Beste BARKİ
İlk Defa


Capri, oh ce n'est pas fini!

Capri adası 1950'ler, 60'larda tatil yeri olarak çok gözdeydi. Adına şarkılar bestelenir, giden ünlülerin maceraları dillerde dolanırdı. O yıllarda tüm Akdeniz'in çevresinde ancak yazları şenlenen kasabalar öyle doğayla iç içe, öyle sakindi ki. Şimdilerde olduğu gibi dünyanın insanının akınına uğramazdı bu yerler. Akdeniz'in eşi bulunmaz güzelliğini kısmeti olanlar yaşardı ancak.

Örneğin, St. Tropez'yi Brigitte Bardot'nun varlığı ünlendirmişti. Peppino di Capri de adına şarkı yazmıştı: Twist à St. Tropez (1962).

http://www.youtube.com/watch?v=x25MT-Ra2x8

Cannes Film Festivali kendini yenilemiş, 1955 yılında Palme d'Or ödülü başlatılmıştı. San Remo Müzik Festivali ise Domenico Modugno ile 1958 yılından itibaren unutulmaz şarkıların festivali oluyordu. O yılın şarkısı Nel blu dipinto di blu, yani Volare aldı ödülü.

http://www.youtube.com/watch?v=Z-DVi0ugelc

Portofino'ya doğru ilerleyince aşkı bulduğunu haykırıyordu Vittorio Paltrinieri, I Found My Love In Portofino (1959).

http://www.youtube.com/watch?v=y7M2dGHKiPQ

Herkes Mustafa'ya sesleniyordu: Ya Mustafa. Bu eski İskenderiye şarkısını İzmirli Dario Moreno da söylemişti. Bob Azzam'in 1960 yılında söylediği daha ünlendi.

http://www.youtube.com/watch?v=zNbrEPWnYCg

Majorca'ya doğru yol alırsanız, oranın da bir şarkısı vardı: Pepita de mallorca.

http://www.frequency. com/video/
pepita-de-mallorca-vittorio-paltrinieri/ 48145983

Capri'ye dönüyoruz... Hervé Vilard bir şarkı söyledi 1965 yılında, Capri, c'est fini. İlk şarkısıydı ve tüm dünya tanıdı onu bu şarkıyla.

http://www.youtube.com/watch?v=A1fIOMO8Ukg

Şarkının sözleri şöyle:
Nous n'irons plus jamais,
où tu m'as dit "je t'aime"
Nous n'irons plus jamais
comme les autres années

Nous n'irons plus jamais
Ce soir c'est plus la peine
nous n'irons plus jamais
comme les autres années

Capri, c'est fini
et dire que c'était la ville
de mon premier amour
Capri, c'est fini
Je ne crois pas que
j'y retournerai un jour

Parfois je voudrais bien
te dire recommençons
Mais je perds le courage
sachant que tu diras non...

Biz ilk defa bu yaz gittik Capri'ye. Ada güzelliğini doğaya, Akdeniz'e borçlu. Yüksekteki iki kasabasından Capri'ye limandan eski bir füniküler ile çıkılıyor ve buradan bir iki km. uzaklıktaki Anacapri'ye de şehir otobüsü ile ulaşılabiliyor. Yukarıya çıkınca denize inmek ya da deniz manzarasına hakim bir yerden görüntüyü izlemek pek kolay olmuyor. Adanın eski cazibesi bilinmese sıradan bir mekân olarak algılanabilir.

Hep diyoruz, internet bize gençliğimizi yeniden kazandırdı. Eskinin güzellikleri onun sayesinde yaşanıyor. Yazımızın başlığında söylediğimiz gibi o sayede:

Capri, ce n'est pas fini!..


Temmuz-Ağustos 2013

Yazarın önceki yazıları:
Château Ramezay
Balonla Uçmak...
Bir Saatlik Yürüyüş
Siyah Dar Eteklik
Safir
Fırında Fasulye
İlginç Bir Deyim
Buzlu Elma Şarabı
Bout de l'Île
Haiku
Lavanta Tarlaları
Yabancıl Meyveler
Türkiye'de Aile Hekimliği ve Bir Aile Hekimi Dr. Meriç Uçar
Tükiye'de Aile Hekimliği Uygulaması
Arkadaş Yazarlar
Avrupa Kültür Başkenti İstanbul
Montreal'in Kısacık Görkemli Caddesi
Quebec'te Yemek Kültürü
Magnan Lokantası
Montreal'in Suyu
Place d'armes
Gizli Bahçe
Montreal'de Film
Küçük İtalya
Montreal'in Harikası
Montreal'de Paris'ten Bir Köşe
Yeniden Varoluş…
Montreal'e Adını Veren Dağ
Sokakların Çekiciliği
En Büyük Festival
Tasarım Şehri Montreal
Montreal'de Spor
Montreal'de Çukulata yemek
Yaşanılası Montreal