|
Wall
Street'ten sonra Montreal İşgali

Değerli okuyucularımız,
dünya finans merkezi "WallStreet" geçtiğimiz
Eylül ayından beri işgal altında. "Wall Street'in İşgali"
adı verilen bu protesto eylemi, New York'taki Wall Street
finans merkezinin yakınındaki Zuccotti parkında, Kanadalı bir sosyal
eylemci grup olan "Adbusters"ın dergisinde
yayınlanan bir çağrıyla başladı. Parkta toplanıp çadırlar kurarak
orada yaşamaya başlayan, yani parkı işgal eden eylemciler, temel
olarak sosyal ve ekonomik eşitsizliği, şirketlerin aç gözlülüğünü
ve özellikle finans sektörü ve lobicilerin devletin üzerindeki baskılarını
protesto ediyorlar. Devlet sektöründeki yolsuzlukların önlenmesini,
sorumluların yargılanarak cezalandırılmalarını istiyorlar.
ABD Anayasasının
ilk cümlesi olan, "Biz Halkız!"dan esinlenerek
oluşturdukları sloganları "Biz yüzde 99'uz!"
tüm nüfusun en zenginlerini oluşturan yüzde 1 ile kalan yüzde 99'u
arasındaki farkı vurguluyor.

ABD'deki eylemcilerin
istekleri genelde şöyle: Daha çok ve daha iyi iş, daha eşit bir
gelir dağılımı, bankaların kârlarının kaldırılması ya da önemli
ölçüde azaltılması, bankaların müşterilerine sundukları ev ipotek
ve kredi kartı hizmetlerine çok sıkı kontrol getirilmesi. Bunun
yanı sıra büyük şirketlerin, özellikle de finans şirketlerinin hükümetler
üzerindeki etkilerinin azaltılmasını, hükümetlerin çok daha halkçı
önceliklere sahip olmasını, bankalara sunulan kurtarma paketlerinin,
öğrenci ve ipotek borçlarına da uygulanmasını talep ediyorlar. Kısa
zamanda hızla yayılan bu eylem şu anda ABD'nin 100 kentinde ve dünyada
ise 1,500 kentte sürmekte.
Geçtiğimiz ay,
bir Cumartesi sabahı Montreal'de de borsa binasının hemen altındaki
Square Victoria parkında toplanan protestocular çadırlarını kurdular
ve oraya yerleştiler. Sayıları gittikçe arttı, eylemleri hâlâ sürüyor.
Square Victoria meydanı ve çevresi tam bir kamp alanı görünümünde.
Geçenlerde ben de kendilerini ziyaret ettim ve protestoculardan
Jerome Miguel Huerta ile gazetemiz için söyleşi yaptım.
- Bize
bu protesto eyleminin nasıl başladığını anlatır mısın?
- Bence bu, sistemdeki bazı aksaklıklardan kaynaklanıyor. Tabi sistem
çok soyut bir kavram. Ama insanlar yönetimden memnun değiller. Devlet
teşebbüsleriyle bankalar arasındaki çatışma, onların sadece kendi
çıkarlarını içeren kararlar almaları ve bunların genel topluma ve
çevreye zararlı olması. Tabi ki daha birçok faktör var ama, özet
olarak şu andaki sisteme karşı genel bir memnuniyetsizlik var.
Wall Street'in işgal edildiğini duyduğumda bunun çok isabetli
olduğunu düşündüm; çünkü ben hep devrimin, değişimin ya da adını
ne koyarsanız, bu işin ilk ABD'de başlayacağına inanırdım. Tabi
Avrupa'da da oluyor çünkü orada da büyük ve ciddi sorunlar yaşanıyor.
Zaten bunlar birbirine bağlı. Yani küresel bir sistem var. Benim
okumaktan çok büyük zevk aldığım bir dergi var; Adbusters.
Orada Wall Street'in işgal edilmesiyle ilgili
bir çağrı vardı. Yani bu, temelde insanların yönetime karşı memnuniyetsizliklerini
göstermeleri için bir fırsat olacaktı. Çünkü toplumun ve insanlığın
inandığı en temel inançlar hızla erozyona uğruyor...

- Yani
her şeyi başlatan Adbusters grubu…
- Evet, genel bir çağrı yaptılar. İlk okuduğumda benimsenip benimsenmeyeceğini
bilemedim. New York'a gidip katılmak istedim, ancak çalıştığım için
bu benim için çok zordu. Yalnızca bir hafta sonu gidebilirdim oraya.
