Ayşenil Suadiyeli ATAOĞUL
Ayın Konuğu

 

THY sonunda Montreal'e geliyor

Sürpriz bir gelişmeyle Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü Genel Kurulu sırasında bir araya gelen THY ve Air Canada yetkililerinin yanı sıra Türkiye'nin Daimi Temsilcisi Büyükelçi Çağatay Erciyes'in de bulunduğu toplantıda imzalar atılarak THY'nin Montreal-İstanbul uçuşuna olur verildi.

Değerli okuyucularımız, bu sayımızda sizlere müjdeli bir haberimiz var. Uzun yıllardır beklenen gerçekleşti. Türk Hava Yolları yakında Montreal-İstanbul seferlerini başlatıyor. Montreal Türk toplumunda belli aralıklarla, "THY Montreal'den direkt seferlerini başlatıyormuş" haberi gündeme gelirdi hep. Hele THY Toronto'ya büro açıp Toronto-İstanbul seferlerini başlatınca heyecan iyice arttı, sabırsız bir bekleme başladı. İşte önümüzdeki bahara bu bekleme sona eriyor; artık ülkemize, kendi hava yollarımızla aktarmasız, doğrudan uçabileceğiz.

Genel Merkezi Montreal'de bulunan Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'nün 3. Genel Kurulu'na katılmak üzere kentimize gelen T.C. Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü yetkilileri, Kanada Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü yetkilileriyle ikili bir anlaşma imzalayarak Montreal-İstanbul uçuşlarına "start" verdiler. Ayrıca Air Canada ve Türk Hava Yolları da teknik ayrıntılar üzerinde bir anlaşma imzaladı. Bu vesileyle Montreal'e gelen THY Kanada Genel Müdürü Tarkan İnce ile sizler için görüştük. İşte yıllardır beklenen haberle ilgili gerçekler...

- Bu taptaze habere hepimiz çok sevindik Tarkan Bey, tebrikler, hayırlı olsun.
- Teşekkürler, hepimiz çok mutluyuz.

- Önce klasik sorumuzla başlayalım, okuyucularımıza kısaca kendinizi tanıtır mısınız lütfen?
- Adım Tarkan İnce, İstanbulluyum, Bilkent Üniversitesi Turizm, Otelcilik İşletmeciliği mezunuyum. Liseyi babamın görevinden ötürü İngiltere'de okudum. Aslında okul hayatım çok karışık ve bölük-börçük. İsrail var Türkiye var, İngiltere var, tekrar Türkiye var. Türk Hava Yolları'na 1992 yılında uçucu olarak girdim...

- Uçucu derken?
- Kabin memuru. 5 yıl görev yaptıktan sonra askerlik nedeniyle ayrıldım. Daha sonra 5 yıl bir hastanede yöneticilik tecrübem oldu; son 3 yılında genel müdürlük yaptım. 2003 yılında tekrar şirkete geri döndüm. Babam THY'de 35 yıl çalıştı. Bunun 17 yılı da yurtdışında geçti. Amcam da THY'dan emekli. Dolayısıyla bir aile şirketi, bizim yuvamız gibi bir yerdir THY. 2003 yılında tekrar geldiğimde uzman olarak başladım. 2004 yılında şimdiki "Miles&Smiles"a müdürlük yaptım. 2005-2009 arasında Kuveyt, 2009-2010 Başkan Yardımcılığı, 2010'dan 2012 sonuna kadar Bolonya, İtalya, daha sonra da Kanada, Toronto'ya geldim.

- Bize müjdeli bir haberiniz var galiba...
- Evet, müjdeli haberimiz şu: İnşallah 2013 yılı Mart ayı sonundan itibaren Türk Hava Yolları haftada 4 defa Montreal'e uçmaya başlayabilecek.

- Başlayabilecek dediniz, kesin değil mi?
- Yok, kesin. O bizim filo durumumuzla alakalı, ama anlaşma imzalandı, başlıyoruz.

- Uçuşlar İstanbul'a direkt olacak değil mi?
- Evet, Montreal ve çevresinde yaşayan herkes buradan İstanbul ve İstanbul ötesi bağlantı noktalarına erişebilecek.

- Air Transat da yazları haftada bir kez İstanbul'a direkt uçuyor, siz onlara rakip oldunuz şimdi, herhalde hiç memnun değillerdir bu durumdan.
- Yok, hayır. Ürünler farklı. Onlar daha çok tatil ve paket satıyorlar. Bizimki ise daha çok bir "network" taşıyıcılığı, tüm dünyaya bir bağlantı noktası. Dolayısıyla bu aslında pazarın da statik değil, dinamik olduğunun bir göstergesi. Pazar üzerinde ne kadar çok çalışırsanız o kadar çok artış sağlanması mümkün. Birçok ekollerde pazarı statik olarak görme eğilimleri vardır. Bu da bir kısıtlama ve aynı zamanda da bir korumacılık anlayışı getirir ama havacılığın son yıllardaki gelişmelerine ve önümüzdeki 10 yıla baktığınız zamanki gelişimi değerlendirdiğinizde, sektörün sayıyı ikiye katlayacak olduğunu görüyorsunuz. Bu sektörde ne kadar çok çalışırsanız, ona ne kadar çok yeni noktalar ekleyebilirseniz, o kadar fazla çarpma etkisi elde edebilirsiniz. Biz pazarı statik değil dinamik olarak görüyoruz. O bakımdan rekabetten çok, daha bir bolluk getireceğini düşünüyoruz.

