarım....

Ben kronik vak'a'yım biliyor musunuz?

Köyümde, tarlamda yüzlerce, binlerce yıldır ektiğim ekinimi, dini bütün hükümetim sayesinde, artık ekip-biçemem, buğdayımı, sebzemi, meyvemi 'küffar'dan alırım; toprağımı, el emeği, göz nurum olan kurum ve kuruluşlarımı yabancılara peşkeş çekerim, dini bütün hükümetimin başına accık sitem edip 'anamız ağlıyor' dediğimde, böyyük hükümetimin başı 'ananı da al git' der, ben de alır giderim, sonra da yine döner 'küffar'la işbirliği yapan, çocuklarına 'güççük gemiler alan' benim de anamı ağlatan o dini bütün hükümetimi seçerim....

Ben kronik vak'a'yım...

Biliyor musunuz, ben kronik vak'a'yım?...

Dünyanın kocca kocca kentlerinde tek görevleri kentin altyapı sorunlarını çözmek olması gereken, kendi görevlerini yapmayan, ancak kocca kocca reklam panolarında 'belediyenin çalıştığı' mavallarını atan belediyelerin başı, akıllara seza, 'ne yapalım, yağmur yağdırmadı' diyerek Tanrı'yı gösteren açıklamalarını boynu bükük dinler, yine de gidip dini bütün bu böyyüklerimi seçerim...

Ben oğullarıma kızlarıma bilimin yolunu değil, itaati, başına gelen felaketi bile 'Tanrı'nın lütfu' olarak öğretir, bilimin öğretildiği yerler yerine, durmuş akıl zerk eden kördüşünülerin (dogmaların) aşılandığı kurslara gönderir, gönderdiğim karanlık şatolar üstlerine yıkıldığında, kendimi avutmak için, bel bağladığım tarikatlara halel gelmesin diye, kanımı içime akıtır, 'takdiri ilahi' der, yavrularımı toprağa verir, ama sorumlusu olan katillere bir sitem bile etmem...

Yarın Tanrı bana bunun hesabını sorduğunda da, 'ben bilmem, tarikat bilir' der, işin içinden çıkarım...

Ben kronik vak'a'yım biliyor musunuz?...

Peki 'küffar' diyarında ne yaparım biliyor musunuz?

Yatar kalkar, acaba sistemi nasıl sömürürüm deyi kafa yorar, çalışmadan para kazanmanın, köşe dönmenin yollarını arar, sonra o üç kuruşu da alır ya kumarda ya uyuşturucuda harcar ya da tarikatlara yatırırım.
Yarınlarımı Süleymancı, Nakşi, Nurcu, şu bu tarikatlar garantiledi zaten. Benim düşünmeme gerek yok ki, onlar benim için düşünüyorlar!...

Tanrı'ya dua etmek için Erzurum'da 10 YTL verip salonlara girmek için birbirlerini ezen umarsız halkım gibi, ben de Kanada denen 'küffar' diyarında Turkish Festivallerle kendimi avutur, döner bıçaklarıyla herkesin içine dalanları, 'meczup, psikolojik sorunları var' diyerek görmezden gelir, başımı kumlara sokar, yirmi - otuz yıllardır toplumun görünürlüğü için çabalayan, kimseden emir almadan, gizli gündemleri olmayan, sadece çocuklarının geleceğini onurlu bir biçimde düşünen toplum gönüllülerine, 'bir şey yapmadınız, bak Fethullahçılar ne güzel Turkish Festivaller düzenliyor' diyerek hakaretler yağdırırım...

Ben kronik vak'a'yım biliyor musunuz?

Ben iflah olmaz kronik bir vak'a'yım...

Yatar kalkar, Atatürk'e söver, Humeyni'yi sever, Cumhuriyet'i yerer; İngiliz gelseydi hiç olmazsa türbanımı başıma sarardım derim...

Gün o gündür, hadi hep birlikte sövelim!...

Onurlu yaşam bizim nemize!..

Örgütlenmek mi?

O da ne!?

Fetocular yapıyor ya!...


Temmuz 2008


Yazarın önceki yazıları:

Gelmiyorsun Ey Sevgili
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana

 
 Pardus... Özgürlük İçin...