Ama daha sonra facebook'ta dünyadaki yüzlerce şehirle birlikte Montreal'de
de aynı eylemin yapılacağını okudum.
- Neden
Wall Street'i işgal ettiler?
- ABD'de patlayan emlak balonu büyük çapta Wall Street'teki
bankalar tarafından idare edilmekte. Bu insanlar aynı zamanda da
devleti manipüle ediyorlar. Bilindiği gibi her iki tarafı da yönetenler
aşağı yukarı aynı insanlar. Bu nedenle Wall Street'i
işgal ederek sorunun tam merkezine ulaşılmış olunuyor. Avrupa bankalarının
da çok fazla sorumluluğu var tabi. Ama yine de en büyük merkez Wall
Street.
- Bu eylem
Montreal'de ne zaman başladı?
- 15 Ekim Cumartesi günü başladı ve katılım gittikçe artıyor.
- Peki
nasıl haberleşiyorsunuz; yani bu kadar insanın bir araya toplanması
kolay değil?
- Başlıca Facebook aracılığıyla. Belli bir lider yok,
belli bir ideoloji yok, çekirdek grup yok. Facebook
ve Twitter gibi sosyal iletişim olanakları sayesinde
iletişim kuruluyor. "Şu saatte şurada buluşuluyor"
şeklindeki bilgiler orada yayınlandı. İnsanlar da gelmeye,
çadırlarını kurmaya başladılar. Birbirlerine yardım ederek, fikir
vererek çok etkileyici bir kamp kuruldu.
- Peki
burada kamp kurmak yasalara aykırı değil mi?
- Burası kamusal bir alan. Burada çadır kurmak yasalara aykırı tabi.
Ancak dünyanın dört bir yanında aynı eylem gerçekleştirildiği için
göz yumuluyor. Bu durumdan pek memnun olduklarını sanmıyorum. Ama
nedeninin herkesi az çok ilgilendirdiği bu eylemi anladıklarını
düşünüyorum. En azından öyle görünmek zorunda hissediyorlar kendilerini...
-
Buradaki işgal eylemi daha ne kadar sürer sence? Havalar da soğumaya
başladı…
- Çadırlardan birinde Kızılderililerden esinlenerek bir tür ısıtma
sistemi yapılmış, onların kışı geçirebileceklerini sanıyoruz. Doğrusunu
söylemek gerekirse ben birkaç saatten fazla süreceğini sanmıyordum.
Anneme bu olaydan söz ettiğimde oldukça endişelendi. Ona tutuklanmamaya
çalışacağıma söz verdim. Polislerin bizim burada uzun süre kalmamıza
bile izin vermeyeceklerini sanıyordum, çünkü genelde öyle olur.
Oysa bakın iki hafta oldu bile. Sanırım kışı geçirmek, bahara ulaşmak
planlanıyor. ABD'de öyle oluyor. Burada da eğer çadırlar zorla kaldırılmazsa,
sayıları azalsa bile işgali sürdürmekte direnenler olacaktır.

-
Bu eylemle neyi başarmayı umuyorsunuz?
- Anayasada değişiklikler ve düzeltmeler yapılarak, halkı ve çevreyi
en öne çıkarmak, büyük bankaların taleplerinin önüne geçirmek. Hazırladıkları
listenin ne kadar kısa ve öz olduğunu görünce çok etkilendim. Montreal
işgali için bir web sitesi, bir de burada kampta bir iletişim merkezi
var; değişik seminerler var, bilgiler veriliyor.
- Kaç
çadır var burada?
- Tam olarak saymadım ama 150 kadar var.
-
İnsanlar burada yaşıyorlar mı, yoksa gidip geliyorlar mı?
- Bazıları sürekli burada. Hatta bazı kişilerin burada bulunabilmek
için işlerinden ayrıldıklarını duyuyorum, ben bunu yapamam maalesef.
Ben birçok kişi gibi, işime gidip geliyorum; mümkün olduğu kadar
da burada kalıyorum. Çadırım var. Beni ne kadar idare eder bilemiyorum
ama, şimdilik buradayım. Dayanılamayacak kadar soğuk olana dek direneceğim,
sonra da desteklemek için gelip giderim.
-
Burada bulunmak sana kendini iyi hissettiriyor değil mi?
