Ayşenil Suadiyeli ATAOĞUL
Ayın Konuğu

 


Gülpekmez: "Yanlış yapılan şeyler varsa düzeltmemiz için çözüm önerin diyoruz"


Değerli okuyucularımız, Bekir Gülpekmez'le yaptığımız söyleşiye kaldığımız yerden devam ediyoruz, Bekir Bey'e bu kez de Turquebec Derneğiyle ilgili sorular sorduk...

- Şimdi biraz da Turquebec Derneği Başkanlığınızdan söz edelim. Siz Montreal'e 2000 yılında geldiğinizi söylemiştiniz…
- Hayır ben aslında 1996'da 'landed immigrant', yani resmen göçmen oldum.

- Kesin olarak 2000'de buralı oldum demiştiniz de ondan dedim. Ancak benim söylemek istediğim şu; Turquebec 1993 yılından beri var, siz de 1996'dan beri buradaymışsınız. Neden bunca zaman sonra keşfettiniz derneğimizi? Acaba tanıtım eksiliği mi vardı derneğimizde? İsterseniz soruyu değiştirelim. Nasıl oldu bu dernek başkanlığı olayı?
- Geçen sene mi diyelim, önceki sene mi, burada bazı eski Türkler var; Doktor Aydın olsun, Turan Kalfa olsun, onlar haftada bir gün toplanıp yemek yiyorlar. Bazen onlara katılıyordum, 20-25 kişi olduğumuz oluyordu. O yemeklerden birinde abilerimiz Turquebec'e yeni bir kan gerektiğini söylediler, 'senin gibi birileri olsa' dediler. Aslında ben de anlamadım nasıl olduğunu. Birden kendimi bu işin içinde buldum. Ben kendi kendime çalışan biri olduğum için, bazen hiç vaktim olmaz ama, bazen de çok vaktim olur. Bakayım, ilgileneyim dedim. Ben girgin bir insanım. Herkesle konuşurum, insanları canlandırırım. Önce bir grup yapmamız gerekiyordu. Birol, İzzet, McGill'den Dr. Onur, Yasef Eli'yle konuştum. Biraz zorlamış da olabilirim kendilerini ama, grubumuzu kurduk.

- Daha önce bilmiyor muydunuz bir derneğimiz olduğunu?
- Bilmiyordum. Ancak emlak işine girdikten sonra ne kadar çok insanımız olduğunu fark ettim. Türkçe konuşmayı özledim diye beni arayanlar oldu. Bu insanları bir şekilde birleştirmem gerektiğine karar verdim.

- Peki bu yeni yönetimle neler yapmayı planlıyorsunuz? Biliyorsunuz, derneğimizin bir yeri yok, yani lokal sorunu var…
- Evet biliyorum. Bazı eski üyeler bizi arayıp aidatlarımızı ödeyelim diyorlar. Yeni üyelerimiz de oldu, 29 Ekim balosunda, 10 Kasım töreninde… Ancak bu ilk senemiz olduğu için, bu sene kimseden para almamaya karar verdik. Şu anda 6-7 bin dolarımız var. Büyük bir masrafımız yok. Gelir gelmez, 'hadi verin bakalım paraları' yapmak istemedik. Şu an ilk amacımız gençlerden, insanlardan bol bol e-mail adresi toplamak. Gördüğünüz gibi her faaliyetimizi e-maillerle bildiriyoruz, insanlar bir şeyler yapıldığını görünce bize katılmak isteyeceklerdir diye düşünüyoruz.

- Peki bir yer ayarlamayı düşünüyor musunuz?
- Yer çok kolay. Satın alınabilir, kiralanabilir, ancak önemli olan onu devam ettirebilmek.

- Evet eskiden yerlerimiz oldu ama gittikçe ilgi azaldı…
- Tabi, çünkü devir de değişti. Eskiden hiçbir şey yoktu Türkiye'yle ilgili. Şimdi evinde tüm Türk kanallarını bile izleyebiliyor insanlar, internet var. İnsanlar rahatlarına çok düşkün oldu, kimse evinden çıkmak istemiyor.

- Dernekle ilgili projeleriniz nedir?
- Facebook sayfamız yeni açıldı. Aslında insanları çekebilmek için onları bir menfaatleri olduğuna inandırmak gerek. Mesela birileriyle tanışacak, bir şeyler öğrenecek, bir tür çıkar sağlayacaklarına inanmaları gerek katılım olması için.

- Biliyorsunuz bizim derneğin en önemli faaliyeti Montreal'deki diğer yabancı kültür gruplarının da katılımıyla oldukça görkemli kutlanan 23 Nisan Çocuk Bayramı'ydı.
- Bu sene de 23 Nisan'ı düzenlemek istedik. Herkese mail gönderdik bu konuda. Katılım isteyenlere çağrı yaptık ancak 5-6 kişi ilgilendi. Onlar da hep eskilerdendi ve yaş grupları çok farklıydı; kimi 9 yaşında kimi 15-17 yaşında. O yüzden bu mümkün olamadı.

