|
Bekle
Gör, Sonra Üzülmeyesin...
Son dakika olduğu için sayfalarımızda yer veremedik; gazete çoktan
bitmişti ama, biraz konuya değinelim.
ABD Başkanlık
seçimlerini ezici bir farkla karaderili Barack Obama kazandı.
ABD'de olduğu
gibi dünyanın başka bölgelerinde de bir pembe bulutla, ABD'ye karşı
bir güler yüzlülükle karşılandı.
Bizce hemen
iyimserliğe kapılanmamak gerekiyor. En azından ABD'nin dünyanın
her yanında yürürlüğe sokmuş olduğu Bush siyasetinden geri
dönmek o kadar da kolay değil.
Bizim bir öngörümüz
yine gerçekleşti gerçi; o da genel havası içinde Kuzey Amerika'da
seçmen, bir partiye art arda ikiden fazla görev vermiyor.
Ancak olayın
başka bir boyutu var ABD'li açısından. İki kez seçmiş olduğu
Bush iktidarının hep kendisine yalan söylediğini sonunda gördü
ve Bush'tan kurtulalım da n'olursa olsun görüşünü ortaya
koydu.
Son ana kadar
yine Bush çevresinin, özellikle Cheney'in yeni oyunlarını
bekliyorduk kuşkusuz.
Ancak Bush
ve çevresi kendileri için denizin bitmiş olduğunu görmüş, çıkarmış
oldukları adayla da herhangi bir seçenekleri kalmamış olduğunu kanıtlamışlardı.
Demokratlardan
ise önlerine iki seçenek sunulmuştu seçmenin. Ya Bayan Clinton
ya da yarı kara yarı beyaz Obama.
Clinton siyasetini
iyi kötü biliyorlardı, Billy dolayısıyla.
Önlerinde bir
tek seçenek kalıyordu Bush'u indirebilmek için; o da Obama
oldu.
Obama bir
çok değişimi beraberinde getirebilirdi.
Patlatılan ekonomik
krize karşı; dikkat edelim, 'patlayan' demiyorum, değişik
önerilerle geliyordu.
Öte yandan,
kimliği ve melezliğiyle hemen her yana çiçekler dağıtılacaktı..
Çünkü Obama,
evet, öncekilere oranla daha yeni bir göçmen çocuğuydu. Babası karaderili
olduğu için karaderililere, annesi tarafından bir beyaz kabul edilerek
akderililere de aynı zamanda gülücükler dağıtabilirdi.
Dış siyaset
fazla gündeme gelmemiş olsa da seçim kampanyasında, bu kimliğiyle
dünyada da 'görüntüyü kurtarabilirdi'.
Zaten ilk tepkiler
de bu yönde oldu.
Aynı zamanda
dedesinin Müslümanlığı dolayısıyla Müslüman toplumlara da bilinçaltında
gönderilerde bulunulmuş oluyordu...
Dolayısıyla,
kim öne sürdüyse Obama'nın adaylığını gerçekten işini bilen
birisiydi.
Ama işte olay
bu kadar değildi kuşkusuz. Gerçi söylemleriyle konuşma biçimiyle
bir aydın kimliğinin ipuçlarını vermesine karşın, Obama'nın
bir vitrin olduğunun ayrımında olmamız gerekiyor.
Bush'un
gitmesi, evet, yerinde. Ama Obama'yla sevinmek için çok erken.
Ekim 2008
Yazarın önceki
yazıları:
Yeşeren umutlar Boy Atıyor
Kafa Karışıklığı ve Soru Sormak
Kronik Vak'a'yım Biliyor musunuz?
Gelmiyorsun Ey Sevgili
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|