|
Nerede Kalmıştık?
Yirmiye bir
kala biraz hasbıhal edelim mi?
Biz bu gazeteyi
düşündüğümüzde amacımız toplumu -kafa gettoları da içinde olmak
üzere- gettolardan uzak tutmaktı.
Kolay bişey
olmadığını biliyorduk. Biliyorduk, çünkü bilimsel olarak kanıtlanmıştır
ki, küçük bir alışkanlığını bile kişioğlu ve kızı kolay kolay terk
edemez. Bu dil alışkanlığı olur, edim alışkanlığı olur vb... Bunların
yanında kimlik ve kişilikten uzaklaşma, onları yitirme kaygıları
da gelir oturur yüreğine; dolayısıyla dış dünyaya kendini kapatır.
Önce kendini güvende duyumsamak ister. Bu en insancıl bir kaygı
ve dilektir. Öte yandan, kişioğlu ve kızı -özellikle doğup yetiştiği
ortamdan çıkıp dış dünyaya açılan bir kişi- tüm bunların çelişkisi
içindedir. Çelişkisi içindedir, çünkü zaten yad ellere kendini atmış
kişi, bir eşiği aşmış ve değişimi kendi içinde onaylamıştır. Bundan
sonra elbette yine yaşam güvencesi sorunu gelip yerleşir. Bunu da
gerçekte dışarı açık olmakla atlatabilecektir.
Bizim çıkma
amacımız da buydu zaten; önümüzde yurtdışında yaşayan toplum olarak
Almanya özelinde bir Avrupa deneyimimiz vardı; aynı yanlışları yinelemeden,
kendimize sahip çıkacaktık. Bunu da sadece içimizde değil, geniş
topluma açık ekinsel etkinliklerle, dayanışmayla yerine getirecektik.
Bizim
Anadolu kâr amacı gütmeyecekti. Bu, para kazanmaması demek
değildi; kuruluşun yaşaması ve ekinsel etkinliklerini sürdürebilmesi
için elbette paraya gereksinimi olacaktı. Dolayısıyla kuruluşun
kazandığı para yine topluma dönecekti. Ev, araba, hanlar, hamamlar
edinme düşünmemişti Bizim Anadolu'yu kuranlar ve onu
bugünlere taşıyanlar. Ticaret kötü bir şey değil; devinimin gereği,
kişi ve kuruluşların ayakta durması ve geleceği hazırlamak için
itici bir güç kuşkusuz. Ama onurluca, ama namusluca...
Başında belirlemiş
olduğumuz erek ve özgörevimiz sürüyor.
Benim bir süredir
içinde bulunduğum sağlık sorunlarım bazı çevreleri kaygılandırmış,
bazı çevrelerde de el ovuşturmasına neden olmuş olsa da burada olduğumuzu,
dimdik ayakta olduğumuzu bildirmek istiyorum.
Önümüzdeki dönemde
yine devingen ve daha atılımcı bir Bizim Anadolu'ya
tanık olacaksınız. Biz gücümüzü toplumumuzdan alıyoruz. Ardımızda
herhangi görünmeyen bir güç yok, hiçbir zaman da olmadı. Bu kurum
nice gençler yetiştirdi, topluma kazandırdı. O nedenle burada özellikle
iletişim okuyan ve yazmayı seven, söyleyecek sözleri olduğuna inanan
gençlerimizin gazetemizle iletişime geçmelerini diliyorum. Onlara
çağrıda bulunuyorum, burada güzel bir yeriniz var. Bizim Anadolu
sizin, onu daha yükseklere taşıyın.
Bu arada, bize
öykünenler olacaktır kuşkusuz, başından beri olduğu gibi. Bu da
bizim övüncümüz...
