|
Yeni Yılda
Eski Yıldan Düşünceler
Yeni bir yıla
girdik.
İlk sayıyı çıkardığımızdan
bu yana tam 16 yıl geçmiş; elinizde tuttuğunuz sayı ile 17. yıldan
gün almaya başladık.
16 yıl tarih
için suda bir damla bile değildir. Kişioğlu ya da kızı yaşamında
ise aşağı yukarı bir çeyrek dönem sayılabilir.
İlk sayıdan
beri bizim kaygımız hep toplum çıkarı oldu. Yeni bir ülkede, yeni
bir yaşam biçimi seçmiş olan toplumla özdeş bir biçimde hep daha
iyiyi bulmak tek amacımız oldu.
Bizden önce
birçok denemeler olmasına karşın profesyonel anlayışla biz bir ilktik.
Sorumluluğumuz büyüktü.
Ama bizden öncekilerden
bir şey almadan, o birikimlerden yararlanmadan daha iyiyi bulmamız
söz konusu olamazdı kuşkusuz.
Arada bir sağda
solda görüyoruz, duyuyoruz; 'biz en birinciyiz, biz şöyleyiz,
biz böyleyiz...' söylemleri çoğu kez ayyuka çıkıyor.
Hele, özellikle
her on yılda bir yeni kuşak oluşmaya başladığından, daha önce neler
yapıldığını bilmeyenler, kendilerini en birinci, en iyi, enlerin
eni sayıyor; araştırma, soruşturma geleneğimiz olmadığı için de
sürekli Amerika'yı yeniden keşfe çıkıyoruz.
Yeni gelenler
bazı olumsuzlukları gördüklerinde, 'neden önce gelenler bir şeyler
yapmamışlar' gibi sitemlere girebiliyorlar. Halbuki Kanada'da Türk
toplumunun ilk örgütlenmesi 60'lı yılların başına kadar gider. Dernek
yayınlarında sonradan tanınmış felsefecilerimiz, doktorlarımız,
yazın adamları, sanatçılarımız emek harcamışlardır.
Radyo ve televizyonlarda
toplumu ve geldiğimiz ülkeyi tanıtan izlencelere katılmışlar, ses
getiren etkinlikler yapmışlardır.
En gurur duyulması
gereken olgulardan biri, toplumun Montreal gibi bir kente hem Barış
Bahçesi gibi bir bahçe, hem de tüm renkleriyle kent halkının katıldığı
bir çocuk festivalini armağan etmiş olmasıdır.
Ama Kanada'yı
sadece kendi çevremiz, kendi semtimiz olarak bilince, bir okyanustan
diğerine koca bir ülke olan Kanada'da elbette ki neler olup bittiğinden
pek haberimiz olmuyor.
O yüzden Kanada'nın
her yerinde 'Kanada Türk Dernekleri' kuruluyor...
O yüzden hep
enlerin eni oluyoruz....
Kafamızı kaldırıp
bir de çevremize baksak dünyada nelerin olup bittiğini göreceğiz
ama, kendimizi çok sevdiğimizden, biz her şeyin en iyisini bildiğimizden
dünyada neleri kaçırdığımızın da pek ayrımında olmuyoruz.
***
Yeni bir yıla
girdik dedim. Yıl yeni, bakir ama… Bu yeni yıla öncekilerden taşımış
olduğumuz bir sürü sorun var.
Ülkemizdeki
karmaşanın bir biçimini burada yaşıyoruz.
Örgütlenme sorununu
bir türlü çözemiyoruz.
Bana sık sık,
'iki sözünden biri örgütlenme, sen başka bir şey bilmez misin'
diye sitem ediyorlar.
Eğer sık sık
örgütlenme sorununu dile getiriyorsam, on yıllardır bu sorunu çözememiş
olmamızdan kaynaklanıyor.
Bir üst aşamaya
geçebilmemiz önce sağlıklı bir örgütlenmeden geçiyor.
Kanada
Türk Dernekleri Federasyonu yeni bir yönetim kuruluyla işe
koyulduğundan beri beklemedeyiz. Ne zaman, neler yapacak diye yönetim
kurulunun gözünün içine bakıyoruz.
