|
Dünün Yarını
Alsam başımı,
gitsem uzaklara...
Gidişler, uzaklaşmalar
hep ilgi çekicidir.
Çekicidir de...
Kendimi de birlikte
götürdükten sonra bir anlamı olacak mı o gidişlerin?
Peki kendimi
nereye koyayım, nereye saklayayım?
Acaba başımı
devekuşu gibi kuma gömsem her şey güllük gülistanlık olur mu?
Barışı bulur
muyum; içimde, dışımda, yakın ya da uzak çevremde?
Annemin bir
sözü vardı; ters bir gidişi, körü körüne yapılan bir işi anlatmak
için, 'binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete...' derdi
İlhan Selçuk
da yazılarında sık sık kullanırdı bu sözü.
Ama artık kıyameti
yaşıyoruz.
Canlarını feda
edip bize bu yurdu verenlerin, hem de davanın içinde savaşım verenlerin
bile kendi gücüne inanmadan umutsuzluğa düşüp ille de emperyalistlerin
gelip bizi yönetmelerini istemelerine karşın, sadece halkına güvenen,
bir Mustafa Kemal diyebilmişti; 'Ya İstiklal, Ya Ölüm!'...
Yıllar yılı
oturduğumuz yerden ahkâm kestik, "Cumhuriyet tepeden
indi, halk bir savaşım vermedi, Kurtuluş Savaşı diye bişi yok, Yunanla
mahalle kavgası var, Türk kadınları savaşıp haklarını almadı, şu
Cumhuriyetçiler de hep Sevr sendromuyla yatıp kalkıyorlar, Türkiye
Türklere bırakılmayacak denli önemli bir ülkedir, ben vatanı bir
çift kadın memesine satarım"...
Daha da ileri
gittik, 'Türkler bir Cumhuriyet travması yaşadı, onlar padişahı
kurtarmak için çarpıştılar... Vahdettin Mustafa Kemal'i vatanı kurtarması
için Anadolu'ya gönderdi... (kendisi de İngilizlere sığınıp
kaçtı... onu kimse dile getirmez)... Daha da uçuk söylemler duyuyoruz;
'Mustafa Kemal İngiliz casusuymuş... Upps…
Yıllarca önce
bir televizyon kanalında hanım kızlarımızdan biri 'başıma
bir şey gelmeyecekse ben Atatürk'ü sevmiyorum, Humeyni'yi seviyorum'
demişti. Yok yavrucuğum, senin başına bişi gelmez, tasalanma.
Şimdilerde Atatürk'ü ve Türkiye Cumhuriyeti'ni
sevenlerin başına ne geliyorsa geliyor... Ve en kötüsü geliyor...
Ergenekon, Balyoz,
Odatv davalarında oynanan oyun meddah oyunlarını çoktan aştı; kanıt
diye sunulanların tümünün bağımsız bilim yuvalarınca sahteliği ortaya
çıkarıldığı halde, hukuku ayaklar altına alıp yurtseverlere onlarca,
yirmilerce yıllık mahkumiyet kararları verildi. Şimdi o yurtseverler
terörist oldu, 30 binden çok yurttaşın kanına girenler Türkiye'nin
yarınlarını çiziyor...
Frenkler Türkiye'yi
çözmek için yıllar yılı Atatürk'ü yaşamınızdan çıkarın, fotoğraflarını
kamu kuruluşlarından, okullarınızdan kaldırın deyip durdu. Onlara
kızdık, uçuk uçuk konuşuyorlar dedik.
Şimdi Atatürk'ün
Söylevi suç kanıtı olarak dava dosyalarında, bakanlıklar varlıklarının
nedeni adlarının başındaki Türkiye Cumhuriyeti belirtecini kaldırıyorlar.
Yeni bir anayasa
yapılıyor, içinde Türk yok.
Türkiye Cumhuriyeti
savaşıp yenildi, düşman girdi yurdumuza, her şeyi yeniden düzenliyor
da bizim mi haberimiz olmadı?