Biz sadece Kürt,
biz sadece Türkmen, biz sadece Arap, Ermeni, Rum, Laz, Yahudi, Çerkez,
Gürcü, Boşnak vb değiliz; ya da Sünni, Alevi, Musevi, Hıristiyan
değiliz. İnanan ve inanmayanlar da içinde olmak üzere, bu renkliliği
içinde barındıran, her kökeni yücelten Anadolu insanıyız. Bugün
buna Türk diyoruz. Kafa karışıklığına uğramadan, tüm renklerimizi
seviyoruz. Biz Anadolu ekini içinde yetişmiş, yoğrulmuş ve evrenin
her yanına dağılmışız. Bu hoşgörüyü her yere taşımak gibi bir de
özgörevimiz var.
Burada kendilerini
bilen bazı dostlara da göz kırpmak istiyorum; lütfen ağaca bakıp
ormanı ıskalamayın. Kimseyi senin kaşın şöyle, bedenin böyle, sen
şuralısın diyerek kendinizi gerçek sorunlardan soyutlamayın. Kim
söylemişti; 'küçük adamlar küçük sorunlarla uğraşır, büyük adamlar
büyük tasarılara imza atar'. Siz büyüksünüz, büyüklüğünüzün
gereğini yerine getirin.
Ayşenil Ataoğul,
Beste Barki, Vartan Hezaran, Engin Aşkın, Celal Uçar, Deniz Barki,
Osman Bolulu, Kubilay Gönül, Kerem Saltuk, Sevim Onuralp, Yalçın
Diker, Emrullah Güney, Birol Uzunmehmetoğlu, Özgü Özman, Şevket
Çorbacıoğlu, Başak S. Muyan, Celil Öztürk, Beysun Örstan (hepsi
canlı-kanlı gerçek kişilerdir) ve yer sorunu nedeniyle yer veremediğim
Bizim Anadolu'yu gerçekleştiren daha nice dostlara
ve okurlarımıza buradan teşekkürlerimle sevgilerimi sunuyorum.
İyi ki varsınız...
Aralık
12-Ocak 2013
Yazarın önceki
yazıları:
Direnmek Bir Onurdur
Bizim 'Hii! Neşet!'imizdi
Elbette ki Sevgilim Elbette...
Susmayacağız
Umut Güzeldir
Selam Olsun Dağa Taşa, Yaranlara Selam Olsun!
Yeter Artık Gel Sevgili
En Büyük Atatürkçü!..
Saçlarımıza Karlar Düşmeden Önce
Direnmeye Devam
Tırlattık Ey Halkım, Hadi Tımarhaneye
Korkuluk Ol!
Orada mısınız?
İmamın Encamı'nı Ben Yazdım
Uyanacak mıyız? Yoksa Devam mı?
Küçük Adamlar Hep Küçük Kalır
Diplomasinin 11 Eylül'ü WikiLeaks 'Sızıntı'sı
/ Kanada'da Örgütlenme
Cinnet Geçiriyoruz
Karanlık Geleceğe Ortak Olmayın!
Yarına Umudum Var!
Yazık Değil mi Bu Halklara?
Kaftan Ya Da Deli Gömleği
Böyle Gitmemeli!
Yeni Yılda Eski Yıldan Düşünceler
Emperyalizme Nanik!
Onurlu Yarınlara, Kadınlarımızla
Dil Bayramınız Kutlu Olsun!
Kördüşünüler Kılavuz Olamaz!
"Ateşi ve İhaneti Gördük!"
Seni Seviyorum Ey Sevgili!
Gülmeceden Korkmak
Böyle Gelmiş Böyle mi Gidecek?
Doğa Uyanıyor, Ya Biz?
Sizsiz Eksik Olurduk
Akıl Sağlımızı Koruyalım
Toplum Belleği ve Tarihi İrdelemek
Bekle Gör, Sonra Üzülmeyesin...
Yeşeren Umutlar Boy Atıyor
Kafa Karışıklığı ve Soru Sormak
Kronik Vak'a'yım Biliyor musunuz?
Gelmiyorsun Ey Sevgili…
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|