|
Kronik Vak'a'yım
Biliyor musunuz?
Dünyanın, emperyalizme karşı ilk savaşını kazanmış ve Lozan'la kendilerini
dünyanın efendileri sanan 'düvel-i muazzama'ya bile bağımsızlığını
kabul ettirmiş bir yurdun onurlu yurttaşıyım.
Dedelerim, atalarım,
bu onurlu yaşamı bana bahşetmek için ne zorluklardan geçmiş, ne
acılar yaşamış, gerektiğinde canını vermiş...
Ben onların
yattıkları yerde kemiklerini sızlatırcasına, bu onurlu yaşamı bana
sunanlara yatıp kalkar söver sayarım, Sevr'i hortlatır, dün olduğu
gibi bugün de ümüğümü sıkıp posamı çıkarmaya çabalayan emperyalizme
kendimi teslim ederim; kendimi de 'demokrasi'nin gereği olarak
çarşaflara, türbanlara sarar, kapatır; ben şuramı, buramı, gözümü
kapatınca, etrafımın güllük gülistanlık olduğunu sanarım....
Ben kronik vak'a'yım
biliyor musunuz?
Köyümde, tarlamda
yüzlerce, binlerce yıldır ektiğim ekinimi, dini bütün hükümetim
sayesinde, artık ekip-biçemem, buğdayımı, sebzemi, meyvemi 'küffar'dan
alırım; toprağımı, el emeği, göz nurum olan kurum ve kuruluşlarımı
yabancılara peşkeş çekerim, dini bütün hükümetimin başına accık
sitem edip 'anamız ağlıyor' dediğimde, böyyük hükümetimin
başı 'ananı da al git' der, ben de alır giderim, sonra
da yine döner 'küffar'la işbirliği yapan, çocuklarına
'güççük gemiler alan' benim de anamı ağlatan o dini bütün hükümetimi
seçerim....
Ben kronik vak'a'yım...
Biliyor musunuz,
ben kronik vak'a'yım?...
Dünyanın kocca
kocca kentlerinde tek görevleri kentin altyapı sorunlarını çözmek
olması gereken, kendi görevlerini yapmayan, ancak kocca kocca reklam
panolarında 'belediyenin çalıştığı' mavallarını atan
belediyelerin başı, akıllara seza, 'ne yapalım, yağmur yağdırmadı'
diyerek Tanrı'yı gösteren açıklamalarını boynu bükük dinler,
yine de gidip dini bütün bu böyyüklerimi seçerim...
Ben oğullarıma
kızlarıma bilimin yolunu değil, itaati, başına gelen felaketi bile
'Tanrı'nın lütfu' olarak öğretir, bilimin öğretildiği yerler
yerine, durmuş akıl zerk eden kördüşünülerin (dogmaların) aşılandığı
kurslara gönderir, gönderdiğim karanlık şatolar üstlerine yıkıldığında,
kendimi avutmak için, bel bağladığım tarikatlara halel gelmesin
diye, kanımı içime akıtır, 'takdiri ilahi' der, yavrularımı
toprağa verir, ama sorumlusu olan katillere bir sitem bile etmem...
Yarın Tanrı
bana bunun hesabını sorduğunda da, 'ben bilmem, tarikat bilir'
der, işin içinden çıkarım...
Ben kronik vak'a'yım
biliyor musunuz?...
Peki 'küffar'
diyarında ne yaparım biliyor musunuz?
Yatar kalkar,
acaba sistemi nasıl sömürürüm deyi kafa yorar, çalışmadan para kazanmanın,
köşe dönmenin yollarını arar, sonra o üç kuruşu da alır ya kumarda
ya uyuşturucuda harcar ya da tarikatlara yatırırım.
Yarınlarımı Süleymancı, Nakşi, Nurcu, şu bu tarikatlar garantiledi
zaten. Benim düşünmeme gerek yok ki, onlar benim için düşünüyorlar!...
Tanrı'ya dua
etmek için Erzurum'da 10 YTL verip salonlara girmek için birbirlerini
ezen umarsız halkım gibi, ben de Kanada denen 'küffar' diyarında
Turkish Festivallerle kendimi avutur, döner bıçaklarıyla
herkesin içine dalanları, 'meczup, psikolojik sorunları var'
diyerek görmezden gelir, başımı kumlara sokar, yirmi - otuz
yıllardır toplumun görünürlüğü için çabalayan, kimseden emir almadan,
gizli gündemleri olmayan, sadece çocuklarının geleceğini onurlu
bir biçimde düşünen toplum gönüllülerine, 'bir şey yapmadınız,
bak Fethullahçılar ne güzel Turkish Festivaller düzenliyor' diyerek
hakaretler yağdırırım...
Ben kronik vak'a'yım
biliyor musunuz?
Ben iflah olmaz
kronik bir vak'a'yım...
Yatar kalkar,
Atatürk'e söver, Humeyni'yi sever, Cumhuriyet'i
yerer; İngiliz gelseydi hiç olmazsa türbanımı başıma sarardım derim...
Gün o gündür,
hadi hep birlikte sövelim!...
Onurlu yaşam
bizim nemize!..
Örgütlenmek
mi?
O da ne!?
Fetocular yapıyor
ya!...
Temmuz 2008
Yazarın önceki yazıları:
Gelmiyorsun Ey Sevgili
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|