- Evet, bu fiziki bir protesto. En azından benim için. Yani ruh
halimin dışa vurumu. Ben ilk günden beri, yaklaşık iki haftadır
çadırımla buradayım. Ama zihnimde kendimi bildim bileli bu durumdayım.
Ruh halim hep böyleydi. Şimdi çok daha fazla insan katılıyor. İnternet
sayesinde tüm dünya insanları, hep birlikte, aynı zamanlarda dünyanın
finans merkezlerini işgal ediyorlar. Dünya çapında bir protesto
eylemi gerçekleştiriyoruz. En azından 'yetti artık, buna boyun eğmek
istemiyoruz' diyor herkes. Artık bazı şeyler değişmeli, çevre ve
insan ekonomiden, para piyasalarından, savaş oyunlarından, her şeyden
daha önemlidir ve hak ettiği yere, en başa yerleşmelidir. Artık
tüketici olmak istemiyoruz. Başkaları için konuşmak istemem ama,
ben böyle düşünüyorum. Ve de dünyanın dört bir yanında benim gibi
düşünen yüz binlerce insan var; bunun böyle bilinmesi gerek.
Protesto deyip
geçmemek gerek, kimse unutmasın ki, yolsuzluklara karşı yılmadan
sürdürülen protesto eylemleri sonucunda Quebec'te kısa bir süre
önce yapılan seçimlerde Liberal Parti ve Parti Quebecois tarihi
bir yenilgiye uğradı.
Eylül-Ekim
2011
Yazarın
Önceki Yazıları:
Gösteri biçimi vurmalı çalgı müziğini
Türkiye'ye getiren adam, Jozi Levi
Gülpekmez: "Yanlış yapılan şeyler
varsa düzeltmemiz için çözüm önerin diyoruz"
Turquebec'in yeni Başkanı Bekir Gülpekmez'le
yaşamın içinden
"Her zaman için bir mülk sahibi
olmak iyidir."
Ressam Hikmet Çetinkaya'nın kan kırmızı
gelincikleri
Pencereden başka bir İstanbul ve Ali
İhtiyar
Yetkin Dikinciler: "Amacım Nâzım'a
benzemeye çalışmak değil, ona layık olmaya çalışmaktı..."
Atatürk ve Devrim Arabaları'nın
ünlü yönetmeni Tolga Örnek'le samimi bir söyleşi
Nil Ataoğul'la Kebek'te Sendikalaşma
Resimlerim çok renkli, biçimler renklerden
çıkıyor...
Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'dan görüntüler
Toronto Başkonsolosu Bilgen, yoğun biçimde
açılışa hazırlanıyor
Dr. Khadir: "Bilime inanın!"
Türkiye Turizm Fuarı'ndaydı
Kadınların duygusallığını resmeden ressam:
Orhan Alpaslan
Toplumun Muhteşem Süleyman'ı Montreal
Caz Festivali'nde döktürdü
"Burada bir hikâye var, bunu çekmeliyim
dedim.
Ve hiçbir şey iki kez çekilmedi!"
Türkiye'den Kanada'ya sanat köprüsü ve
Ressam Atanur-Asuman Doğan çifti
Montreal'de Türk Kültür Şöleni'ni başlatıyoruz
Duo Romantika'dan dört el'li sevgi
damlaları…
Petro Canada'ya karşı işçilerin utkusu
Kriz gerçekten korkunç mu?
"Zekât, bu ülkede herkes tarafından
gerektiği gibi uygulansa…"
Zayıflamak sorun değil, onu korumayı
bilmeli!
Ressam Ali Refik Ataoğul: "Sanatçı
avant-garde olmalı"
Profesyonel bir yardım toplayıcı: Eda
Levi
Fethullah hareketiyle ilgili Mahçupyan:
"O ağın içinde pekişmesi sayesinde tabii ki bir siyasi güç"
Mahçupyan: "Hrant'ın ölümünü hâlâ
kabullenebilmiş değilim."
"Benim planlamacıya ihtiyacım yok
demeyin!"
"Çok paranız olması önemli değil,
elinizdekini akıllıca değerlendirin!"
Rum Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs yurttaşlarına
pasaport veriyor
Melisa, oğlu ve torununa destek için Erivan'dan
geldi
İsmail Cem İpekçi: "Kültürünüzü yitirmeyin
ama, yaşadığınız topluma da karışın!"
|