Ömer F. ÖZEN
Gözleyi, Gözleyi...

 

Kafa Karışıklığı ve Soru Sormak


Türkiye'den yansıyan kafa karışıklıkları internet ve uydu yayın aracılığıyla 10 binlerce kilometre uzakta olan Kanada'da da kendini gösteriyor.

Yurtseverlik, ilericilik, bayrak sevgisi, ülke çıkarlarını korumak artık bi takım kesimlerce 'terör'le eş görülmeye başlandı.

Cumhuriyet, laiklik düşmanı çevrelerin, halkın din ve inanç duygularını sömüren, bunun üzerinden siyaset yapan, dini kendi çıkarlarına kullananların edimlerini anlıyoruz da, kendilerine ilerici diyen, hele hele bir zamanların hızlı solcularının bu dincilerle birlik olup Cumhuriyet ve laiklik karşıtlıklarını anlayamıyoruz.

Bunlara Türk basınında ikinci cumhuriyetçiler ve liboşlar deniyor.

Kanada Türk Dernekleri Federasyonu'nu ele geçirme operasyonları o kadar uğraşmalarına karşın hezimetle sonuçlanınca yöntem değiştirmeye başladılar.

Şu anda Kanada'da Türk toplumunu kucaklayacak laik düzen savunucusu, çocukları bilimin ışığında kendi kültürünü yitirmeden ama Kuzey Amerika gerçeklerinden de uzak tutmadan yetiştirecek bir örgütlenme ne yazık ki görülmüyor.

Dolayısıyla toplumun çıkarlarını savunacak bir girişim de söz konusu olmuyor. Kurulu olan dernekler ve kendisini onun çatı kuruluşu olarak gören Federasyon da dostlar alışverişte görsün etkinlikleri yapıyor ...

Ya da hiçbir şey yapmıyorlar.

Gönlümüzü şenlendiren Ottava'da Kanadalı Türkler Konseyi ve kendiliğinden oluşan bir Montreal Eylem Kurulu toplum adına güzel girişimlerde bulunuyor ve toplumun görünürlüğü için çalışıyor; gerekli kurum ve kuruluşlarda toplum çıkarlarını savunuyor.

Bu arada bi takım cemaat okullarına paralar dökerek çocuklarını gönderenler bilmiyor mu ki, gönderdikleri okulda (Eğer sorun Türkçe öğretmekse) Kanada / Kebek eğitim izlencesi içinde haftada sadece iki saat Türkçe dersi görülmektedir? Ki bunu zaten Montreal Türk Kültür Merkezi Haftasonu Okulu ve Ottava'da Ontario Okul İzlencesi içinde açılan Türk Okulu daha yoğun olarak, hem de binlerce dolar almadan yerine getiriyor.

Öte yandan bir Türkiş festivaller dizisi gerçekleştirenlerin para kaynaklarının bir iki göstermelik kuruluşun 'sponsorluğu'yla olamayacağını bilmeyen, buna kafa da yormayan toplum bireyleri, bu festivalleri Konsolosluk ve Büyükelçiliğin düzenlediği kanısını da taşıyorlar.

Geçmiş yıllarda Montreal Botanik Bahçesi içinde Türkiye'nin Montreal Başkonsolosluğu desteğiyle üç günlük Türk Kültür Günleri düzenlenmesine karşın, parasal kaynak sıkıntısı çektiği için bitmek zorunda kalmışken, nasıl oldu da Kanada'da bir kaç yıllık geçmişi olan bir cemaatin yandaşları geniş bir biçimde Türkiş festivaller düzenlemeye başladı?

Acaba Kanada'da birileri tarafından Türkiş Festivaller Fetoculara mı ihale edildi?

Sadece soru sorsak diyorum.


Ağustos 2008


Yazarın önceki yazıları:

Kronik Vak'a'yım Biliyor musunuz?
Gelmiyorsun Ey Sevgili
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana

 
 Pardus... Özgürlük İçin...