Ama şu ana kadar
doğrusunu isterseniz somut bir şeyler göremedik.
Eleştiriyi seven,
ona katlanan bir toplum değiliz pek. Sadece sırtımızın sıvazlanmasını
bekleriz. Yanlışlarımızın görülmesine, hele dile getirilmesine pek
dayanamayız.
Bu toplum Federasyon'dan
çok şey bekliyor. Umalım da havanda su dövülmesin.
***
Kanada Türk
Konseyi, Gençlik Kurultayı'nın üçüncüsünü bu yıl Montreal'de gerçekleştirdi.
Kanada'nın değişik bölgelerinden gelen gençlerin kaynaşmalarını,
birlikte güzel şeyler yapmalarını çok istiyoruz. Kurultay haberinin
ayrıntısını gelecek sayımızda bulacaksınız.
***
Bildiğiniz gibi
gazetemiz üç dilli. Olabildiğince üç dilde haber ve etkinlikleri
yansıtmaya çalışıyoruz.
Bu sayıda Damla
Önol arkadaşımız geçen yıl ellinci yılını kutlayan Küba Devrimi'ni
ve Castro'yu inceleyen bir yazı dizisine başladı. Küba Devrimi
yazı dizisini Fransızca okuyacaksınız.
Başka bir Fransızca
köşede ise Ayşegül Karslı arkadaşımız Montreal kent yaşamından
söz ediyor.
Lale Eskicioğlu
arkadaşımız Türk, Kanada ve dünya yazınını işleyen köşesini İngilizce
sunuyor. Köşesinin adı: Literary Leaf.
Bu sayıda aramıza
bir de tinsel evrenimizin yollarında dolaşacak bir arkadaşımız katıldı.
Duygu Sancak
arkadaşımız 'Duygu'nun Köşesi'nden seslenecek sizlere.
Bildiğiniz gibi
Bahar Çınarlı Vankuver'den yazarken, Başak Seren Muyan
arkadaşımız İstanbul'dan yazdığı güncel yazılarla olduğu kadar
gezi yazılarıyla da bilgi dünyamızı varsıllaştırıyor.
Diğer gönül
dostlarımızı zaten biliyorsunuz: Ayşenil Ataoğul, Celal Uçar,
Yalçın Diker, Sevim Onuralp, Atilla Yeter, Kubilay Gönül, Eylül
Özyürek, Birol Uzunmehmetoğlu, Merve Tepedelenli ve Merve Sancak,
Beste Barki, Şevket Çorbacıoğlu, Erkan Şen, Yeşim Karacova, arada
bir Deniz Bevan, eğitimci-yazar-ozanımız Osman Bolulu,
Prof. Özer Ozankaya, Filiz Tümer, Tulu Tezcan; ayrıca
Şaban'ımızı çizen Mehmet Hamzaoğlu, Kerem Saltuk
ve yazarımız İlyas Halil'i de unutmuyoruz kuşkusuz.
17. yaşımıza
sizlerle başladığımız için mutluyuz.
İyi ki oradasınız...
Ocak 2010
Yazarın önceki
yazıları:
Emperyalizme Nanik!
Onurlu Yarınlara, Kadınlarımızla
Dil
Bayramınız Kutlu Olsun!
Kördüşünüler Kılavuz Olamaz!
"Ateşi ve İhaneti Gördük!"
Seni Seviyorum Ey Sevgili!
Gülmeceden Korkmak
Böyle Gelmiş Böyle mi Gidecek?
Doğa Uyanıyor, Ya Biz?
Sizsiz Eksik Olurduk
Akıl Sağlımızı Koruyalım
Toplum Belleği ve Tarihi İrdelemek
Bekle Gör, Sonra Üzülmeyesin...
Yeşeren Umutlar Boy Atıyor
Kafa Karışıklığı ve Soru Sormak
Kronik Vak'a'yım Biliyor musunuz?
Gelmiyorsun Ey Sevgili…
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|