|
Korkuluk Ol!..
Din adamı bir
yakınımız vardı. Erbakan'ın ne denli dindar olduğunu basit
bir dille anlatırdı:
"Dini
bütün adam canıım, sakalına bıçak değmemiştir..."
Bunu derken
de bıyık altından gülerdi belli belirsiz.
Ne demek istediğini
anlardık.
Ailesine çok
çektirdi; 'mekruh', 'din karşıtı' diyerek evdekilere
naylon çorap giydirmedi. Yıllarca evine radyo, televizyon sokmadı.
Diş fırçası yerine misvak kullandı. Yanlış uygulamaları dolayısıyla
bir oğlunun kanına girdi. Kendisi de kahrından gitti...
Gerçekte bağnaz
biri değildi... Ama çevresinin kendisini görmek istediğinin dışına
çıkamazdı.
Çevre bir umarsızlık
içindeyse, size de bir rol biçer ve o çerçevede davranmanızı ister.
İsteği kendi
kurtuluşudur, siz umurunda değilsinizdir.
Rahatsız olmak
istemez. Yeni düşünceler, açıklık korkutur onu.
Eğer çevreye,
geniş topluma bir zararı yoksa, bırakacaksınız kendi küçük dünyasında
mutlu mutlu yaşasın.
Ama bu ilkel,
çemberin dışına çıkmaktan korkan, kendisine dokunulmasını istemeyenin,
bu ilkel duyguları sömürülür, bi takım emperyalistler ve onların
işbirlikçi ağababalarınca, kitle iletişim araçlarınca kullanılır,
sonra da 'halk böyle istiyor' diye körüklenirse, durum
tehlikeli boyutlara uzanır...
Emperyalizm
iki yüzyıldan fazla bir zamandır doğunun varlıklarını denetim altına
almak istiyor.
Özellikle toplumların
dinsel duygularını sömürerek, olmazsa silahla bastırarak, yine o
halkların içinden işbirlikçiler bularak emperyal emellerini sürdürmeye
çabalıyor.
Tam işi bitirdim
derken Mustafa Kemal ve bir avuç Türk arabasının tekerine
çomak soktu. Onunla yetinmedi, diğer mazlum halklara da örnek oldu.
Artık bu meşale
tüm doğu ülkelerinde yanacaktı.
Günümüzdeki
kavga da budur.
Dünü doğru okuyup
doğru anlayamazsak doğru çözümlere ulaşamayız.
Daha önce İngiltere,
Fransa, İspanya ya da emperyal amaçlar besleyen daha bikaç küçük
devletin yerini İkinci Paylaşım Savaşı'ndan sonra ABD aldı;
bazan tek başına, bazan da bu eski sömürücü devletlerle birlikte
dünya dediğimiz yerküreyi kendi çıkarları doğrultusunda biçimlendirmeye
çalıştı, çalışıyor...
Ülkemiz özelinde,
70'li yılların acısını tüm toplum çok bedel ödeyerek yaşadık...
Yöneticilerin
yetersizlikleri, hırsları dolayısıyla bölgemiz kan gölüne döndü...
Bugün oynanan
oyun dünden farklı değil. Belki biraz biçim değiştirmiş olabilir
ama, farklı değil.
12 Eylül, sonrasında
Özal dönemi, sonra Ecevit'in başına getirilenler,
1996 yılından beri hazırlanan ikili... ve 9 yıllık bir iktidar...
Yine sömürülen
toplumun dinsel duyguları. Büyük tabloda ise ülkenin teslim alınması.
Şu, adına 'Ergenekon'
denilen tertip tek başına neyin ne olduğunu anlatmaya yetiyor.
Daha önce bi
takım ülkücüler, bi takım solcular kullanılıyordu.
Bugün yine kendine
solcu diyen ya da liberal diyen ve emperyalizmin kucağında lolipoplarla
beslenen bir kesim... Ve yanında emperyalizmin doğrudan taşeronluğunu
yapan cemaatler...
Bazıları bilinçli
olarak bu taşeronluğu yerine getiriyorlar, çünkü çıkar hesapları
var.
Ama aralarında
beyinleri uyuşturulmuş, yıkanmış çok temiz insanlar, gençler de
var.
Kendilerini
kurtaramıyorlar. Bu işbirlikçilerin amaçlarının ayrımında olmadan,
kendilerince Tanrı için çabaladıklarını sanan çok temiz yürekli
Anadolu insanı da var.
Özellikle bu
temiz insanları o çemberden kurtarmak için yılmadan çalışmak, onları
uyarmak gerekir.
O yüzden 12
Haziran seçimleri ülkemiz ve ülkemizle birlikte doğu halkları için
çok önemlidir.
Yine aldanır
mı halkımız 12 Haziran'da? Olursa, elbette dünyanın sonu gelmeyecektir.
İsmet İnönü'nün
60'larda söylediği bir söz vardır: "Yeni bir dünya kurulur,
Türkiye de orada yerini alır..."
Mücadele yeni
bir boyut kazanır sadece...
O halde, şimdilik
12 Haziran'ı almak için tüm Anadolu halkı el ele verip emperyalizmin
oyununu bozmaya bakmalı.
Yarın daha güzel
bir gün olacak, ama senin elinle.
Karanlığı senin
ellerin yırtacak...
"Benden
geçti mi demek istiyorsun / Aç iki kolunu iki yanına / Korkuluk
ol!.."*
* Rıfat Ilgaz
Mayıs 2011
Yazarın önceki
yazıları:
Orada mısınız?
İmamın Encamı'nı Ben Yazdım
Uyanacak mıyız? Yoksa Devam mı?
Küçük
Adamlar Hep Küçük Kalır
Diplomasinin 11 Eylül'ü WikiLeaks 'Sızıntı'sı
/ Kanada'da Örgütlenme
Cinnet Geçiriyoruz
Karanlık Geleceğe Ortak Olmayın!
Yarına Umudum Var!
Yazık Değil mi Bu Halklara?
Kaftan Ya Da Deli Gömleği
Böyle Gitmemeli!
Yeni Yılda Eski Yıldan Düşünceler
Emperyalizme Nanik!
Onurlu Yarınlara, Kadınlarımızla
Dil Bayramınız Kutlu Olsun!
Kördüşünüler Kılavuz Olamaz!
"Ateşi ve İhaneti Gördük!"
Seni Seviyorum Ey Sevgili!
Gülmeceden Korkmak
Böyle Gelmiş Böyle mi Gidecek?
Doğa Uyanıyor, Ya Biz?
Sizsiz Eksik Olurduk
Akıl Sağlımızı Koruyalım
Toplum Belleği ve Tarihi İrdelemek
Bekle Gör, Sonra Üzülmeyesin...
Yeşeren Umutlar Boy Atıyor
Kafa Karışıklığı ve Soru Sormak
Kronik Vak'a'yım Biliyor musunuz?
Gelmiyorsun Ey Sevgili…
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|