- Peki niye bugüne kadar gerçekleşemedi bu uçuşlar, neden olamadı?
- Bugüne kadar olamamasının arkasında Air Canada var, Kanada'nın durumu var. Air Canada, Kanada'yı büyüyen bir pazar olarak değil de daha ufak bir pazar olarak görmekte. Bu pazar içindeki büyümenin belli seviyelerden sonra olacağına inanmakta. Dolayısıyla Türk Hava Yolları'nın bu hızlı büyümesi karşısında bir tedbir olarak kendi gelişmelerini de görmek istediler. Burada da kendilerince haklılar. Yani o gelişme kapsamında, karşılıklı müzakereler sonucunda tedbirden mütevellit atılmış bir adımdı.

- Burada bir büro açacak mısınız?
- Tabi. Zaten operasyon için mutlaka havalimanı ofisi olması gerek. Diğer ofis de açılacak elbet. Burası potansiyeli çok fazla olan bir yer. Bence çok güzel olacak her şey. Montreal de çok güzel bir şehir.

- Siz buraya gelmek ister miydiniz?
- Ben Toronto'dan memnunum.

- Toronto'dan İstanbul'a ne sıklıkta uçak var?
- Haftada 5 gün. Burayla beraber ki, o da 4, dolayısıyla Kanada'dan Türkiye'ye her gün sefer olacak. Air Canada'yı da eklerseniz, haftada üç gün de onlar uçuyor.

- İstediğimiz gün, 10 saatte İstanbul'dayız desenize. Hani otobüsle İstanbul'dan Bodrum'a gitmek gibi bir şey. Ne güzel! Tabi biraz daha pahalı. Air Canada Montreal'den de uçacak mı?
- Montreal'den uçmaya henüz başlamayacaklar. Onlar muhtemelen Toronto'yu geliştirecekler. Burada da beraber "code share" yaparaktan, yani yine bizim üzerimizden kod paylaşımıyla satış yapabilecekler.

- Peki çok teşekkürler, sağ olun. Hayırlı olsun.
- Rica ederim ne demek, hepimize hayırlı olsun.


Eylül-Ekim 13

Yazarın Önceki Yazıları:
İki ülke arasında etkin bir siyaset bilimci: Prof. Samim Akgönül
Dr. Çıkırıkçıoğlu: "Kolestrolün yüksekliği damar tıkanabilir demek"
Dr. Çıkırıkçıoğlu'yla kalp sağlığı üstüne
Dr. Yurtçu: "Tanrılaştırmamak üzere Atatürk'ü canım kadar severim!"
Şakir'in Camisi'sine kadın eli
Sibel Ataoğul: "Biz hukukçular ister istemez siyasetin içindeyiz"
Kebek'te öğrenciler ne istiyor?
Pasta Sanatçısı Aylin Özyazgan
Kadınlara bir sığınak: Auberge Madeleine Kadın Sığınma Evi
Walstreet'ten Sonra Montreal İşgali
Gösteri biçimi vurmalı çalgı müziğini Türkiye'ye getiren adam, Jozi Levi
Gülpekmez: "Yanlış yapılan şeyler varsa düzeltmemiz için çözüm önerin diyoruz"
Turquebec'in yeni Başkanı Bekir Gülpekmez'le yaşamın içinden
"Her zaman için bir mülk sahibi olmak iyidir."
Ressam Hikmet Çetinkaya'nın kan kırmızı gelincikleri
Pencereden başka bir İstanbul ve Ali İhtiyar
Yetkin Dikinciler: "Amacım Nâzım'a benzemeye çalışmak değil, ona layık olmaya çalışmaktı..."
Atatürk ve Devrim Arabaları'nın ünlü yönetmeni Tolga Örnek'le samimi bir söyleşi
Nil Ataoğul'la Kebek'te Sendikalaşma
Resimlerim çok renkli, biçimler renklerden çıkıyor...
Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'dan görüntüler
Toronto Başkonsolosu Bilgen, yoğun biçimde açılışa hazırlanıyor
Dr. Khadir: "Bilime inanın!"
Türkiye Turizm Fuarı'ndaydı
Kadınların duygusallığını resmeden ressam: Orhan Alpaslan
Toplumun Muhteşem Süleyman'ı Montreal Caz Festivali'nde döktürdü
"Burada bir hikâye var, bunu çekmeliyim dedim.
Ve hiçbir şey iki kez çekilmedi!"

Türkiye'den Kanada'ya sanat köprüsü ve Ressam Atanur-Asuman Doğan çifti
Montreal'de Türk Kültür Şöleni'ni başlatıyoruz
Duo Romantika'dan dört el'li sevgi damlaları…
Petro Canada'ya karşı işçilerin utkusu
Kriz gerçekten korkunç mu?
"Zekât, bu ülkede herkes tarafından gerektiği gibi uygulansa…"
Zayıflamak sorun değil, onu korumayı bilmeli!
Ressam Ali Refik Ataoğul: "Sanatçı avant-garde olmalı"
Profesyonel bir yardım toplayıcı: Eda Levi
Fethullah hareketiyle ilgili Mahçupyan:
"O ağın içinde pekişmesi sayesinde tabii ki bir siyasi güç"

Mahçupyan: "Hrant'ın ölümünü hâlâ kabullenebilmiş değilim."
"Benim planlamacıya ihtiyacım yok demeyin!"
"Çok paranız olması önemli değil, elinizdekini akıllıca değerlendirin!"
Rum Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs yurttaşlarına pasaport veriyor
Melisa, oğlu ve torununa destek için Erivan'dan geldi
İsmail Cem İpekçi: "Kültürünüzü yitirmeyin ama, yaşadığınız topluma da karışın!"