Beste BARKİ
İlk Defa


Bir Saatlik Yürüyüş

Babam Kabataş Lisesi'nde öğrenci olduğu yıllarda okuldan Eminönü'ne yürüdüklerini anlatırdı. Ne kadar uzak diye düşündüğümü anımsarım. Sonraları herkesin yürüyüş anıları şakaya dönüştü. Yürüyüş konusunda fıkralar, 'ben senin yaşındayken şuradan şuraya yürürdüm' diye başlardı. Geçenlerde kızımın dikkatime getirdiği yürümek konulu bir makale ile yürümek, anılar ve Montreal bir araya geldi düşüncelerimizde.

Kanadalı yazar ve gazeteci Chris Turner Canadian Geographic dergisinin Temmuz-Ağustos 2012 sayısında This is your city on foot başlıklı makalesinde yürüyerek gidebildiği mesafelerden sözediyor. Bu merakı dolayısıyla İtalyan fizikçi Cesare Marchetti'nin araştırmalarını öğrendiğini anlatıyor. Marchetti enerji konusunu araştırırken ilgisi giderek enerji sistemlerine odaklanıyor. 1994 yılında yayımlanan bir araştırmasıyla Marchetti Sabit'i denen matematiksel bir sabit ortaya çıkıyor. Bu da, kültür, sınıf, inanç ve teknoloji kullanımı ne olursa olsun her insanın bir noktadan diğerine ulaşmak için harcadığı sürenin ortalama bir saat olduğu gerçeği.

Bu bilginin ışığında pek çok şey aydınlanıyor. 10000 yıldan uzun bir süre boyunca insanlar coğrafyaya evlerini, topluluklarını bu gerçeğe göre yerleştirmişler. Son 100 yıla kadar da günlük yaşamlarında gidiş gelişlerini birer saatlik yürüyüşlerle gerçekleştirmişler. Turner neden bunun böyle olduğunu ve neden yerleşim ve ulaşım araştırmalarının sonuçlarıyla yolculuk edenlerin sonraki davranışlarının örtüşmediğini şöyle dile getiriyor: 19. yüzyılın ortalarına kadar at varlıklıların ulaşım aracı. Tren ve gemi yolculukları da ancak uzun mesafeler için kullanılıyor. Herkes yürüyor. İnsanın bir saatte yürüdüğü mesafe de 5 km kadar. Bu ölçü bizi yönlendiriyor.

Turner, Kanada şehirlerinde bir saatte nereden nereye gidebileceğini araştırmaya karar veriyor. Eski tabirle şehirleri arşınlıyor. Montreal'de Ortaçağ kasabasına en benzer yerin Eski Montreal olduğu düşüncesiyle şehrin eski duvarları boyunca yaptığı yürüyüşü, blv. St. Laurent üzerinden başlayarak, rue St. Antoine, rue Berri, rue de la Commune, rue McGill, rue St. Jacques ve yine blv. St. Laurent'ta yürüyerek 50 dakikada tamamlıyor.

Biz de bunu deneyebileceğimize karar verdik. Rue McGill'den aşağıya inip rue de la Commune üzerinde yürürken, eğer yürüyüşümüzü bir saatte tamamlamak istiyorsak, sanki bir yere yetişecekmişizcesine hızlı yürümemiz gerektiğini anladık. İşte o zaman ılık ve pırıl pırıl sonbahar gününün keyfine kaptırdık kendimizi. Nasıl olsa Turner layıkıyla denemiş bu yürüyüşü.

Yazarın değindiği başka hususlar da, yürüyüşün sağladığı bambaşka bakış açısı, değişik görüntüler, her gün vasıtayla geçtiğimiz yerlerde yürüsek bile, dikkatimizi ummadığımız şeylerin çekeceği, yürüyüşün insanın ruhunu dinlendirdiği...

Ekim -Kasım 2012

Yazarın önceki yazıları:
Siyah Dar Eteklik
Safir
Fırında Fasulye
İlginç Bir Deyim
Buzlu Elma Şarabı
Bout de l'Île
Haiku
Lavanta Tarlaları
Yabancıl Meyveler
Türkiye'de Aile Hekimliği ve Bir Aile Hekimi Dr. Meriç Uçar
Tükiye'de Aile Hekimliği Uygulaması
Arkadaş Yazarlar
Avrupa Kültür Başkenti İstanbul
Montreal'in Kısacık Görkemli Caddesi
Quebec'te Yemek Kültürü
Magnan Lokantası
Montreal'in Suyu
Place d'armes
Gizli Bahçe
Montreal'de Film
Küçük İtalya
Montreal'in Harikası
Montreal'de Paris'ten Bir Köşe
Yeniden Varoluş…
Montreal'e Adını Veren Dağ
Sokakların Çekiciliği
En Büyük Festival
Tasarım Şehri Montreal
Montreal'de Spor
Montreal'de Çukulata yemek
Yaşanılası Montreal