Ömer F. ÖZEN
Gözleyi, Gözleyi...

 

Bekle Gör, Sonra Üzülmeyesin...


Son dakika olduğu için sayfalarımızda yer veremedik; gazete çoktan bitmişti ama, biraz konuya değinelim.

ABD Başkanlık seçimlerini ezici bir farkla karaderili Barack Obama kazandı.

ABD'de olduğu gibi dünyanın başka bölgelerinde de bir pembe bulutla, ABD'ye karşı bir güler yüzlülükle karşılandı.

Bizce hemen iyimserliğe kapılanmamak gerekiyor. En azından ABD'nin dünyanın her yanında yürürlüğe sokmuş olduğu Bush siyasetinden geri dönmek o kadar da kolay değil.

Bizim bir öngörümüz yine gerçekleşti gerçi; o da genel havası içinde Kuzey Amerika'da seçmen, bir partiye art arda ikiden fazla görev vermiyor.

Ancak olayın başka bir boyutu var ABD'li açısından. İki kez seçmiş olduğu Bush iktidarının hep kendisine yalan söylediğini sonunda gördü ve Bush'tan kurtulalım da n'olursa olsun görüşünü ortaya koydu.

Son ana kadar yine Bush çevresinin, özellikle Cheney'in yeni oyunlarını bekliyorduk kuşkusuz.

Ancak Bush ve çevresi kendileri için denizin bitmiş olduğunu görmüş, çıkarmış oldukları adayla da herhangi bir seçenekleri kalmamış olduğunu kanıtlamışlardı.

Demokratlardan ise önlerine iki seçenek sunulmuştu seçmenin. Ya Bayan Clinton ya da yarı kara yarı beyaz Obama.

Clinton siyasetini iyi kötü biliyorlardı, Billy dolayısıyla.

Önlerinde bir tek seçenek kalıyordu Bush'u indirebilmek için; o da Obama oldu.

Obama bir çok değişimi beraberinde getirebilirdi.

Patlatılan ekonomik krize karşı; dikkat edelim, 'patlayan' demiyorum, değişik önerilerle geliyordu.

Öte yandan, kimliği ve melezliğiyle hemen her yana çiçekler dağıtılacaktı..

Çünkü Obama, evet, öncekilere oranla daha yeni bir göçmen çocuğuydu. Babası karaderili olduğu için karaderililere, annesi tarafından bir beyaz kabul edilerek akderililere de aynı zamanda gülücükler dağıtabilirdi.

Dış siyaset fazla gündeme gelmemiş olsa da seçim kampanyasında, bu kimliğiyle dünyada da 'görüntüyü kurtarabilirdi'.

Zaten ilk tepkiler de bu yönde oldu.

Aynı zamanda dedesinin Müslümanlığı dolayısıyla Müslüman toplumlara da bilinçaltında gönderilerde bulunulmuş oluyordu...

Dolayısıyla, kim öne sürdüyse Obama'nın adaylığını gerçekten işini bilen birisiydi.

Ama işte olay bu kadar değildi kuşkusuz. Gerçi söylemleriyle konuşma biçimiyle bir aydın kimliğinin ipuçlarını vermesine karşın, Obama'nın bir vitrin olduğunun ayrımında olmamız gerekiyor.

Bush'un gitmesi, evet, yerinde. Ama Obama'yla sevinmek için çok erken.


Ekim 2008

Yazarın önceki yazıları:
Yeşeren umutlar Boy Atıyor
Kafa Karışıklığı ve Soru Sormak
Kronik Vak'a'yım Biliyor musunuz?
Gelmiyorsun Ey Sevgili
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana

 
 Pardus... Özgürlük İçin...