|
Toplum Belleği
ve Tarihi İrdelemek
Bazı an gelir
yazı yazmaktan utanırım. Özellikle onurlu, araştırmacı gazeteci
Uğur Mumcu'nun bir sözü düşer usuma: 'Bilgi sahibi
olunmadan fikir sahibi olunmaz'. Bu sözü anımsayıp da geçmişi
bilmeden, okuma, araştırma kaygısı gütmeden sürekli Amerika'yı keşfeden,
kendilerine yazar-gazeteci diyenleri gördükçe bu utancım daha da
artar.
Kitaplara gömülürüm.
Bir konu üzerinde yazmadan, bişeyler öne sürmeden önce elimden geldiğince
kaynaklara başvurmaya çalışırım. Hep eksikliğimi görürüm.
Okura, topluma
vermek istediğim bir iletiyi önce ben bir süzgeçten geçirmeye bakarım.
Kahve lakırdısı olmasın isterim. Bu olgu okura, topluma saygımdan
gelir. Dolayısıyla köşelere kurulup yazı yazmak o kadar da kolay
değildir.
Söylediğinin,
aktardığının bilincinde ve neyi nasıl söylemeyi bilmen gerektiği
gibi, dilin kullanım kurallarını da uygulayıp okura doğru aktarımın
da olması gerekir. Yoksa gecenin bi anında bilgisayarın başına kurulmuş,
bazı haberleşme listelerinde ne söylediği belli olmayan, tinsel
olarak kendini doyuma ulaştırmak isteyen 'çet'çilere dönmek işten
bile değildir.
***
Bu yıl bir çok
tarihsel olayın önemli yıldönümü. Bu yıldönümlerini, tarih içindeki
yerlerini bugünü iyi anlamak ve yarına iyi hazırlanmak için çok
iyi irdelemek gerekir.
Örneğin İkinci
Meşrutiyet'in kurulduğu, bir anlamda özgürlük açılımının
yüzüncü yılı. İkinci Meşrutiyet, Abdülhamit'in uzun
baskı rejiminden geçen toplumun patlama noktasına geldiği 1908 yılıdır.
Bizim toplumumuz
çok unutkandır. Toplumsal bir olgu olan unutkanlık bazan -özellikle
yaşanan felaketlerden daha fazla etkilenmemek için- toplumun
bir savunma içgüdüsü olarak başvurduğu yöntemdir. Bu; Cumhuriyet
kurulduğunda on yıllarca çeşitli saldırılar, ölümler, acılar yaşayan,
ama geçmişe takılmadan geleceğini kurmaya çalışan Türk toplumunun
haklı olarak başvurduğu yöntem olarak önümüzde bir örnek olarak
durur.
Ama tarihsel
gerçekleri ters yüz edip toplumu yönlendiren ve unutturan kesimler
de vardır. Bilinçli olarak tarihsel gerçekleri çarpıtıp yeni kuşakların
önüne sererler.
Lozan
Antlaşmasının ve Cumhuriyetimizin 85. yıldönümüdür
bu yıl. Nasıl bir süreçten geçip Cumhuriyete ulaştığımızı, kulluktan
çıkıp yurttaşlık düzeyine çıktığımızı yeni kuşaklar iyi değerlendirmelidirler.
Ayrıca Harf ve dolayısıyla Dil Devrimi'nin
80. yılıdır bu yıl. Yurttaşlık düzeyine çıkan toplumun, öğrenme,
bilinçlenme döneminin başladığı yıldır 1928.
Sonra, daha
bir yıl önce tarihsel gerçekleri sıcağı sıcağına geniş bir boyutta
belgeleriyle açıkladığı, Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Söylev'ini
okuduğunun 81. yıldönümüdür bu yıl.
Çağcıl Türkiye'nin
kuruluşunun kilometre taşlarıdır bunlar. Sonra kadın haklarının
kazanılması, halkevleriyle, köy enstitüleriyle küllerinden doğmuş
bir toplumun bilinçlenme, uyanışma tarihidir bunlar.
Bugün kimileri
emperyalizmle işbirliği içinde, kördüşünülerle (dogmalarla) toplumu
dönüştürmeye çalışırken, kendilerine ilerici diyen bazı kesimler
de bu kesimlerle dirsek temasında bulunarak, toplumun birleştirici
değerlerini aşındırıp Atatürkçülüğe, Kemalizm'e saldırırlar,
toplumun belleğini karıştırırlar....
En büyük ve
sağlam kaledir Atatürkçülük. Onun için kimileri dışarıdan,
kimileri içeriden yıkmaya çalışırlar türlü yöntemlerle...
Yeni kuşak bunları
öğrenmeli, irdelemeli; ilericilik, sözde demokrasi derken, geriye
düşmemeli...
Kasım 2008
Yazarın önceki
yazıları:
Bekle Gör, Sonra Üzülmeyesin...
Yeşeren Umutlar Boy Atıyor
Kafa Karışıklığı ve Soru Sormak
Kronik Vak'a'yım Biliyor musunuz?
Gelmiyorsun Ey Sevgili
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|