Hitler'in işgal
ettiği Fransa, o karanlık günlerde bile 'République Française
/ Fransız Cumhuriyeti'ydi...
Bi aklı evvel
de Türk bayrağı deyimini kaldırmanın zamanı geldi demiş.
Aklı peynir
ekmekle mi yemek bunun adı, akıl tutulması mı bilemiyorum...
12 Eylül'le
birlikte yeni bir kuşak yetiştirmek için çok uğraş veren emperyalizm
bunların şimdi meyvelerini topluyor.
***
Durdurun dünyayı
inecek var!
Peki inmeye hakkımız var mı?
Yurttaysanız, 8 Nisan'da Silivri'de...
Uzaktaysanız, gönlünüzle, düşüncenizle orada olun kesinlikle...
Yurtseverlik her koşulda eylem demektir...
Yarınları beklemeden...
Dünün yarını bugün çünkü…
Mart
2013
Yazarın önceki
yazıları:
Nerede Kalmıştık?
Direnmek Bir Onurdur
Bizim 'Hii! Neşet!'imizdi
Elbette ki Sevgilim Elbette...
Susmayacağız
Umut Güzeldir
Selam Olsun Dağa Taşa, Yaranlara Selam Olsun!
Yeter Artık Gel Sevgili
En Büyük Atatürkçü!..
Saçlarımıza Karlar Düşmeden Önce
Direnmeye Devam
Tırlattık Ey Halkım, Hadi Tımarhaneye
Korkuluk Ol!
Orada mısınız?
İmamın Encamı'nı Ben Yazdım
Uyanacak mıyız? Yoksa Devam mı?
Küçük Adamlar Hep Küçük Kalır
Diplomasinin 11 Eylül'ü WikiLeaks 'Sızıntı'sı
/ Kanada'da Örgütlenme
Cinnet Geçiriyoruz
Karanlık Geleceğe Ortak Olmayın!
Yarına Umudum Var!
Yazık Değil mi Bu Halklara?
Kaftan Ya Da Deli Gömleği
Böyle Gitmemeli!
Yeni Yılda Eski Yıldan Düşünceler
Emperyalizme Nanik!
Onurlu Yarınlara, Kadınlarımızla
Dil Bayramınız Kutlu Olsun!
Kördüşünüler Kılavuz Olamaz!
"Ateşi ve İhaneti Gördük!"
Seni Seviyorum Ey Sevgili!
Gülmeceden Korkmak
Böyle Gelmiş Böyle mi Gidecek?
Doğa Uyanıyor, Ya Biz?
Sizsiz Eksik Olurduk
Akıl Sağlımızı Koruyalım
Toplum Belleği ve Tarihi İrdelemek
Bekle Gör, Sonra Üzülmeyesin...
Yeşeren Umutlar Boy Atıyor
Kafa Karışıklığı ve Soru Sormak
Kronik Vak'a'yım Biliyor musunuz?
Gelmiyorsun Ey Sevgili…
Evrene Seçenekli Bakabilmek
İçten miyiz Gerçekten?
Gergedanlaşıyor muyuz?
Kafa Gettolarından Çıkabilmek
Bizim Anadolu'nun 14 Yılı
Umudumu Koruyorum
Biz Iskalıyor muyuz Yaşamı?
Sağlıklı Örgütlenme, Ama Nasıl?
Yılgınlığa Yer Yok, Biz Buradayız
Bindik Bir Alamete...
Okurla Hasbihal
İlkyaz Bir Şenliktir
Emperyalizme Uşaklık Etmeden...
Türk Toplumu - Basını Nereye?
Biz Bu Filmi Görmemiş miydik?
İyi ki Oradasınız!..
Sevinelim mi?..
Umarsız mısınız?
Cumhuriyet Değerlerimize Sahip Çıkmak
Gelen Kuşaktan Umudum Var
Şu Sanal Alemden Çıksak mı?...
Kuzey Amerika'da Gerçeklerden Kopmadan
Güz Gelince Bir Haller Oluyor Bana
|