|
Kaftan Ya
Da Deli Gömleği
Türkiye'de bir
sistem çökmesini yaşıyoruz.
Ülkenin yaşamsal
can damarları olan kurumlar birbirine vurdurularak, kötüye bir dönüşüme
tanık oluyoruz.
Daha önce bu
filmi görenler, umarsız bir biçimde 'aklınızı başınıza devşirin'
dercesine kötü deneyimlerini paylaşıyorlar; İran'da olanlar,
Irak'ta olanlar, Yugoslavya'da, Haiti'de, Filistin'de, Kafkas ülkelerinde
olanları bir bir gözümüzün önüne seriyorlar.
Ama biz ille
elin atına binmeye meraklı, akıl tutulmasına uğramış, 1900'lerin
başında olduğu gibi bize biçilen ve zorla giydirilmeye çalışılan
dar bir kaftanı giymeye çabalıyoruz.
Ya da deli gömleği
mi demeliyim?
Emperyalizmin
atına binen hiçbir ulus iflah olmamıştır; tarih bunun örnekleriyle
doludur.
Düşünce, eylem,
akılcılık tembelliğinde olanlar, ellerine verilmiş lolipoptan başkasını
bulamazlar.
Her tür ilişkilerimizde
bir türlü duygusallıktan kendimizi kurtaramıyoruz.
Halbuki, devletler
arası ilişkiler, ticaret, siyaset duygusallığı kaldırmaz. Karşılıklı
çıkar ilişkileri vardır. Ve her ülke kendi çıkarını düşünerek kendini
savunmak durumundadır.
Ve bu ilişkiler
kararlılık üzerine kurulur.
Yapay bir Ermeni
sorunu iki yüzyıl önce yaratıldı. Osmanlı'nın bitmiş olduğu bir
dönemde oldu bittiye getirilen olgularla, gerçek bir soruna dönüştürüldü.
Şimdi bunun yansımalarını yaşıyoruz.
Emperyalizm,
bütün acıların, savaşların öcünü dün olduğu gibi bugün de Türklerden
almaya çalışıyor.
Bugün bu yapay
sorunların yanına Kürt sorunu, Süryani sorunu, Keldani sorunu yaratıp,
yarın Yahudi sorunu, Aztek, Maya, Kızılderili, Lapon, Eskimo, Çinli,
Rus sorunuyla bile çıkabilirler.
Birinci Paylaşım
Savaşı'nın, İkinci Paylaşım Savaşı'nın İngiltere-Fransa arasında
olan Yüzyıl Savaşlarının sorumlusu da Türkler olacaktır.
Dışarıdan dikte
edilen siyaset ve psikolojik savaşla laik Cumhuriyet değerleri,
Atatürk ilke ve devrimleri Türk halkının gözünde bitirilmeye çalışılıyor.
Ağızlarına hukuk
devleti, demokrasi sözlerini sakız edenler, her türlü demokrasi
karşıtı ve hukuksuzluğu uygularken, gözümüzün önünde atı alan Üsküdar'ı
geçmeye kalkıyor ve biz hiçbir şey yapamıyoruz.
Tüm bir hukuksuzlukla
sağlıklı düşünenlerin, bu faşizme karşı duranları susturup zindanlara
atıyorlar.
Cumhuriyet'te
Deniz Som her yayında tarihsel bir gerçeğe köşesinde yer
vermeyi sürdürüyor: Nazi Almanyası'nda papaz Martin Niemöller'in
günlüğünden: "Önce sosyalistleri topladılar, sesimi çıkarmadım;
çünkü ben sosyalist değildim. Sonra sendikacıları topladılar, sesimi
çıkarmadım; çünkü sendikacı değildim. Sonra Yahudileri topladılar,
sesimi çıkarmadım; çünkü Yahudi değildim. Sonra beni almaya geldiler;
benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı."
Eskiden yurtseverlik
komünizmle karşılanıp suçlanırdı.
Şimdi yurtseverseniz,
ülkenizin çıkarını düşünüyorsanız, emperyalizme karşı duruyorsanız,
'Ergenekoncu'sunuz.
Deniz'le
Yusuf'lar, Hüseyin'ler yaşamlarının baharında bunlara karşı
geldikleri için ilahların istedikleri kurbanlar olmadılar mı?
Nasıl olur da,
kendilerine o güzel fidanların felsefelerini aldıklarını savlayan
bazı çevreler, o güzel insanlara ihanet ederler?
Kördüşünülerle
(dogmalarla) sorgulamaksızın, bi takım ışıkevlerinde biçimlenen,
Nurslu Sait'in, onun süreğinin müritlerine söyleyecek bir sözümüz
yok. Onlar zaten Emperyalizmin kucağında oturmaktan oldukça hoşnutlar.
Ama aralarındaki
masum, temiz insanlar çevrelerindeki çemberleri kırsalar da kendilerine
uygulanan beyin yıkamanın ayrımına bir varsalar.
Bu arada, Montreal'de
geçen yıldan bu yana bazı olumsuz gelişmeler oluyor. Son dönemde
Cumhuriyet Balosu yapılmadığı gibi, duyumlarımıza göre bu
yıl 23 Nisan kutlaması da olmayacak.
Artık biz de
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda 'Kutlu
Doğum Haftası'nı kutlarız hep birlikte...
Mart 2010
Yazarın önceki yazıları:
Böyle Gitmemeli!
Yeni Yılda Eski Yıldan Düşünceler
Emperyalizme Nanik!
Onurlu Yarınlara, Kadınlarımızla
Dil Bayramınız Kutlu Olsun!
Kördüşünüler Kılavuz Olamaz!
"Ateşi ve İhaneti Gördük!"
Seni Seviyorum Ey Sevgili!
Gülmeceden Korkmak
Böyle Gelmiş Böyle mi Gidecek?
Doğa Uyanıyor, Ya Biz?
Sizsiz Eksik Olurduk
Akıl Sağlımızı Koruyalım
Toplum Belleği ve Tarihi İrdelemek
Bekle Gör, Sonra Üzülmeyesin...
Yeşeren Umutlar Boy Atıyor
Kafa Karışıklığı ve Soru Sormak
Kronik Vak'a'yım Biliyor musunuz?
Gelmiyorsun Ey Sevgili…
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|