- Halkoyunları Hocamız Süleyman Özatılan vardı, onunla da irtibat kursaydınız keşke. O ne yapar ne eder herkesi toplamayı başarır.
- Evet, biliyoruz kendisini. Artık gelecek yıla inşallah. Başka projelerimiz de var. Türkçe derslerine de başlamak istiyoruz. Gerek burada yaşayan Türk çocuk ve gençleri, gerekse Türkçe öğrenmek isteyen yabancılar için. Çeşitli vesilelerle yemekler düzenliyoruz; Anneler Günü kutlaması filan gibi. Yazın çok büyük bir piknik yapacağız. Bu yıl yine 29 Ekim kutlamamız olacak. Eskiden ne yapılmışsa onları devam ettireceğiz. Yeni projelerimiz de olacak. Zaten insanlara gönderdiğimiz maillerde kendilerinden de destek istiyoruz; bize fikir verin, yanlış yapılan şeyler varsa düzeltmek için çözüm önerin diyoruz.

- Eleştiri dediniz de; bilmiyorum gördünüz mü, bizim gazetede Turquebec'in web sayfasının İngilizce oluşu konusunda bir eleştiri vardı.
- Fazla derinine girmeden onun bir üstünden geçeyim, çünkü güzel bir yanıt verdik o eleştiriye gazete aracılığıyla... O şahsa da mail ile cevap verdim... O web sayfası Türkler için değil, Kanadalılar için hazırlanmıştır. Derneğimizi, kültürümüzü, Türkleri Kanadalılara tanıtmak için hazırlanmıştır. 1993 yılından beri vardır. Yani aynı site. Bizim yaptığımız, sadece sitenin görünüşünü tazeledik ve bütün bilgileri öbür siteden alıp bu yeni siteye taşıdık; başka hiçbir şey yapmadık.

- Türkçe bölümü yok mu peki, belki de haklısınız pek gerek yok buna.
- O da olacak ama, önce derneğimizin Halkla İlişkiler Direktörü, Bilkent Üniversitesi mezunu Simültane Tercüman Ece Tepedelenli Hanımefendi tüzüğümüzü ücretsiz olarak İngilizce ve Fransızca'ya çeviriyor, sonra sıra web sayfasına da gelecek.

- Bence Quebec'te yaşadığımıza göre ve de web sayfamız tanıtım amaçlı olduğuna göre Türkçe'den önce Fransızca'ya çevrilmesi gerek.
- Aynen. Bizim kendi üyelerimize gönderdiğimiz e-maillerin hepsi Türkçe. Bazen yabancı eşleri olanlar ya da yabancı dostlarımız da anlasın diye İngilizce de katıyoruz. Bir de bize diğer derneklerden gelen mailleri olduğu gibi üyelerimize iletiyoruz. Yani hangi dilde gelmişse aynen iletiyoruz.


Mayıs 2011


Yazarın Önceki Yazıları:
Turquebec'in yeni Başkanı Bekir Gülpekmez'le yaşamın içinden
"Her zaman için bir mülk sahibi olmak iyidir."
Ressam Hikmet Çetinkaya'nın kan kırmızı gelincikleri
Pencereden başka bir İstanbul ve Ali İhtiyar

Yetkin Dikinciler: "Amacım Nâzım'a benzemeye çalışmak değil, ona layık olmaya çalışmaktı..."
Atatürk ve Devrim Arabaları'nın ünlü yönetmeni Tolga Örnek'le samimi bir söyleşi
Nil Ataoğul'la Kebek'te Sendikalaşma
Resimlerim çok renkli, biçimler renklerden çıkıyor...
Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'dan görüntüler
Toronto Başkonsolosu Bilgen, yoğun biçimde açılışa hazırlanıyor
Dr. Khadir: "Bilime inanın!"
Türkiye Turizm Fuarı'ndaydı
Kadınların duygusallığını resmeden ressam: Orhan Alpaslan
Toplumun Muhteşem Süleyman'ı Montreal Caz Festivali'nde döktürdü
"Burada bir hikâye var, bunu çekmeliyim dedim.
Ve hiçbir şey iki kez çekilmedi!"

Türkiye'den Kanada'ya sanat köprüsü ve Ressam Atanur-Asuman Doğan çifti
Montreal'de Türk Kültür Şöleni'ni başlatıyoruz
Duo Romantika'dan dört el'li sevgi damlaları…
Petro Canada'ya karşı işçilerin utkusu
Kriz gerçekten korkunç mu?
"Zekât, bu ülkede herkes tarafından gerektiği gibi uygulansa…"
Zayıflamak sorun değil, onu korumayı bilmeli!
Ressam Ali Refik Ataoğul: "Sanatçı avant-garde olmalı"
Profesyonel bir yardım toplayıcı: Eda Levi
Fethullah hareketiyle ilgili Mahçupyan:
"O ağın içinde pekişmesi sayesinde tabii ki bir siyasi güç"

Mahçupyan: "Hrant'ın ölümünü hâlâ kabullenebilmiş değilim."
"Benim planlamacıya ihtiyacım yok demeyin!"
"Çok paranız olması önemli değil, elinizdekini akıllıca değerlendirin!"
Rum Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs yurttaşlarına pasaport veriyor
Melisa, oğlu ve torununa destek için Erivan'dan geldi
İsmail Cem İpekçi: "Kültürünüzü yitirmeyin ama, yaşadığınız topluma da karışın!"